Engelliler saygı ve iletişim kurmayı bekler

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Engellilik hakkında gerçekten bilmeniz gerekenler neler? Kendiniz engelli değilseniz, engelli bir çocuğunuz yoksa, eşiniz, kardeşiniz ya da engelli bir ebeveyniniz yoksa engelliler ile ilgili konularda ne kadar bilgili, ne kadar güncel bilgilere sahip olmanız beklenebilir? Yıl 2020’de bu soruyu sormak çok üzücü ve utanç verici; sorun devam ettiği için soruyorum: “Sıradan insanlar engellilik hakkında ne bilmeli? Bu konuda kesin cevaplar veya sınırlar yok. Ama hepimiz yıllar geçtikçe daha da öğreniyoruz, düşüncelerimiz gelişiyor. 

Zorluklar bitmiyor 

Bugün herkesin engelliler ve engellilik sorunları hakkında anlaması gereken 5 şey var. Beş madde bu köşeye sığamayacak. Devamını gelecek hafta yine burada okuyabilirsiniz.

1. Birçok farklı engellilik türü var ve hiç kimse bir diğerinden daha iyi veya daha kötü değildir. 

Çeşitli engellilik türleri vardır. Her koşul farklıdır ve farklı yaklaşım gerektirir. Her engel türü kendi içerisindeki tıbbi ve zihinsel zorluklar yanında bir de dışarıdan, diğer insanlar ve uygulamalar tarafından engellerle kuşatılıyor. Engellilerin ortak yönleri çoktur. Bu arada, bilişsel bozuklukları olanların genellikle daha az yetenekli ve daha fazla denetime ihtiyacı olduğu varsayılır. Öğrenme engelliler ve daha az görünür engelliler toplumda geçmişe göre çok daha fazla kabul görüyor. Ancak insanların kendi iç kötülüklerinden kaynaklansa gerek, bu kardeşlerimizden daha sık şüphe edilir ya da durumlarını abarttıkları vurgulanır. Halkın zihinsel engelli damgalamasıyla mücadele çabaları artıyor. Buna rağmen zihinsel hastalığı olanlar, engelliler arasında en çok korkulan ve hor görülenler.

İnsan haysiyeti tartışılmaz 

Varsayımlara göre yaşamamak ve bunlara direnmek önemli. Değeri kendinden menkul birinin çıkıp, “Tekerlekli sandalyedesiniz ama en azından beyninizde yanlış bir şey yok” demesi engelli kardeşlerimiz için kabul görmeyi, eşitliği ya da adaleti yansıtmıyor.

Hayatta savunduğum bazı değerler var ve bunların başında şu gelir: “İnsan haysiyeti tartışılmaz.” Hepimiz aynıyız. Kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Birimiz zayıfız, birimiz şişman, birimizin saçı çok, birimizin çok saçı var, birimizin bir uzvu eksik, birimizin değil.

2. Herhangi bir engeli olana her zaman saygı gösterilmeli. 

Fiziksel ve hareket bozukluğu olanlar, iyi bastonlara, tekerlekli sandalyelere ve her şeyden önce engelsiz evlere ve mahallelere ihtiyaç duyarlar. Bazılarının günlük kişisel bakım görevlerini yerine getirmek için yardıma ihtiyacı vardır.

Görme ve işitme engelliler, konuşmayanlar, hayata entegre olmak, gezmek, iletişim kurmak, duymak için bazı cihazlara ve en önemlisi engelsiz insanların anlayış ve sabrına ihtiyaç duyarlar. Zihinsel ve gelişimsel engelli insanların yanı sıra travmatik beyin yaralanmaları ve benzer rahatsızlıkları olanlar, çeşitli destek hizmetlerine ulaşmak ve başkaları tarafından kontrol edilmeden yaşamak ister.

Öğrenme güçlüğü çekenler, en iyi şekilde destek görmek ister. Kronik hastalığı veya ağrısı olanlar, anlaşılmaya ve ağrı biliminin desteğine ihtiyaç duyar.

İletişim en önemlisi 

Birçok engelli ve yaknının belirttiği gibi, “Bir beden herkese uymuyor.” Ancak en önemlisi, farklı engeller, farklı insan haklarını, saygı standartlarını ve temel öncelikleri gerektiriyor.

  • Engellilik türü ve derecesi ne olursa olsun iletişim kurun.
  • Saygısızlık, hakaret, fiziksel ve duygusal istismar, engellilik türü ve derecesi ne olursa olsun hiçbir koşulda kabul edilemez.
  • Engelliliğin türü ve derecesine bakılmaksızın, herkes kendi başına veya yardımla kişisel kontrol hakkını elinde tutar. Son olarak, engellilerin ihtiyaç duydukları destek ne ve ne kadar olursa olsun yetkililer ve yöneticiler gözünü açık tutmalı. Bu konu kimse tarafından kötüye kullanılmamalı.

3. Engellilerin hayatı zor olabilir. Ama engelsiz bireylerin kafasında canlandırdığı gibi korkunç değildir. 

Çoğu engelli, doğrudan ve dolaylı olarak engelleriyle ilgili zorlukla karşılaşır. Birçok engelli, bu zorlukların engellerinden değil, diğer kişiler ve yaşadıkları ortamdan geldiğini vurgular. Engelliler çalışmak zorunda ama çoğu gereksiz baskı görüyor. Herkes engellilere karşı nasıl davranması gerektiğini öğrenip onların yaşadıkları zorluklarını azaltmaya yardımcı olabilir.

Taşın altına elinizi koyun 

Sosyal medyada çok yeniyim ama paylaşılanlar çok tuhaf geliyor. İnanın, engellilerin güçlükleri sizlerin paylaştığınız aforizmaları okuduğunda hafifleyecek kadar ‘hafif’ değil dostlar. Bu tip paylaşımlarla engellilerin ‘engellendiği’ kanaatindeyim.

Paylaşımınız şahane ama paylaşılan her güzel söz kadar, ‘Taşın altına konan el’ olsa engellilerin dünyası çok daha kolay ve erişilebilir olur. Engellilik tek, tanımlanabilir bir deneyim değildir ve engelliler kimsenin deneyimi için burada değil.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder