Uygulamalara kızıp mesaiyi terk eden çalışan tazminatsız kovulacak

Yargıtay'ın emsal nitelikteki kararına göre, iş yerindeki uygulamalara kızıp mesaiyi terk etmek tazminatsız kovulma sebebi sayılacak.

16 Kasım 2020, Pazartesi 12:19 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çalıştığı iş yerinde, uygulamalara kızıp mesaiyi terk eden işçi, tazminatsız kovuldu. İş Mahkemesi’nin ‘mağdur’ dediği işçiye kara haber Yargıtay’dan geldi. Emsal nitelikteki kararla; kafasına göre öfkelenip iş yerini terk etmek tazminatsız kovulma sebebi sayılacak.


 İş yerindeki bir takım uygulamalara öfkelenen tır şoförü, iş yerini terk etti. İşveren ise devamsızlıkları tutanak altına alıp, tır şoförünü tazminatsız kovdu. İş Mahkemesi’nin yolunu tutan tır şoförü, alacağı sebebiyle sözleşmeyi kendisinin feshettiğini öne sürdü.

Hemen hemen tüm dini ve milli bayramlarda aralıksız çalışmasına rağmen karşılığının ödenmemesi, sefer priminin sigorta matrahına yansıtılmaması ve en son yaptığı 8 seferinden dolayı adına tahakkuk eden sefer priminden dolayı haksız ve mesnetsiz şekilde borç tahakkuk ettirilmek suretiyle sefer primlerinden kesinti yapıldığını dile getirdi. 

İş akdinin devamının çekilmez hale geldiğini ve iş akdinin anılan tarihte haklı nedenlerle sona erdirildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 4 bin lira kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. 

Davalı işveren ise davacının istifa etmediğini, devamsızlık sebebiyle kovulduğunu anlattı. Mahkeme davanın kısman kabulüne hükmetti. Kararı işveren temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

 Emsal nitelikte bir karara imza atan 9. Hukuk Dairesi, kafasına göre mesaiyi terk eden işçinin tazminatsız şekilde kovulmasının önünü açtı.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Tarafların açıklamaları ve dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı işçinin hiçbir açıklama yapmadan iş yerini terk ettiği eylemli fesih yöntemiyle işi sona erdirdiği görülmektedir. Dairemiz uygulamasına göre işi terk esnasında sözlü veya yazılı olarak belirtilmeyen terk sebebinin makul süre içerisinde açılan dava dilekçesinde açıklanması mümkün ise de yine dairemiz uygulamasına göre fesihten çok sonra açılan davada yapılan izah başlangıçta haklı sebebe dayandırılmayan feshe sonradan haklılık kazandırma çabası olarak değerlendirilmektedir. 

Somut olay bakımından davacı işçi yazılı ve sözlü hiçbir açıklama yapmadan işi terk etmiş, terk sebebini 6 yıl sonraki dava dilekçesiyle açıklama yoluna gitmiş, bir anlamda başlangıçta haklı sebebe dayandırmadığı feshine sonradan haklılık kazandırmaya çalışmıştır. Feshe ilişkin oluşa göre şartları bulunmayan kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır. Mahkeme hükmünün bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.”


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Döviz kurundaki düşüş ikinci el araç satışını yavaşlattı