Unlu mamuller marka uzmanından Vakfıkebir ekmeğine övgü

Vakfıkebir Ekmek ve Kültür Festivali etkinliklerine katılan Unlu Mamuller Marka Uzmanı Mine Ataman, Vakfıkebir ekmeğini öve öve bitiremedi

06 Ağustos 2018, Pazartesi 14:02
A A

Unlu Mamuller Marka Uzmanı Mine Ataman, Türkiye’de ekmek dendiği zaman Vakfıkebir ekmeğinin jenerik bir marka olduğunu ifade ederek, “Vakfıkebir ekmeği, sahip olduğu bu değeri ile buraya emek vermiş, değer vermiş insanlarımıza fazla bir katkı sağlayamıyor" dedi. Vakfıkebir ekmeğinin coğrafi işaret almasının önemine vurgu yapan Ataman, “Özellikle Vakfıkebir ekmeği coğrafi işaret almasından sonra yurt dışında gittiğimiz restoranlarda artık bu ekmekle kahvaltı yapmak isteriz. Türkiye’deki iyi restoranlara gittiğimde ben istiyorum ki bu ekmekle kahvaltı yapayım, menüsünde yer alsın. Hatta süpermarketlerde standartlarını koruyarak yer alsın. Ekmeği kestiğinizde içinde binlerce yıllık ekmeğin el izi var, ustaların sabrı var, bölgenin binlerce yıllık bereketi, yağmur damlaları var” diye konuştu. 

"VAKFIKEBİR EKMEĞİNİN ÇALIŞTAYI OLSUN"

Vakfıkebir ekmeğinin artık çalıştayı olması gerektiğine vurgu yapan Ataman, ”Türkiye’nin ilk coğrafi işaretli ekmeği olan Vakfıkebir ekmeğinin bir çalıştayı olması gerekir. Bu ekmek şu anda olgunlaşmış bir bebek olarak düşünün ve ilgiye, sevgiye ve yönetilmeye ihtiyacı var. Bu ürün üzerinden dünyaya nasıl taşıyabileceğimiz, dünya sofralarına nasıl taşıyacağımız konusunda bir plan yapmamız şart. Şöyle düşünün Vakfıkebir ekmeğinin içinde olduğu bir aşk hikâyesi düşünün, bunun bir filmi çekilemez mi, bir romanı yazılamaz mı? Siz sanıyor musunuz bu ekmek 27-30 saatte pişirilirken usta hiç mi ağlamadı, kokusuyla hiç mi dertlenmedi. Bu emeği artık bu bölgede yaşayanların lehine çevirmemiz gerekiyor. Coğrafi işaret bu anlamda bir fırsat. Bunun üzerine yapılacaklar ve yol haritası çizildikten sonra bir takım şeyler yapılabilir. Bunun ülkedeki diğer ekmeklerin de önünü açacağını düşünüyorum. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kaliteli ve lezzetli ekmekler var ama Vakfıkebir ekmeğine baktığımızda daha üstün, daha oturaklı, daha sıkı, kendinden emin bir ekmeğimiz. Her ekmek parçası o bölgenin ustasının karakterini bize anlatıyor. Vakfıkebir ekmeğini sofradan bağımsız düşünmemek gerekiyor. Bu bölge ekmeğine değer vermeli” dedi. 

Ekmeğin üzerindeki simidin alamet-i farikası olduğunu kaydeden Ataman, “Üç ya da dört kişilik aileler için daha küçük ekmekler çalışılabilir. Üç, dört gün içerisinde tüketilebilecek bir büyüklükte olabilir. Ekmeğin üzerindeki simidi bile bunun alamet-i farikasıdır. Benim yakında 'Cennette İlk Sofra' diye kitabım çıkıyor, onda bile Vakfıkebir ekmeğine yönelik bölümüm var. Bu bölümde Vakfıkebir ekmeğinin hafif gıybetini yaptık. Bu mirası, kültürü çok öne

İHA

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.