Vural: Kürt meselesi söylemi büyük bir fitnedir

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Kürt meselesi söyleminin büyük bir fitne olduğunu belirterek, "Bu fitnenin önünü açan, büyümesine yol açan Başbakan Erdoğan'dır" dedi

05 Aralık 2012, Çarşamba 17:48
A A
Vural: Kürt meselesi söylemi büyük bir fitnedir

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Oktay Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, dün AK Parti Milletvekilleri Değerlendirme ve İstişare Toplantısı’nda yaptığı konuşmayı eleştirdi. Vural, Erdoğan’ın konuşmasının, AK Parti’nin politik söylem ve öngörülerinin başarısızlığını ortaya koyması bakımından ibret verici olduğunu öne sürdü.

Başbakan’ın itirafname gibi konuştuğunu savunan Vural, Erdoğan’ın "Kürt meselesi söyleminin bölücü çevreler için bir fitne aracı olduğunu" söylediğini dile getirdi.

Vural, Erdoğan’ın bu söyleminin doğru olduğunu ifade ederek, "O zaman bu Kürt meselesi fitnesini Türkiye’nin başına bela eden ve ’Türkiye’nin böyle bir meselesi vardır’ diyen ve ’Kürt meselesini savunuyorum’ diyen kimdir? Hangi fitnecidir? Bu sorunun cevabının verilmesi gerekiyor" dedi.

Erdoğan’ın daha önce TBMM Genel Kurulu’nda, "Ben Kürt sorununu savunuyorum, savunmaya da devam edeceğim" dediğini belirten Vural, şöyle devam etti:

"Dün başbakan, ’Kürt meselesi gibi bir fitneyi bir provokasyon aracı olarak kullanan’ diyor. Aynaya bakarak mı söylüyor acaba Sayın Başbakan? Aynaya baktın mı? Ben ne yaptım, ne dedim, hangi talepleri meşrulaştırdım? Sana oy veren milyonlara bak. Bu milletin içine öyle bir fitne fesat soktunuz ki doymuyorlar. Her gün yeni bir adım.

Biz MHP olarak bu ülkede Kürt meselesi söyleminin ülkeyi bölünmeye götüreceğini, iç barışın temeline dinamik koyacağını ifade ettik, yaşanan şeyin terör meselesi olduğunu söyledik, PKK ile Kürtleri aynı kefeye koymayın dedik... Bu fitnenin PKK terör örgütüne hizmetten başka bir amacı kalmamıştır."
Habur’da ve Osla’da terör örgütünü kimin cesaretlendirdiğini soran Vural, "Herkes elini vicdanına koysun, kim şımarttı bunları? Terör örgütüyle mücadele, uzantılarıyla müzakere diyen sen değil misin? Sonra terör örgütüyle müzakere noktasına gelen sen değil misin? Yaptıkları kötülüğün bedelini milletimiz ödüyor" diye konuştu.

Anadilde savunma adı altında yargılamanın dilinin değiştirildiğini öne süren Vural, bununla ilgili tasarının yarın TBMM Genel Kurulu’nda görüşüleceğini hatırlattı.

Vural, "Kürt meselesi söylemi büyük bir fitnedir. Bu fitnenin önünü açan, büyümesine yol açan Başbakan Erdoğan’dır ve onun yıkım koordinatörü Başbakan Yardımcısı ile birlikte attıkları adımlardır. Aynı fitne kapısından geçmeyen de kalmamıştır. Yeni CHP de BDP ve AKP ile birlikte Kürt meselesi adı altında oluşturulan fitnenin peşine takılarak ülkeyi, bu milleti bölmeye götüren taşları birlikte döşemektedirler. Bu fitneyi çıkaranları, bu fitne için işbirliği yapanları, bu fitnenin hayat bulması için gerekli adımları atanları Allah da millet de affetmez" diye konuştuk.

Vural, partisinin haklı olduğunu ve fitnenin peşine düşmediğini belirtti. Gazetecilerin, uçağına bindikleri Başbakan Erdoğan’a "Buları söyleyen sizsiniz, adım atan sizsiniz, fitneyi siz mi çıkardınız, bunu itiraf mı etmek istiyorsunuz?" diye sorması gerektiğini öne süren Vural, "Başbakan etkin pişmanlıktan mı faydalanmak istiyor? Bu milletten özür dilesin ve yarın anadilde savunma adı altında mahkemelerin dilini değiştirecek kanun tasarısının o maddesini geri çeksin" dedi.

Bakara Suresi’nin, bozguncu ve fesatlıkla ilgili bölümlerini okuyan Vural, "Kürt meselesini ortay atanları, bu fitneyi milletin başına bela edenleri, bu şer odaklarıyla Oslo’da nifak masaları kuranları ne Allah ne de millet affeder" ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan’ın hedefinde Türk milliyetçiliğinin olduğunu öne süren Vural, "Türk milliyetçiliği fikrinin neresi seni rahatsız ediyor? Açıkça soruyorum; bu coğrafyada Türkiye’de tek millet var mıdır yok mudur? Bu milletin adı Türk milleti midir değil midir? Bunları açıkla" şeklinde konuştu.

-Dokunulmazlık dosyaları-

Dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili bir soru üzerine de Vural, "Hodri meydan, gelsinler. Öyle ipe un sermesinler" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın, bu dosyaları önce kendi iç komisyonlarında değerlendirmek ve zamana yaymak istediğini öne süren Vural, Erdoğan’ın sözünün arkasında durmasını beklediklerini kaydetti.

Vural, "Biz varız. Öncelikle terör örgütüyle kucaklaşanların dokunulmazlığıyla ilgili karar alalım. Bununla ilgili sulandırmaya gerek yok" dedi.

MHP olarak dokunulmazlıkların sınırlandırılmasını daha önce ifade ettiklerini hatırlatan Vural, "Milletin vicdanını rahatsız etmeyecek bir dokunulmazlık tanımının anayasada yer alması için gerekli katkıyı sağlarız. Ama ehemmi mühime tercih etmek lazım" diye konuştu.

-Yıldız’ın uçağına iniş izni verilmemesi-

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın uçağına Irak’ın iniş izni vermemesine ilişkin soruya Vural, "Maalesef yanlış hesap Bağdat’tan döndü. Bugün AKP politikaları ve ilişkileri sonunda, Irak’ın bütünlüğünü değil, Barzani yönetimini devlet statüsüne getiren adımlar atılıyor. Sayın Genel Başkanımızdan rol kapmak için Kerkük’e gittiler, onların yüzünden de bize vize vermediler. Bakanın geri döndürülmüş olması üzüntü verici, gururumuz kırılmıştır. Aynen Genel Başkanımıza vize verilmemesi gibi. Ama bütün bunlar, AKP politikalarının sonuçlarıdır" karşılığını verdi.

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Fotoğraflarla tarihi buluşma