A. Yavuz KocaömerDiyarbakırlı Ömer'in feryadını duyun
HABERİ PAYLAŞ

Diyarbakırlı Ömer'in feryadını duyun

Sevgili okurlar! Sizlerin de bildiği gibi bu sütunlarda zaman zaman sizlerden gelen mektuplara yer veriyoruz. Çünkü biliyoruz ki ülkemizde engellilik konusunda en can yakıcı sorunları çoğunlukla engelli olan siz okurlarımız yaşıyorsunuz. Aslında sizlerden gelen bu mektuplar bir uyarı ya da serzenişten ziyade bir feryat niteliğinde oluyor genellikle. O nedenle sizin feryatlarınızı gereken yerlere iletmek de bizim boynumuzun borcu oluyor. Ülkemizin resmi, özel her kurumunda engelli bireylerin nasıl görmezden gelindiğini de bu mektuplardan çok daha iyi anlıyoruz. Bu hafta da sizlerden gelen ve yetkili mercilere ulaşması gereken mesajları yayınlayacağız. Ancak bu konuda bugünlük pozitif ayrımcılık yapacağım ve ilk olarak gerçek ismi bende saklı olan ‘Diyarbakırlı Ömer’ isimli okurumdan gelen mektubu fazla dokunmadan sizlere aktaracağım:

‘Engelsiz Kampüs’ için ayrılan bütçeyle ek bina yapılıyor!

“2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı’nı bitirdik. Bu yıl engelli öğrencilerin okullarda nasıl eğitim gördüklerine ve nasıl engellerle karşılaştıklarına gelin birlikte göz atalım! 2012-2014 yılında okuduğum zaman, görme engelli bir arkadaşın yaşadığı sıkıntının 2021-2022’de de devam ettiğine şahit olmam, benim açımdan üniversitelerde engellilere bakış açısının değişmediğinin en büyük kanıtıdır. Yüksek öğrenim kurumlarımızda engelli bireyler için gözle görülür herhangi bir adımın atılmaması, sadece günü kurtarmak için bir takım işlemler yapılması ve asıl yapmaları gereken işleri ise görmezden gelmeleri bu sonucu doğuran en büyük etkendir. Şu an okuduğum üniversitenin ‘Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı’ndan aldığım bilgiye göre; 2021-2022 yılı içinde ‘Engelsiz Kampüs’ için ayrılan bütçenin 1 milyon 500 bin TL olduğunu ve bu paranın yeni yapılacak olan bir fakültenin ek bina yapım işinde kullanılacağını öğreniyorum. Bütçenin çıkış noktası engelli, ama hizmet gören noktası engelli değil!

Mevcut binada engelliler için hiçbir şey yok!

Benim eğitim gördüğüm fakülte üstünden bütün üniversiteye bakalım:

Engelliye uygun lavabo yok! Engellinin kullanacağı asansör bozuk! Engellinin rahat ulaşabileceği rampa yok! Engelli bir birey, fakülte binasına girebilmek için kampüsün çevresini gezip, ancak ondan sonra yeni binanın içine girebiliyor! Bunun çözümü de, iki tane merdivenden birinin iptalidir. Böylelikle dört eğitim binası ancak birbirine rahat bir şekilde bağlanabilir. Ancak bu da yapılmıyor. Dekanlık binasına ise engelli bireyin girmesi çok zor! Dekanlıkta çalışan üst düzey bir memurun bana söylediği söz aynen şöyle: “Biz her kurum gibi reklam yapmayı seviyoruz. Görünen yerlerde güzel şeyler olsun da diğerleri için pek önemli değil!” Yani, görme engelli bireyler hiç düşünülmemiş. Fakülte bünyesinde faaliyet gösteren ve engellilerin haklarını savunması gereken ‘Engelli Koordinasyonu’ ise rektörlüğün sözünden dışarıya çıkamıyor. Rektörlüğün de üniversitede kaç tane engelli birey olduğunu, bu engellerin neler olduğunu ve bunlar için neler yapılması gerektiğini bildiğini düşünmüyorum.

Görme engelliye Osmanlıcayı görmeden öğretmek!

2020-2021 yılında pandemi sürecinde; pandeminin üniversiteler için büyük bir fırsat olduğunu, öğrenci yok iken, en azından kampüsü engelsiz yapmanın daha rahat olduğunu bizler söyledikçe onlar söylediklerimizi kulak arkası etti ve bütün yatırımları ertelediler. Fiziksel engelle birlikte engelliler için bir diğer sorun ise derslerin engellilere göre olmaması veya muaf edilmemesidir. Görme engelli bir bireyin Osmanlıca’yı öğrenebilmesi çok ama çok zor. Bunun sebebi ise harfleri görememesi ya da öğrenebilmesi için gereken ekipmanların olmamasıdır. Bütün bunlar gelen öğrenciye büyük zorluklar çıkarıyor. Bu konuda yapılması gereken, Yüksek Öğrenim Kurumu’nun (YÖK) engelliyi gözetecek kararlar alması ve uygulamasıdır. Bu hayatta yaptıklarımızın; bohçamıza koyduklarımız, yeri ve zamanı geldiğinde de bu bohçadan yediklerimiz olduğunu unutmayalım. Biz engellileri tarih yargılamaz ama bize yaptıklarınız için tarih sizi sıfatınız ne olursa olsun mutlaka yargılayacaktır. Bunu asla unutmayın!”

Diyarbakırlı Ömer

ÇENGELLİ PANO

Her şey için teşekkürler

Kurumunuzdan aldığım burs ile 2 yıllık üniversite hayatıma maddi olarak ciddi manada katkıları olmuştur. Engelli bireylere kapınızı açmanız gerek manevi gerekse maddi olarak bizlere destek olmanız biz engelli bireyler için oldukça önem arz etmektedir. Her şey için teşekkür ediyorum. İlerleyen dönemlerde eğer bir gün kendi mesleğimi elime alırsam kurumunuza katkım olmasını istiyorum. En büyük hayallerimden bir tanesi bu. Sizin de söylediğiniz gibi “Biz bir aileyiz" sizlere karşı minnettarım, teşekkürler TESYEV. M.A. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Göksun Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı

‘KİTAP VE MEKTUP YOLLAR MISINIZ’

25 yaşındayım, 4 yıl sonra açık cezaevinden ayrılacağım. Samimi, çıkarsız, kadere mahkum arkadaşlar arıyorum. Bu yolda mektup arkadaşı olmak isteyenlerin mektubunu bekliyorum. İbrahim Ergön T Tipi Kapalı C.İ.K. A-5 Koğuşu Kars / Merkez

3 yıldır cezaevindeyim. Daha uzun süre cezam var. Değerli okurlardan mümkünse Türk tarih kitapları ve dini İslam kitapları göndermelerini rica ediyorum ve tüm Kırşehirli hemşerilerime selamlarımı gönderiyorum. Benim gibi yalnız olan arkadaşlardan mektup bekliyorum. Emre Tekten E Tipi K.C.İ.K. E-5 Koğuşu Kırşehir Merkez

4 yıldır cezaevindeyim. Kitap okumayı seviyorum. Okumadığınız kitapları göndermenizi rica ediyorum. Harun Keskin T Tipi Ceza İnfaz Kurumu A-1 Koğuşu Boğazlıyan-Yozgat

Sıradaki haber yükleniyor...
holder