YaşamAnne-baba telefona dalmışken çocuğuna ‘ders çalış’ diyemez

Anne-baba telefona dalmışken çocuğuna ‘ders çalış’ diyemez

Anne-baba telefona dalmışken çocuğuna ‘ders çalış’ diyemez

Çevremiz konforundan vezgeçmeyen anne-babalarla dolu. Çocuklar söylediğimizi değil, yaptığımızı öğrenir. Biz sürekli telefondayken, ekrana dalmışken, sonra dönüp “Dersine çalış” dememizin bir karşılığı olmuyor. Çünkü çocuk bizi izliyor ve kaydediyor.

Bunu söylemek zor ama gerçek: Çocuklar durup dururken odalarına kapanmaz. Bir gün kapıyı kapatırlar, sonra kalplerini. Eğer siz sevmezseniz, dinlemezseniz, konuşmazsanız ve kendi anne-babanızın size yaptığı gibi “Geçer”, “Abartıyorsun”, “Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu” derseniz o çocuk yavaş yavaş içeri çekilir. Bağırmaz. Kavga etmez. Sadece kapanır.

Haberin Devamı

Z KUŞAĞI ERGENLİĞİNİ NEDEN ANLAYAMIYORUZ?

Çünkü biz o yaşları böyle yaşamadık. Bizim ergenliğimizde ne telefon vardı, ne sosyal medya, ne de herkesin cebimize girdiği bir dünya. Bizim derdimiz mahalledeydi, okuldaydı, en fazla bir kasetti. Tarkan’a, Kenan Doğulu’ya hayrandık ama ulaşamazdık. Tarkan’ın kasetini takar, saatlerce dinlerdik. Posterini duvara asardık. Ama Tarkan bize her gün konuşmazdı. Ne düşündüğünü, ne hissettiğini bilmezdik. Bir gizem vardı. Etkilenmek yeni bir şey değil. Bizim annelerimiz de Lady Diana gibi saç kestirdi. İnsan hep aynı insan. Sadece çağ değişti. Şimdi çocuklar herkese her an ulaşabiliyor. O hayran olunan insanlar her gün konuşuyor, her gün fikrini söylüyor, her gün hayatın anlamını sorguluyor. Ve ergen bir çocuk, zaten kafası karışıkken bunların hepsini cebinde taşıyor.

Haberin Devamı

Anne-baba telefona dalmışken çocuğuna ‘ders çalış’ diyemez

ANNE-BABA ÇOCUĞA ROL MODEL OLMALI MI?

Rol model olmak, konfor alanından çıkmayı gerektirir. Ama dürüst olalım konforumuzdan vazgeçmiyoruz. Ebeveynlere hep şunu söylüyorum: Bu anlattıklarım kolay şeyler değil. Kimseye “Bir gecede değişin” demiyorum. Ama çocuk yetiştirirken bazen alıştığımız rahatlıktan, kendimize ayırdığımız küçük kaçışlardan feragat etmemiz gerekiyor.

Z KUŞAĞI BENCİL Mİ?

Burada hemen Hababam Sınıfı’ndaki Mahmut Hoca’nın (Münir Özkul) o meşhur repliği geliyor akla... “Tembel çocuk, hatalı çocuk, suçlu çocuk yoktur. Hatalı ve hatta suçlu ana baba vardır.” O zaman bu soruya şöyle yanıt vermeli: “Bencil çocuk yok. Hatalı çocuk yok. Hatalı yaklaşım var.” Çünkü çocuk, kendi başına ‘problem’ değil. Biz bazen şartları, çağı, yükü görmeden çocuğu etiketliyoruz.

BU DEĞİŞİM NASIL GERÇEKLEŞECEK?

Çocuklar söylediğimizi değil, yaptığımızı öğrenir. Biz sürekli telefondayken, ekrana dalmışken, sonra dönüp “Dersine çalış” dememizin çok bir karşılığı olmuyor. Çünkü çocuk bizi izliyor ve kaydediyor. Biz çocuklara hiç “Spor yapmalısınız” demedik. Ama bizi spor yaparken gördüler. “Doğaya çıkın” demedik. Ama hafta sonu doğaya gittiğimizi gördüler. Söylemedik. Yaşadık. Mesela bizim evde çocuklar okuldan geldiğinde evde televizyon açık olmaz. Çünkü biz de açmıyoruz. Herkes eline telefon alıp bir köşeye çekilmesin diye. Bu bir yasak değil. Bir tercih. Ve evet, bu tercih bazen bizim için de zor.

Haberin Devamı

Anne-baba telefona dalmışken çocuğuna ‘ders çalış’ diyemez

PEKİ ‘KAYBOLUŞ’ NEREDE BAŞLIYOR?

Çocuk tüm bu medya bombardımanı altında sormaya başlıyor: “Hayatın anlamı ne?”, “Beni kim anlıyor?”. Ve bu sorulara evde cevap bulamazsa başka yerlerde arıyor. “Hayatın anlamı yok” diyen her çocuk tehlikede değildir. Ama bu cümle “Beni duyun” demektir.

BU DURUMDA ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞMALI?

Yargılamadan dinleyin, öğüt vermeden önce anlayın, nasihat yerine sohbet edin, duyguyu sorun. “Bugün seni en çok ne üzdü?”, “Bir şey canını mı sıktı?” gibi sorular... Bazen çocuk çözüm istemez. Sadece yanında durmanızı ister. Çocuklar konuşmadıkları yerde değil, anlaşılmadıkları yerde susar. Siz sevmezseniz, siz konuşmazsanız, siz dinlemezseniz o çocuk odasına kapanır. Ama kapıyı kilitleyen çocuk değil, kurulamayan bağdır.

AİLENİN FİKİR BİRLİĞİ İÇİNDE Mİ OLMASI GEREKİYOR?

Haberin Devamı

Çocuğunuzun elindeki ekranı kapatabilirsiniz, telefonu elinden alabilirsiniz. Ama asıl mesele bunu biz yapabiliyor muyuz? Telefonu elimizden bıraktığımızda, televizyonu kapattığımızda, çocuk söylediğimizle yaptığımızın aynı olduğunu, yani fikir birliği içinde olduğumuzu görüyor. Bu; daha az ekran, daha çok temas, daha çok birlikte vakit demek. Zor mu? Evet. Ama mümkün mü? Kesinlikle. Çocuklar mükemmel ebeveyn istemiyor. Sadece gerçek ebeveyn istiyor. Hataları olan, ama çaba gösteren. Önce konforumuzdan vazgeçeceğiz. Çünkü çocuklar söylediklerimizi değil, yaşadıklarımızı örnek alıyor. Ve değişim… Bizimle başlıyor.

AİLELERLE ARADAKİ UÇURUM NASIL AŞILACAK?

Önce şunu kabul edelim: “90 kuşağıyım” diyorsun... Ama o çocuk 2025-2026 dünyasının çocuğu. O yüzden önce kendimize şunu söyleyeceğiz: Aynı şartlarda yaşamıyoruz. Bizimle aynı hızda, aynı baskıda, aynı ekranın içinde büyümüyor. Biz ona ayak uyduracağız. Dünya değişti. Çocuk da değişti.

Burç Hesaplama

Yükselen Burcunu Hesapla
DOĞUM TARİHİNİZ*
calendar
Geçerli bir tarih girin.
DOĞUM SAATİNİZ*
Geçerli bir saat girin.
Geçerli bir dakika girin.

İftar ve sahur vakitlerini Posta uygulaması ile takip edin!

Web
Web'de Devam Et