Bir yıl böyle geçti (1)

12 Ocak 2015, Pazartesi 05:00
AA

Sevgili okurlarım, geçen yıl sizlerle pek çok konuyu paylaştık. Bazılarını hatırlatıp hafızamızı tazelemekte fayda var...

Yüz güldüren işbirliği (24 Şubat 2014)

Bir süre önce Turkcell, Kardelenler Projesi çerçevesinde Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) ile bir protokol imzaladı. Bu ders yılından başlamak üzere, Turkcell, TESYEV aracılığıyla 100 engelli kız üniversite öğrencimize eğitim bursu verdi. Kardelenler 10 yıldır devam eden ve 100 binin üzerinde genç kızımıza burs veren bir sosyal sorumluluk projesi. Önümüzdeki dönemde Turkcell ile olan işbirliğinin daha da gelişeceğine inanıyor ve buradan bir kez daha Turkcell’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

[[HAFTAYA]]

Diğer cep telefonu operatörü

Diğer bir cep telefonu operatörünün genel müdür yardımcısı ve kurmuş oldukları vakfın başkanıyla, bir kardeşimizin ricası üzerine, geçen yıl bir araya geldik. TESYEV’in neler yaptığını anlattık. Bu kurumun engelliler konusundaki yaptığı çalışmaları görüştük ve sonra istekleri üzerine birlikte yapılması mümkün projeleri gönderdik. Bu kurum, projelerin hiçbirini kabul etmedi. Bu son derece doğaldır. “İlerde başka projeniz olursa görüşürüz” diye imzasız, selamsız, bir mail gönderdi. Sonra öğrendik ki, bu mail, ziyaretine gittiğimiz genel müdür yardımcısının sekreterince gönderilmiş.

Sevgide serbestlik


Dünyadaki büyük kurumlardan birinin başında olabilirsiniz.Unutmamanız gereken şey, sevgide serbestlik, saygıda mecburiyetin olduğu. Bu saygı, bulunduğunuz konumla ilgili değildir. Hepimizin insan olması dolayısıyla birbirimize gösterilmesi gerekendir. Özellikle bazı yabancı şirketlerde, üst seviye yöneticiliğine gelenler bir anda “Ne oldum” delisi oluyor. Kuruma zarar vermemek için, bu cep telefonu operatörünün ismini de açıklamıyoruz.

Bilyoner.com

www. bilyoner.com, geçen yıla kadar burs verdiği 50 engelli öğrencimizin yanı sıra 10 milli sporcumuza da aylık destek bursları veriyordu. Geçen hafta aldığımız haberle, destek verdikleri 10 milli engelli sporcumuzu bu seneden itibaren 15’e çıkarttıklarını öğrendik. Elimizden teşekkür etmek, sağol bilyoner.com ve onun sevgili yöneticileri demekten başka bir şey gelmiyor.

Ziyaeddin Akbulut

Geçen sene Eylül’de Tekirdağ Çerkezköy’deki bir özel eğitim okulunun açılışında Tekirdağ Milletvekili Ziyaeddin Akbulut, “2005’te çıkardığımız yasa ile biz engellileri insan yerine koyduk, adam yerine koyduk. Bu insanlar sokağa çıkamıyorlardı, evlerde saklanıyorlardı. Anneleri, babaları bu insanları sokağa çıkarmaya sıkılıyordu, utanıyordu. Bazıları ‘Eskiden evimizdeki engelli, yatalaklar bir an önce ölse de kurtulsak diye Allah’a yalvarırdık’ diyordu. Şimdi ‘Aman ölmesin, evimizin bereketi bu. Ben onun yüzünden devletten 450-500 lira bakım ücreti alıyorum, aman ona bir şey olmasın diye bakıyoruz diyorlar” diyecek kadar insanlık dışı sözleri alenen söyledi. Basın açıklaması yaparak, “O okulun en büyük destekçisi bendim” diye kendini ön plana çıkarıp bir de “Yanlış anlaşıldım” demesi herhalde ancak onun gibi birine yakışırdı.

Özür


Bu sütundan, özür dilemesini, birlikte engelliler için çalışma yapmaya hazır olduğumuzu belirttik. Ama bu kişi eski bir vali olduğu için hâlâ kendini devletin yüksek kademesinde bir görevli zannediyor. Biz özür dilemesini sabırla bekleyip ara sıra bu sütunlarda kendisini hatırlayacağız.

Engelliler, engelsizlere yardım ediyor (21 Nisan 2014)


Seneler önce bu konuyu yazmıştık. Program Almanya’da uygulanıyor. Engelli öğrenciler, engelsiz öğrencilerin devam ettiği okullara 15 günlüğüne misafir oluyor. Birlikte ders yapıp teneffüste oynuyor, sonra okullarına geri dönüyorlar. Engelsiz okuldaki öğretmenler, öğrencilerine soruyor: “Bu arkadaşlarınızdan ne öğrendiniz?” Yüzde 94’ünün cevabı aynı: “Engelli arkadaşlardan hayatın zorlukları karşısında pes etmemeyi öğrendik.”

Milli Eğitim Bakanlığı


Yıllar önce yazmıştık, dikkate alan olmadı. Tekrar edelim. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda hazırlayacağı projeler, engelli çocuklarımızın engelsiz arkadaşlarıyla kaynaşmasını sağlayacak. Engelsiz çocukların engelli arkadaşlarına gösterdikleri, daha doğrusu gösteremedikleri ilgi artacak, korkularından arınacaklar ve Birleşmiş Milletler’in ilgili kurullarının öngördüğü gibi birlikte yaşamaya alışacaklar.

Malzemeler

Geçen yıl, Spor Genel Müdürlüğü, bizdeki bilgilere göre 70 tekerlekli basketbol sandalyesi alarak spor kulüplerine dağıttı. Gerçi sandalyelerin Türkiye’ye gelmesi ve dağıtılması arasında 7-8 aylık bir zaman geçti ama önemli değil. Onlar da yavaş yavaş bu konuları öğrenecekler. Tabii ihtiyaçlar bununla bitmiyor. Buradaki en büyük ağırlık ekipmanlar. Bedensel engelliler sporunda tekerlekli sandalye tenisi, tekerlekli sandalye masa tenisi ve basketbolunda gerekli olan sandalyelerin yanında, bir de okçuluk, atıcılık, ampute futbolun koltuk değnekleri vs. gibi malzemelere ihtiyaç var. Tekerlekli sandalyede ok atan engelli milli sporcu, “Sadece sandalye yetmiyor. En modern okçuluk ekipmanlarına da ihtiyaç var” diyor. Aynı şey atıcılık için de geçerli. Görme engellilerin goalball sporunda kullandıkları futsal topları da alınmalı. Engelli sporları, Spor Genel Müdürlüğü’nden 2005’deki Engelliler Yasası’nın 33. maddesi gereği malzemelerini teslim etmesini bekliyor.

‘Ben her şeyi bilirim’

Seçimler geçti, huzurlu günlere adım atan ülkemizde engelli sporlarının geleceğine yatırım yapma zamanı geldi de geçiyor. Bu bakımdan Spor Genel Müdürlüğü’nün “Ben her şeyi bilirim” iddiasından vazgeçip engelli spor federasyonları ile işbirliğine girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aksi halde Rio Paralimpik Oyunları’nda hedeflenen madalyaya ulaşmak çok zor. Bugünkü yöneticiler 2016’da görevde olurlar mı bilemeyiz. Ama gelişmeleri takip edip kamuoyunu aydınlatmak görevimiz

Hem gazeteci hem başkan


Geçen yıl sporumuzu üst seviyede yöneten bir kardeşimizle telefonla konuşurken şöyle dedi: “Hem gazetecisin hem de Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı. Nasıl oluyor?” Bir defa bana gazeteci demek gazetecilere hakarettir. Çünkü benim mesleğim gazetecilik değil.

Kimseyle kişisel sorunum yok

15 yıldır engellilerin sorunları ve de engelliler sporu ile ilgili 2 ayrı gazetede yazı yazarak, hem yapılan iyi şeyleri duyurmaya hem de yapılmayan konuları kamuoyunun dikkatine sunmaya çabalıyorum. İşlerine gelmeyenler, görevlerini yapmayanlar köşemize konuk oldukları için bizi sevmezler. Önemli olan bu kişilerin kendi vicdanlarıyla hesaplaşmaları. Üst düzey spor yetkililerimizden biri olan kardeşimizin kendisini eleştirdiğim yazılarım herhalde işine gelmedi. Tekrar edeyim, hiç kimseyle kişisel sorunum yok. 17 senedir engelliler sporuna maddi manevi emek veriyorum. Bırakın engelliler sporunu, sporun içinden gelmemiş kişilerin, siyasi tercihlerle bazı konumlara gelmesine ve yaptıklarına hangi partiden olursa olsun, göz yummak bizim için mümkün değil.

‘Sırtımızda taşırız’

1998-1999’da spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü bizden az çekmedi. Neden? Engelliler sporunu bilmediği, öğrenmek istemediği için. Engelliler sporu konusundaki yasalardan doğan yükümlülükler yerine getirilir, herkes iyi niyetle çalışırsa, biz o kişileri yaşına bakmaksızın sırtımızda dahi taşırız. Eğer gerekirse Sayın Mehmet Ali Şahin, Sayın Mehmet Atalay, sevgili Yunus Akgül, sevgili Bekir Yunus Uçar örneklerinde yapacağımız gibi.

Sıradaki haber yükleniyor...