Uğur Güneş: Kaybedeceğim savaşa girmem

Geçtiğimiz sezon çok heyecanlı bir finalle izleyicisini merakta bırakan ‘İsimsizler’ şimdi kadroya eklenen yeni isimler ve daha aksiyonlu sahnelerle aklımızı almaya hazırlanıyor. Dizide Fatih karakterine hayat veren başrol oyuncusu Uğur Güneş’le bir araya geldik. 30 yaşındaki oyuncu kendini yakışıklı bulmuyor ama ekrana yakıştığını düşünüyor

10 Eylül 2017, Pazar 05:00
A A

Oya Çınar oya.cinar@posta.com.tr  Geçtiğimiz sezon büyük ses getirdiniz. Yeni sezon başlıyor. Nasıl gidiyor çekimler? Sezona iyi bir giriş yapmak istiyoruz. Aksiyonu bol sahneler çekiyoruz. Gayet güzel gidiyor. Heyecanlı bir final yapmıştık. Yeni sezonda seyirciyi daha büyük heyecanlar bekliyor. Çünkü çok soru işareti var. Hepsinin hemen çözülmesi gerekiyor. Bu yüzden ani bir karmaşanın

Diziye Hande Soral da katılıyor. Nasıl birlikte çalışmak?

Diziye Hande Soral da katılıyor. Nasıl birlikte çalışmak?

Gayet keyifli. Güzel bir uyum yakaladığımızı düşünüyorum Hande’yle.

Hikayenin akışında ciddi değişiklikler var mı?

Hikayenin akışında ciddi değişiklikler var mı?

‘İsimsizler’ önce isimlerinden vazgeçmişlerdi vatan için. Şimdi geçmişlerinden de vazgeçiyorlar. O yüzden ciddi değişiklikler var. Geçtiğimiz 13 bölümde farklı düşmanlara karşı mücadele vardı. Artık tek bir düşmanları var ve bu kez düşman çok daha güçlü. O düşmanı öğrenmek için haftalarca sancı çekmeyeceğiz umarım... Hayır, seyircimizi bekletmeyeceğiz. Hızlı bir şekilde çözülecek düğümler. Hayat verdiğim Fatih karakteri ise bütün sevdiklerinden, dostlarından ve ailesinden vazgeçerek devam edecek görevine.  

Terör örgütleriyle mücadeleyi anlatıyorsunuz. En küçük yanlış anlama çok kötü sonuçlar doğurabilir...

Terör örgütleriyle mücadeleyi anlatıyorsunuz. En küçük yanlış anlama çok kötü sonuçlar doğurabilir...

Özellikle senaryoda hassas, yanlış anlaşılmalara müsait durumlar oluyor ister istemez. Ekip olarak elimizden geldiğince dikkatli davranıyoruz. Her tarafa dokunup anlayarak, tamamen tarafsız bir şekilde hikayeyi sunma amacıyla hareket ediyoruz.

Artık İstanbul’dasınız ama Virankaya’da daha gerçeğin içindeydiniz. Nasıl bir deneyim oldu sizin için?

Artık İstanbul’dasınız ama Virankaya’da daha gerçeğin içindeydiniz. Nasıl bir deneyim oldu sizin için?

Orada ekip olarak gerçek operasyonlar yaptık. Şehit aileleriyle tanıştık. Sürekli birlikte olduğumuz için bir süre sonra özdeşlik kuruyorsunuz. Haliyle hepimize derin bir maneviyat kattı. Öncesinde bu konularla ilgili miydiniz? Her vatandaş kadar. Ama diziden sonra daha önemsemeye başladım. Konunun içine girmek adına daha çok araştırma yaptım. Farklı kaynaklar okudum.

ÇİRKİN VE ŞEYTANİ BİR SİSTEMİN İÇİNDEYİZ

ÇİRKİN VE ŞEYTANİ BİR SİSTEMİN İÇİNDEYİZ

Bu kadar araştırmadan sonra, sizce terör örgütleriyle mücadelede en etkili yöntem ne olabilir? Net olduğum konu şu; hiçbir zaman silah ve savaş çözüm değil. Bu bir algı meselesi. 30-40 yıldır var olan bir durum. Hiçbir siyaset çözemedi. İnsanlara birbirini sevmeyi öğretmek zorundayız. Bu da bir tür faşizm belki ama bunun olması gerekiyor. Ayrıştırıcı bir dille barış sağlamak mümkün değil. Çok fazla hırs ve nefret söylemi var. Çoğu da bilinçli olarak yapılan şeyler. Nerelisiniz? Ankaralıyım, orada büyüdüm. Anne tarafım Siirtli. O yüzden oradaki hayatı da çok iyi biliyorum. Sizce yaşadığımız coğrafyanın en büyük şanssızlığı ne? Coğrafi olarak çok güzel olmakla beraber çok kilit bir yerdeyiz. Tam olarak savaşın ortasında köprü görevini görüyoruz. Ortadoğu’ya uzanan bir ayak gibi görülüyoruz. Hep tampon görevindeyiz.

Psikolojik olarak etkileniyor musunuz? İnsan paranoyaklaşıyor mu böyle bir hikayenin içinde?

Psikolojik olarak etkileniyor musunuz? İnsan paranoyaklaşıyor mu böyle bir hikayenin içinde?

Dürüst olmak gerekirse, o kadar güçlü bir sistemin içerisindeyiz ki bence bu sistem hiçbir zaman bozulmayacak, çökmeyecek. Hepimiz çemberin bir parçasıyız. Sadece sevgi ve barış üzerine konuşup, elimizden geleni yapıyoruz. Ama ne yapsak dünyada terör ve savaş bitmez. Her gün onca masum insan yaşamını yitiriyor. Çok çirkin ve şeytani bir sistem bu. Bunu biz çözemeyiz ama yavaşlatıp durdurabiliriz diye düşünüyorum.

DÜŞÜNMEDEN KARAR VERİR SONRA PİŞMAN OLURUM

DÜŞÜNMEDEN KARAR VERİR SONRA PİŞMAN OLURUM

Fatih karakteri risk almayı seviyor. Gerçek hayatta da öyle misiniz? Severim evet. Hemen her konuda genelde düşünmeden karar veririm. O an ne hissedersem onu yaparım. Bazen pişmanlıklarım olmuştur. Ama bu yanımı değiştiremiyorum. Oyunculuğa nasıl başladınız? 17 yaşında amatör tiyatroyla başladım. Çocuk tiyatroları yaptım yıllarca. Sonra akademik olarak sürdürmek istedim. Ankara Üniversitesi Oyunculuk Bölümü’ne girdim. 2012’de Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Benim İçin Üzülme’ dizisiyle de İstanbul maceram başladı. Ters köşe bir rolde karşımıza çıkma ihtimaliniz var mı? Çok isterim. Benzer rol gelirse kabul etmem zaten. Şu ana kadar oynadığım tüm roller birbirinden farklıydı. Yine öyle olsun isterim. Bir karakter bana geldiği zaman ne kadar dişli ve zorlayıcı bir karakter olduğuna bakıyorum. Yaşanmışlığı olan karakterler beni heyecanlandırıyor.

GEREKSiZ BiR HIRSIM VAR

GEREKSiZ BiR HIRSIM VAR

Dışarıdan cool görünüyorsunuz... Değilim aslında. Çalışırken de kesinlikle egolu değilimdir. Tiyatro kökenliyim. Onun verdiği başka bir terbiye oluyor tabii. Egonuzla aranız nasıl? Egom yüksek. Ama kendi içimde yaşarım. Doğrusu da bu bence. Ego meselesi bizde yanlış anlaşılıyor. Her insanda var olması gereken bir duygu ego.  “Kafama koyduğum her şeyi yaparım” demişsiniz... Öyle gereksiz bir hırs durumum var. Özel hayatımda da, iş hayatımda da böyleyim. Ama sınırlarımı da gözetirim mutlaka.

Kaybetmeye gelemiyorsunuz yani...

Kaybetmeye gelemiyorsunuz yani...

Kaybedeceğimi anlarsam zaten o yola hiç çıkmam. Kaybedeceğim savaşa girmem demek daha doğru. Ne kadar zor görünürse görünsün bir şey, yapabileceğime yüzde bir dahi ihtimal görüyorsam o zaman mutlaka denerim şansımı. Tanınırlık hayatınızda neyi değiştirdi? Olumsuz yanları da var ama neticede sevilmek, değer görmek güzel bir his. Sadece eskisi gibi dışarı çıkınca rahat edemiyorum. İstediğim gibi vakit geçiremiyorum. O rahatsız edici. Çocukken de böyleydim. Fazla ilgi beni rahatsız eden bir şey. O zaman yanlış bir iş seçmişsiniz... Maalesef öyle bir paradoksum var. Normalde rahat bir insanım. Ankara’da büyüdüğüm için İstanbul piyasasındaki kültürü fazla benimseyemiyorum. Çok farklı İstanbul’daki oyuncular. Onlar gibi olamadığım bir şekilde zorluk çekiyorum.

KADINDA GÖRSELLİK ÇOK ÖNEMLİ

KADINDA GÖRSELLİK ÇOK ÖNEMLİ

Kadınların ilgisi nasıl? Tanınırlık insanı daha cazip hale getiriyor mu? İster istemez getiriyor. Yok dersem gerçekçi olmaz. Kendinizi yakışıklı buluyor musunuz? Hayır. Sadece ekrana yakıştığımı düşünüyorum. Tatlıyım diyebilirim. Bir giderim var yani (gülüyor).

Nasıl bir kadın sizi etkileyebilir?

Nasıl bir kadın sizi etkileyebilir?

Espri yeteneği kuvvetli, zeki ve güzel bir kadın olmalı. Genelde “Fiziksel görüntüsü önemli değil” der insanlar... Yok. Açık konuşayım, benim için görsellik önemli. Kimse kimseyi kandırmasın. Nasıl olmalı peki? Bana hitap etmesi önemli. Güzel gözlü kadınları çekici bulduğumu söyleyebilirim. Bir de ses tonu etkiler beni.

Sıradaki haber yükleniyor...