Dünya Bankası'nda engelli ayrımcılığı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

1947’den beri dünya çapında 12 binden fazla kalkınma projesini finanse eden 15.900 kişilik güçlü Dünya Bankası, gelişmekte olan dünyada yoksulluğu kredilerle sona erdirme konusundaki sürekli çabaları için üstün bir üne sahip uluslararası bir kurum. Ancak, Washington merkezli kurum diplomatik dokunulmazlığa sahip olduğu için Amerika çalışma yasalarının uygulanamadığı bir alan olan engelli haklarının bariz ihlalleri nedeniyle ağır ateş altında kaldı.

KİMSEYE HESAP VERMİYOR

Dünya Bankası Engellilik Destek Grubu sözcüsü isminin açıklanmaması koşuluyla IPS’ye (Inter Press Service) konuştu. Bankanın cinsel tacizden en savunmasız engelli personeline karşı kurumsal ayrımcılığa kadar istismarını örtbas etmek için on yıllardır diplomatik dokunulmazlığının arkasında saklandığını söyledi. Dünya Bankası’nın sorumlu tutulabileceği hiçbir ulusal veya uluslararası hesap verebilirlik çerçevesi yok. Ne Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ne de Amerikan Engelli Yasası işe yarıyor.

‘ENGELLİ PERSONELE DAVRANIŞ İÇLER ACISI’

Dünya Bankası’nın kardeş kuruluşu olan Uluslararası Finans Kurumu Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın eski Direktörü Andre Hovaguimian da IPS’ye şunları söylüyor: “Dünya Bankası’nın görev sırasında hastalanan ya da engelli olan personele muamelesi içler acısı olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Görev sırasında hastalanan, bankanın işini yapmak için risk alan personele özen ve saygıyla davranılmalıdır. Bankanın diplomatik dokunulmazlığı artık engellileri taciz etmek için kullanılmamalıdır.”

DIŞLANIYORLAR VE DAMGALANIYORLAR

Dünya Engellilik Raporu çalışmasından ‘engelliler damgalanmaya, ayrımcılığa, eğitim, sağlık hizmetleri gibi işlere ve hizmetlere erişimden dışlanmaya maruz kalıyorlar. Ayrıca kalkınma kazanımlarında engelli olmayan akranlarından sürekli olarak daha az başarılı oluyorlar’ sonucu çıktı.

‘BİZLERE ADALET YOK’

Ayrımcılık suçlamaları, Dünya Bankası’nın Washington’daki yıllık 2021 bahar toplantılarını düzenlediği bir zamanda gündeme geldi. 5 Nisan’da başlayan görüşmeler dün sona erdi. IPS’ye, misilleme ve engelli olarak sağlık sigortalarını kaybetme korkusu nedeniyle yalnızca isimsiz kalmak koşuluyla konuşabileceklerini ifade eden engelli iki eski personelden biri şikayetini şu şekilde dile getirdi: “Cesaretimin kırıldığını, zorbalığa uğradığımı ve istismar edildiğimi hissediyorum. Yaşadıklarımız, en savunmasız ve engelli olanın, düzgün yönetim hesap verebilirlik veya şeffaflık içermeyen bir engellilik programıyla mücadele etmek zorunda olduğu bir davadır. Dünya Bankası’nda engelliler için adalet yoktur. ”

‘KEYFİ YÖNETİLİYOR’

Daha önce engelli olan bir diğer eski personel de, “Sonuna kadar tacize uğradım. Engellilik programı, personel ile paylaşılmayan ancak onlara karşı kullanılan gizli prosedürlerle tamamen keyfi bir şekilde yönetilmektedir” dedi.

TEPKİLERİ SORULDU

Dünya Bankası’na bu konuda resmi tepkileri soruldu. Dünya Bankası sözcüsü IPS’ye şunları söyledi: “Dünya Bankası Grubu, personelimizin ve ailelerinin sağlık ve güvenliğini sağlamaya kararlıdır. Yıllar içindeki faydalarımız, politikalarımız ve geçmiş performansımız bu taahhüdü göstermektedir. Personel ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşıladığımızdan emin olmak için, plandan yararlananlardan ve paydaşlardan girdi alarak, faydalarımızı ve süreçlerimizi düzenli olarak gözden geçiriyoruz.”

‘MÜCADELE ETMEK ZORUNDA KALDIM’

Dünya Bankası hukuk departmanının değerlendirme genel müdürü ve kıdemli danışmanı Sara Gonzalez Flavell, daha ayrıntılı bilgiler sunarak IPS’ye şunları söyledi: “On sekiz aydan fazla bir süredir Dünya Bankası’nda ‘Kendi Kendine Finanse Edilen Engellilik Programı’ kapsamında engelli personeldim. Bu deneyim önemli ölçüde aşağılayıcı ve rahatsız ediciydi. Durumum damgalanmıştı. Bana, banka üst yönetimi çalışanları tarafından kariyerimin ve mesleki itibarımın olumsuz etkileneceği açıklandı.

Engellilik yöneticisi, açıklanan programın gerekliliklerine uygun hareket etmedi. Sağlığıma, endişeme, tedavimi yürüten doktorların tedavi planına, iyileşme sürecine ve işe dönmeme saygı duymadan keyfi kararlar aldı. Engellilik yöneticisinin eylemlerini denetlemesi gereken bankanın insan kaynakları ekibi, sanki sağlığım ve engelliliğim göz ardı edilebilirmiş gibi hareket etti. Beni toplantılara katılmaya zorladılar, beni görüşmeler için hazır bulundurdular. Kuralları yanlış uyguladı hatta hiçe saydılar, işimin etkilenmesine izin vererek pozisyonumu gereksiz ilan etti.

‘DÜŞMANLIKLA KARŞILAŞTIM’

Ben engelliydim. Sağlık sorunlarıma rağmen, finansal çıkarlarımı ve kariyerimi korumak için insan kaynakları ile mücadele etmek ve sağlığımı ve iyileşmemi ciddi şekilde etkileyen suistimali geride bırakmak zorunda kaldım. İşe döndüğümde, geri dönen pek çok engelli personelin başına geldiğini bildiğim gibi, düşmanlık ve misilleme ile karşı karşıya kaldım. Beni dışlamak ve işle yeniden bütünleşmememi sağlamak için her türlü çaba gösterildi.

SİCİLİ ZAYIF

Bu arada Dünya Bankası, özellikle engelliliğe odaklanarak dünyanın en yoksul ve en savunmasız ülkelerini desteklemek üzere IDA19 (Uluslararası Kalkınma Birliği) için 82 milyar dolar topladı. Böyle görünse de bağışçılara ifşa edemediği şey, bankanın kendi engelli kadrosunda çok zayıf bir sicile sahip olması.

ENGELLİ PERSONELDEN ŞİKAYET YAĞIYOR

Son üç yılda Dünya Bankası’nın, engelli ve işçi tazminatı programlarına Dünya Bankası’nın görmezden geldiği rekor sayıda şikayet ve sorun yağdı. Şikayetlerin sayısı öyle çok ki. Hem Dünya Bankası Ombudsmanı’na hem de Dünya Bankası Personel Birliği’ne yapıldı.

Daha sonra şikayet yağmurunu ele almak için ek bir dış danışman tutulmak zorunda kalındı. Dünya Bankası çalışanlarının engelleri ile ilgili kendi maliyetlerini azaltmaya çalışırken, engelli personel zorbalığa uğrayıp taciz edilerek hakları ayaklar altına alınıyor.

HAKSIZLIK MI EDİYORUZ?

Yukarıda okuduğunuz haberin kaynağı Inter Press Service News Agency. Son zamanlarda dünyada benzer örneklerini verdiğimiz engelli hakları ihlallerinin ülkelerin medeniyet seviyeleri ile ilgisi olmadığını umarım görmektesiniz. Ne yazık ki dünyanın her yerinde bu acı istismarlar yaşanıyor. Hem de en büyük kurumlarda ve en özenilen ülkelerde. Bu sebeple ülkemize çoğu zaman haksızlık mı ediyoruz diyorum. Tabii bu her zamanki gibi gördüğümüz yanlışları söylemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder