Yasmin Erbil: Yanlış bir ortamda büyüdüm babamın evinde çok şey gördüm. O yüzden kimseye güvenmem

Yasmin Erbil: Yanlış bir ortamda büyüdüm babamın evinde çok şey gördüm. O yüzden kimseye güvenmem

“Hellooo!” diye çığlık atarak giriyor içeri. Röportaj yapmayacağız da uzun zamandır görüşmedik, oturup gıybet yapacağız sanki. O kadar rahat ve samimi

15 Nisan 2020, Çarşamba 12:16 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Onu Mehmet Ali Erbil ve Nergis Kumbasar’ın kızı olarak tanıdık ama ilerleyen zamanlarda tek başına Yasmin Erbil olarak daha çok şey başaracak gibi. Diyor ki: Kendimi Hollywood’da görüyorum. İnanırsam olur, onu da biliyorum. 

Yasmin, şu an tam olarak yaşamak istediğin hayatı yaşıyor musun? 

Yaşadığım hayatı seviyorum ama kesinlikle daha başarılı olmak istiyorum. Ben kendimi Hollywood’da görüyorum. Buna inanıyorum ve neye inanırsanız onun olacağını da biliyorum. 

Bir süredir magazin programı sunuyorsun. Oyunculuk ve sunuculuk çocukluk hayalin miydi? 

Kendimi bildiğimden beri… Yeni yeni kameraya alışıyorum. Canlı yayın çok başka bir şeymiş... 

Hayatta seni en mutlu eden tutkun ne? 

Aşk… Aşık olmak ve bir de çok çalışmak. Çalışmaya başladığımdan beri kendimi daha yararlı ve önemli hissediyorum. 

Sana çok fazla oyunculuk ve sunuculuk teklifi gelmiştir şu ana kadar. Neden şimdi? 

Çünkü hep beni kafalarında koydukları imaj üzerinden ‘sarışın, şımarık, selfie çeken kız’ rolleri geldi. O yüzden kabul etmedim. Bana hep “Geç bile kaldın” diyorlar. 23 yaşındayım nereye geç kaldım yani! 

Şu ana kadar bir sürü şeye atlayabilirdin oysa… 

Hahaha! Ama ben hiç öyle atlayan bir tip değilim işte. Dururum, olayın çok ilerisine bakarım. Hislerim kuvvetlidir, neyin iyi olacağını hissederim. Annemle babama kalsa beni çoktan salarlardı olayın içine. Ama ben çok dikkatliyim. Bir şey olunca da bilirim ki Allah onu öyle ayarladı. Mutlaka bir hayır vardır. 

Yaşından çok ileride bir söz bu. Sence ruh yaşın kaç senin? 

Bence yaşsızım. Bazen çok düşüyor, bazen çıkıyorum. Annemle babamın tam harmanlanmış haliyim. Fenayım yani. Annem güzel, babam karizmatik bana da en güzel özelliklerini vermişler. 

Aşk sana ne ifade ediyor? 

Bak aşk deyince bile heyecanlandım şimdi (Gülüyor). Tutkuyla beraber uyum. Hem gülüp eğleneceğim, hem de tutku olacak. 

Aşk için yapacağın en büyük fedakarlık ne olur? 

Güvenmek… Ben çok zor güvenirim ve kimse için mücadele edemem. Benim için mücadele edilsin isterim. Benim büyüdüğüm ortam zaten yanlış. Onun bana emek vermesi lazım. 

Bir erkek sana o güveni nasıl verebilir? 

Çok ayrıntıcıyım. Kız arkadaşlarım bu konuda çok kızar bana. “Neye taktın yine? Geri zekalısın sen, çocuk seni çok seviyordu” diye. 

Neye takıyorsun? 

Çok küçük detaylara. Bir sorun olduğunda onu orada çözmem gerekiyor ama ben yüzleşmekten kaçıyorum. Gerçi böyle anlatınca da Can Manay gibi garip bir adam istediğim de düşünülmesin (Gülüyor). 

Neden bu kadar güvensizsin? 

Babamdan dolayı tabii ki. Çocukluğumdan beri babamın evinde çok şey gördüm, çok şey yaşadım. O yüzden biraz çabuk büyüdüm. Sadece ikili ilişkide değil arkadaşlarıma da kolay kolay güvenmem. 

Neden? 

Çünkü kızlardan hep sorun yaşadım. Lisede okulun en popüler kızıydım ama nasıl uğraşırlardı anlatamam. Baya gelip saçımı çekip giden oluyordu. Bir tane belalım vardı. Hala her gördüğünde garip garip bakar. 

Sence neden? Çok güzelsin diye mi? 

O cepte zaten. Ama bence benim insanları en rahatsız eden özelliğim kendim olmaktan korkmayışım. İnsanları o rahatsız ediyor. Çünkü Türk toplumunda benim en önemli tespitim şu; çoğu insan kendini tanımıyor. Türkler hep karşı tarafı düşünüyor. “Kim ne diyecek?” diye… Adam daha kendini bilmiyor beni kendine göre yoruyor. 


Babam gibi bir erkekle ancak arkadaş olurum


Babana benzeyen bir erkek sende nasıl duygular uyandırır? 

Babam gibi bir erkeği hiç beğenmem. Mesela bir ortamda babam gibi çok karizmatik, esprili, masadaki herkesin onunla ilgilendiği bir tip varsa ben hiç ona bakmam. Onunla ancak arkadaş olurum. Daha ağırlığı olan, ilgisini hemen belli etmeyen, ağırbaşlı ve güçlü erkeklerden hoşlanıyorum. 

“Kadınlar arıza erkek sever” diye bir klişe var halbuki… 

Arızaysa ben orada yokum! Bana en küçük bir yanlış yapmayacak. Zaten çok zor güveniyorum. O yüzden direkt babamın zıttı erkekleri beğeniyorum. 

Utangaç erkeklerden hoşlanıyorsun anladığım… 

Ennn sevdiğim… Bayılırım. İnadına gider onun yanına otururum. İlgisini de hissettirsin ama ben bileyim ki o ilgi bir tek bana. Babamın yaptığı gibi herkese gidiyor olmasın. Gerçekten bir tek bana geldiğini hissedeyim.


Tek evlilik, 4 çocuk yapacağım



Çok fazla çocukluk travman var gibi… 

Yani… Babamla annem ayrıydı. Bana hiç hissettirmediler ama ister istemez oldu tabii. Bazen şöyle diyorum anneme, babama. Pardon, anneme derim, babama demem, babam beni anlamaz. “Daha bir yaşında değilmişim ya, nasıl kıydınız? Yazık günah değil mi bana?” diye. Üzülüyorum... Arkadaşlarımın anne babalarının beraber olmalarına özeniyorum. Benim de hayalim o. 

Tek evlilik yapıp, ömür boyu o insanla olmak mı? 

Tabii ki! Üç hatta dört çocuk isterim. Ve öyle birinin olduğuna da inanıyorum. Her anlamda benden daha güçlü biri olmalı ama.

ANNEME ‘GİT KENDİNE KOCA BUL’ DİYORUM

Kıskanç mısın? 

Başarı kıskandırır beni. Çok var gıcık olduğum, “Orada ben olmalıydım” dediğim. Kim olduklarını söylemem ama.

 Sevgilini kıskanır mısın? 

Tatlı tatlı kıskanırım, çok abartmam. 

Babanı daha çok kıskanıyorsun sen sanki? 

Aslında orada karşı tarafa asla güvenemediğim için kıskançlıktan çok koruma güdüsü o. Ama şu an babamın özel durumundan dolayı biraz toleranslıyım. Yani geçen bir kız geldi hastaneye, sohbet ettik. 

Evdeyken nasıl vakit geçirirsin? 

Bazı günler, odama kapanır kimseyle görüşmem. Annemi bile görmem. Ama ona asla kıyamıyorum. Kadın zaten üzerime ultra titriyor, tek derdi benim. Babam da tam tersi, Allah zaten o konuda bir yerden çok almış bir yerden çok vermiş. Bazen anneme “Git kendine koca bul, başka uğraş bul, bir bırak beni artık” diyorum.

HEP KENDİNDEN BAHSETMEK, ÇOK BİLMEK BİR ERKEK HASTALIĞI

Bir erkeği en itici yapan özellik ne sence? 

Sürekli kendini anlatan erkek… Allahııımmm! Her şeyi o biliyor. Bu zaten bir erkek hastalığı. Her şeyi biliyorlar ama her şeyi. 

Yakın arkadaşların genelde hep erkek mi? 

Daha iyi anlaşırım. Çünkü çok basit ya akılları… Düz ve netler. Bir şey sorduğunuzda erkek düşünmeden direkt en doğruyu söyler size. 

Kendini çok muhafazakar bulduğunu söylemişsin. Hangi konularda? 

Anneme ve babama göre daha gelenekçiyim. Babamın ilişkilerini bu kadar göz önünde yaşaması bana çok ters. 

Şimdiye kadar alışmış olman gerekmiyor muydu? 

Alışamıyorum işte! Gerçi şu ara sağlık durumundan dolayı bir şey demiyorum, sadece mutlu olsun istiyorum. Bu adam da böyle mutlu oluyor. Ama hâlâ içimin acıdığı, çok sinir olduğum şeyler oluyor.

BABAMIN ZAAFLARINI KONTROL EDEBİLMESİNİ ÇOK İSTERDİM

Kendinden çok küçük kadınlarla birlikte olmasına takılıyor musun? 

Çok rahatsız oluyorum. O kadar rahatsız oluyorum ki belki gün gelecek hayat bana bunun karmasını yaşatacak, onu da bilemiyorum. Belki ileride kendimden çok büyük ya da küçük birine aşık olacağım. Gerçekten inanırım böyle şeylere de. Ama çok ayıp geliyor yine de bu kadar açık yaşaması. Ben çok isterdim babamın zaaflarını kontrol edebilmesini ama edemiyor. Adam o kadar samimi ve filtresiz ki samimiyetten ölecek yani.

OYA ÇINAR

oya.cinar@posta.com.tr


Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Zeynep Alikoç'tan sonra şimdi de Suna Aydın... MasterChef yarışmacılarının inanılmaz değişimi