'Tuvalette bile beste yaparım'

'Tuvalette bile beste yaparım'

Önce şarkısında 'Allah Belanı Versin' dedi, tepki çekti. Şimdi de 'Ben Senin Ananı' dediği için eleştiriliyor. Ünlü popçu İsmail YK (35 )'ya sorduk, “Bu tarz sözler akılda kaldığı için yapıyorum. Aslında ben kullanmam, söyleyeni de uyarırım” cevabını verdi. Besteciliğine güvendiğini belirten İsmail YK tuvalette bile şarkı yapabileceğini iddia etti

02 Mart 2013, Cumartesi 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

ÖMER GÖREN

ogoren.aktuel@gmail.com

- Nasıl gidiyor?

Yeni albümüm ‘Metropol’ün tanıtımları, konserler derken hayat geçiyor işte. Sürekli dışarıda gezmeyi sevmediğim için daha çok evde zaman geçiriyorum.

- İkinci albümünde ‘Allah Belanı Versin’, son albümünde de ‘Ben Senin Ananın...’ dedin. Neden bu tarz şarkılar yapıyorsun?

Bu tarz şarkılar daha çok göze çarpıyor, ilgi uyandırıyor, akılda kalıyor. İnsanları şaşırtmayı seviyorum. Aslında aldığım aile terbiyesi gereği bu sözleri hiç kullanmam, söyleyenleri de uyarırım.

- Yani akılda kalmak için mi ‘Ben Senin Ananı’ dedin?

Kesinlikle hayır. Bir arkadaşım, sevdiği kızı ailesinden isteyecekti. Kızın babası ayrıydı, kimden isteyeceğini bilemediği için arkadaşım sıkıntı çekiyordu. Ben de “Babası yoksa git anasından iste” dedim. Arkadaşımın bu durumu aklıma geldi, “Senin ananın ellerinden öperim”den yola çıkarak önceden hazırladığım müziğin üzerine bu sözleri yerleştirdim.

- Türk insanı ‘ana’ kelimesine duyarlıdır. Eleştiri alacağından çekinmedin mi?

Çekinmez miyim? Dostlarıma, akrabalarıma, komşularıma, hatta annelere bile dinlettim. Şaşırmalarına rağmen çok beğendiler. Tepki gösterselerdi vazgeçerdim. İlk albümümde söylesem eleştiriler gelirdi. Ama artık insanlar beni tanıyor, seviyor ve ne yapmak istediğimi biliyor. Şarkıyı, bana yakıştırdıklarını düşünüyorum.

“Bestelerime de sesime de güvenirim”

- Bestelerine mi yoksa sesine mi güveniyorsun?

Oooo, zor bir soru bu. Her ikisine de... Bestecilik ve şairlik yönümün de iyi olduğunu düşünüyorum çünkü. Şiirlerimi daha çok, karşımdaki insanla konuşuyormuşum gibi okur, duygularımı daha iyi aktarıyormuş gibi olurum. Bugüne dek 60’a yakın şiir yazdım. Bestecilik yönümü ise 18 yaşında keşfettim. Özgüvenimi zamanla kazandım.

- Nasıl beste yapıyorsun?

Yer hiç fark etmiyor. Tuvalette bile yaparım. Hatta rüyamda beste yaptım. Uykuda hiç tanımadığım bir kadının duygu yüklü şarkısını duydum, uyandım. Şarkı hafızama adeta kaydedilmişti. Yine de sözleri yazarken kendimi hırsız gibi hissetmiştim.

- Kaç çeşit enstrüman çalıyorsun?

Bağlama, gitar, basgitar, elektro gitar, keyboard, yaylı tabur, cümbüş, keman, ud, piyano, darbuka ve bateri...

- Şarkıcı olmasaydın?..

Hayal etmeyi çok sevdiğim için ressam olmak isterdim. Şimdi daha çok karakalem çalışıyorum ama bir dönem yağlı boya resimler yaptım. Hatta hayranı olduğum sanatçıların resimlerini çizerek duvara asardım.

‘SEVGİLİ ADAYI BİLE YOK’

- Sevgilin var mı?

Değil sevgilim, aday bile yok. Ama gönlüm, Türk kızlarından yana. Bugüne kadar ciddi olarak 8 kız arkadaşım oldu. Biri Meksikalıydı, onu da unutamadım zaten.

- Sevgilin olacak kişide aradığın özellikler ne?

Fiziği önemli değil, yeter ki iç güzelliğiyle ve bakışlarıyla kalbimde taht kursun. Kaprisli, inatçı olmasın. Saygılı ve dürüst olsun. Ufak tefek de olsa yalan söylemesin, çünkü buna da gelemem. Nasıl davranırsa ben de ona o şekilde davranırım. Sevdiğim insana kesinlikle ihanet etmem, bana da edilirse “Hadi eyvallah” derim.

(23.02.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder