Akşam yemeklerinin vazgeçilmezi şifa değil zehirmiş! Ekmek yerken 2 kez düşünün

Türk sofralarının vazgeçilmezi olan ekmek, birçok kişi için yemekten çok bir alışkanlık, hatta bir tutku haline gelmiş durumda. Özellikle akşam yemeklerinde pilavın, makarnanın, yemeğin hatta çorbanın yanında bile ekmek tüketmek oldukça yaygın. Ancak bu masum görünen alışkanlık, uzun vadede vücutta ciddi tahribatlara yol açabiliyor.
“Ekmek yemeden doymam” diyenlerin sayısı az değil. Fakat bu alışkanlık, sadece kalori fazlası değil; kan şekeri dalgalanmaları, insülin direnci ve hatta bazı nörolojik hastalıklarla bile ilişkilendiriliyor. Peki, neden özellikle akşam saatlerinde ekmek tüketmek bu kadar tehlikeli?

KAN ŞEKERİNİ ZİRVEYE ÇIKARIYOR
İşlenmiş beyaz ekmek, glisemik indeksi oldukça yüksek bir besin kaynağıdır. Bu da demek oluyor ki, vücuda alındığında kan şekerini hızla yükseltir. Akşam saatlerinde metabolizma hızı doğal olarak yavaşladığı için bu ani yükseliş, vücudun glikozu verimli bir şekilde kullanamamasına neden olur.

Harvard Tıp Fakültesi tarafından yapılan bir çalışmada, yüksek glisemik indeksli gıdaların düzenli tüketilmesinin tip 2 diyabet riskini %33 oranında artırdığı ortaya konmuştur.

KİLO ALDIRIYOR
Vücut, sürekli olarak yüksek glikoz seviyelerini dengelemeye çalıştığında insülin hormonuna karşı duyarlılığını yitirir. Bu da insülin direnci anlamına gelir ki, bu durum kilo alımını hızlandırmakla kalmaz, aynı zamanda metabolik sendromun kapısını aralar.

Özellikle akşam saatlerinde alınan fazla karbonhidrat, gece boyunca enerjiye dönüştürülemeyip yağ olarak depolanır. Bu da bel çevresinde yağlanma, karaciğerde yağlanma gibi ciddi sorunları beraberinde getirir.

BAĞIRSAKLARA ZARAR VERİYOR
Birçok ekmek türü buğdaydan yapılır ve buğdayda bol miktarda glüten bulunur. Glüten, hassas bireylerde bağırsak geçirgenliğini artırarak “leaky gut” (sızdıran bağırsak) sendromuna yol açabilir.

2015 yılında yayınlanan bir araştırmada, glütene duyarlı bireylerin bağışıklık sisteminin sürekli alarmda kaldığı ve bu durumun otoimmün hastalık riskini artırdığı belirtilmiştir. Bağırsakların sağlıksız hale gelmesi, vücudun vitamin ve mineral emilimini de olumsuz etkiler.

BAĞIMLILIK YAPIYOR
Nörolog Dr. David Perlmutter’ın “Buğday Karın” adlı kitabında belirttiği üzere, beyaz ekmek gibi rafine karbonhidratlar beyinde şekerle benzer şekilde bağımlılık yaratan nörotransmitterleri tetikler.
Bu da kişiyi sürekli daha fazla karbonhidrat tüketmeye iter. Beyin sisi, odaklanma zorluğu ve hatta depresyon gibi nöropsikiyatrik sorunların bazı durumlarda bu tür karbonhidratlarla bağlantılı olabileceği vurgulanmaktadır.




