A. Yavuz KocaömerBir köprüden fazlası: İstanbul bu pazar yeni hikâyesine koşuyor

HABERİ PAYLAŞ

Bir köprüden fazlası: İstanbul bu pazar yeni hikâyesine koşuyor

Bazı şehirler tarih yazar. Bazı şehirler ise geleceği. İstanbul, yüzyıllardır iki kıtayı birbirine bağlayan bir şehir olarak anılıyor. Ama artık önümüzde yeni bir soru var: Bir şehir sadece kıtaları mı bağlar? Yoksa insanları da birbirine bağlayabilir mi? İşte bu sorunun cevabı, önümüzdeki pazar günü Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde verilecek. 7 Haziran sabahı binlerce insan aynı çizgide buluşacak. Kimileri derece yapmak için, kimileri yıllardır hayalini kurduğu bir köprü üzerinde koşmak için, kimileri ise hayatında ilk kez bir spor etkinliğinin parçası olmak için orada olacak. Ancak One Run’ı farklı kılan şey ne parkuru ne de madalyası. Asıl fark, taşıdığı anlamda. Çünkü bu kez aynı köprü üzerinde yalnızca koşucular değil, farklı hayat hikâyeleri de yan yana ilerleyecek. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ve TESYEV iş birliğiyle hayata geçirilen One Run, aslında İstanbul’un son yıllarda vermeye çalıştığı önemli bir mesajın sahadaki karşılığı. “

Haberin Devamı

Bir köprüden fazlası: İstanbul bu pazar yeni hikâyesine koşuyor

 

ERİŞİLEBİLİR BİR ŞEHİR MÜMKÜNDÜR

Üstelik bu mesajı kürsülerden değil, asfaltın üzerinde anlatıyor. Dünyanın birçok büyük kentinde spor organizasyonları artık yalnızca spor etkinliği olarak görülmüyor. Londra Maratonu, Berlin Maratonu, New York Maratonu ya da Paris Maratonu şehirlerin sosyal dönüşüm hikâyelerinin bir parçası haline gelmiş durumda. Katılımcılar yalnızca koşmuyor. Şehirlerin hangi değerleri savunduğunu da görüyor. İstanbul da artık kendi hikâyesini yazıyor. Ve bu hikâyenin merkezinde erişilebilirlik var. Çünkü gerçek anlamda büyük şehir olmak; yüksek binalar yapmakla, yeni yollar açmakla ya da kalabalık nüfuslara sahip olmakla ölçülmüyor. Gerçek büyüklük, herkes için yaşanabilir bir şehir oluşturabilmekten geçiyor. Engelli bireylerin rahatça hareket edebildiği, spor yapabildiği, kültürel yaşama katılabildiği bir şehir aslında herkes için daha iyi bir şehir demek. One Run tam da bu yüzden yalnızca bir koşu değil. Bir farkındalık hareketi. Bir toplumsal buluşma. Birlikte yaşama kültürünün spor aracılığıyla görünür hale gelmesi. Belki de bu yüzden organizasyonun sloganı son derece anlamlı: “Herkes için, herkesle birlikte.” Bu cümle yalnızca etkinliğin sloganı değil. Aynı zamanda geleceğin şehirlerinin manifestosu. Türkiye son yıllarda paralimpik spor alanında tarihinin en başarılı dönemlerinden birini yaşıyor. Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda elde edilen başarılar, kazanılan madalyalar ve kırılan rekorlar bunun en güçlü göstergesi oldu. Ancak madalyalar yalnızca sonucun görünen kısmı. Asıl önemli olan şey, toplumdaki zihinsel dönüşüm. Çünkü paralimpik hareket sadece spor üretmez. Rol modeller üretir.

Haberin Devamı

Önyargıları kırar. İmkânsız denilen şeylerin mümkün olduğunu gösterir. Ve toplumun bütününe umut verir. One Run’ın taşıdığı değer de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Bu organizasyon sayesinde binlerce insan ilk kez paralimpik hareketle aynı zeminde buluşacak. Belki ilk kez bir para sporcunun hikâyesini dinleyecek. Belki ilk kez erişilebilirliğin ne kadar önemli olduğunu fark edecek. Belki de ilk kez sporun yalnızca rekabet değil, toplumsal dönüşüm aracı olduğunu görecek. Üstelik etkinlikten elde edilecek gelirlerin ihtiyaç sahibi engelli öğrencilerin burslarına, spor malzemelerine, rehabilitasyon süreçlerine ve protez-ortez desteklerine aktarılacak olması bu anlamı daha da güçlendiriyor. Atılan her adım bir kilometreden fazlasına dönüşüyor. Bir çocuğun eğitimine. Bir sporcunun hayaline. Bir ailenin umuduna. İstanbul son yıllarda olimpik ve paralimpik organizasyonlara ev sahipliği yapma hedefini daha yüksek sesle dile getiriyor. Bu hedef yalnızca spor tesisleri yapmakla gerçekleşmez. Bir kültür inşa etmek gerekir. Bir şehir hafızası oluşturmak gerekir. Toplumun tamamını sporun birleştirici gücü etrafında buluşturmak gerekir. One Run, işte bu kültürün önemli yapı taşlarından biri olma potansiyeli taşıyor. Çünkü olimpiyatlar ve paralimpik oyunlar yalnızca birkaç haftalık organizasyonlardan ibaret değildir. Onlar bir bakış açısıdır. Bir şehir vizyonudur. Birlikte yaşama iradesidir.

Haberin Devamı

Bir köprüden fazlası: İstanbul bu pazar yeni hikâyesine koşuyor

Önümüzdeki pazar günü Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinde koşulacak olan şey yalnızca 5 ya da 10 kilometre değil. İstanbul’un geleceğine dair bir fikir de koşacak. Erişilebilir bir şehir hayali koşacak. Paralimpik hareketin büyüyen hikâyesi koşacak. Ve belki de en önemlisi, farklılıklarımızla birlikte aynı yöne ilerleyebileceğimizi gösteren güçlü bir mesaj koşacak. Bazen bir köprü yalnızca iki kıtayı birbirine bağlamaz. Bazen bir köprü, insanların birbirini daha iyi anlamasına da vesile olur. 7 Haziran sabahı İstanbul’un üzerinde kurulacak en güçlü köprü de işte bu olacak. Ve bu hikâye, daha yeni başlıyor

Sıradaki haber yükleniyor...
holder