Engellilikte son şehir tabusu

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bugünkü hikayemin kahramanı Simon Maynard... Londra’da King&Spalding adlı şirketin ortağı bir avukat. Genç ve son derece yakışıklı bir avukat olan Simon Maynard’a hayatını değiştiren bir teşhis konuluyor. O da bunun sonucunda hayatının gerçekten değişmesi gerektiğine karar veriyor. Maynard’ın hikayesinin bazı kısımlarını kendi ağzından dinlediğim röportajından alıntılar yaparak aktarmak istiyorum:

Finans dünyasındaki çoğu insana ‘stoma’ kelimesinin ne anlama geldiğini sorarsanız, bunun bir dönem cetvelinde bulunan kısaltma veya yeni bir tür egzotik bağ olduğu cevabını bekleyebilirsiniz. Aslında stoma, üzerine ostomi torbası taktığınız ince bağırsağın karından dışarı çıkan bir bölümü. Stomanın ne anlama geldiğini artık biliyorum. Henüz 35 yaşındayken, bu yılın başlarında bağırsak kanseri tedavisinden sonra kalıcı bir ostomi torbam var bundan böyle. Deneyimlerim, kurumsal dünyadaki tabu olan engellilikle ilgili olarak daha fazlasını yapmamız gerektiğini anlamamı sağladı.

Çok az kişi farkında

Evet, günümüzde birçok insan sakatlık, kronik hastalıklar, mental rahatsızlıklar ile kendi köşelerinde sessizce yaşıyor. Gün geçmiyor ki ani bir ölüm haberi okumayalım. Gün geçmiyor ki sessizce bir ölüme şahit olmayalım ve ardından o ölümün kronik bir hastalıktan kaynaklandığını öğrenmeyelim. Ve çok az kişi bu durumunun farkında.

Geri kalmamak önemli

Tekrar Simon Maynard’a kulak verelim:

Çalışma yaşındaki yetişkinlerin neredeyse yüzde 20’si engelli. Bunu iş yeriniz bağlamında düşünün. İş arkadaşlarınızın beşte biri engelli mi? Ofislerinizin muhtemelen erişilebilir girişleri ve tuvaletleri vardır. Ama şimdiye kadar kaç kişinin bunları kullandığını gördünüz? Bazı engelli meslektaşımın evden çalışmayı çok daha kolay bulması muhtemel. Engellilerin COVID-19 sonrası kurumsal dünyada, esnek çalışma ortamından fiziksel ve zihinsel olarak geride kalmamaları çok önemli. Çünkü engellilerle ilgili, ‘Nasıl algılanacağım, bunun kariyerim üzerinde nasıl bir etkisi olacak gibi’ bir damgalama var.

Engelliler daha mı az üretiyor?

Bir araştırma şirketinin sonucuna göre; insanların üçte birinin engellileri engelli olmayanlara göre daha az üretken olarak gördüğü tespit edildi ve ne yazık ki aynı sonuçlarda bu endişelerin haklı olabileceği öne sürüldü.

‘Bir gecede hayatım değişti’

Simon da bu endişelerle boğuştuğunu dile getiriyor ve şöyle devam ediyor:

Aralık 2019’da eşim ve ben, aile olarak ilk Noel’imize hazırlanıyorduk (ilk çocuğumuz mart ayında doğmuştu). Bağırsak kanseri teşhisi konulduğunda kutlamalarımız penceresiz bir odada aniden sona erdi. 2020’ye sadece birkaç gün kala ameliyat oldum. Sadece bağırsak ameliyatı değildi. Yani tüm kolon ve rektumun çıkarılması gerekti. Artık halk arasında ‘Barbie poposu’ olarak bilinen bir şeye sahibim. Ve atıklarınızın bir yere gitmesi gerektiğinde bir ostomi torbam var. Bir gecede formda ve sağlam vücuttan kalıcı bir sakatlığa geçtim.

Şanslı olduğunu fark ediyor

İşte bu nokta Simon’ın hayatının dönüm noktası oluyor. Hastanedeyken, bir deri bir kemik kalmış şekilde ve oğlunu bile göremediği günlerde, kim olduğunu, yaşadıklarının ne anlama geldiğini düşünmeye başlıyor. Bu kargaşada, kendisine yardımcı olacak güçlü bir destek ağına, harika bir ortağa, sevgi dolu bir aileye, destekleyici arkadaşlara ve meslektaşlara sahip olduğu için ne kadar şanslı olduğunun da farkına varıyor.

Bu dönemde medyada okudukları da Simon’ı son derece etkiliyor. Haziran ayında, İngiltere’nin kuzeyinde bir adam, (Simon ile yaşıt) kalıcı bir ostomi torbası ve hayat kurtaracak bir ameliyatı reddediyor. Sonra adama ölme hakkı veriliyor. Ayrıca geçen yıl Amerika’da 10 yaşındaki bir çocuğun, kolostomi torbası yüzünden akranları tarafından zorbalıkla karşı karşı kaldığı ve intihar ettiği bildiriliyor.

‘Ben buradayım’ demeliyiz

Ve Simon tüm bunların ardından attığı muhteşem adımları ise şöyle özetliyor:

Hastalık ve engelliliğin damgalanma ve ruh sağlığını etkileme sonuçları ortada. Ayrıca kaç lider, yargı mensubu veya üst düzey devlet memuru açıkça engelli? Birkaçı zihinsel sağlıklarıyla ilgili zorluklardan bahsediyor, ancak birçoğu konuşurlarsa ne olacağı korkusuyla çok sessiz kalıyor. Özellikle hukuk mesleğinde; birçok hukuk firması çeşitliliği artırmak için kamusal taahhütlerde bulunuyor, fakat engellilikten nadiren bahsediliyor. Oysa desteğe olan ihtiyacımız diğerlerinden hiç de daha az değil. Küçük adımlarla başladım. King&Spalding firmamda; gerektiğinde destek sağlamak ve tüm çalışanlara firmanın bu çeşitliliğe en az diğerleri kadar değer verdiğini ve desteklediğini göstermek için bir akıl sağlığı ve engelliler ağı kurduk. Başkalarını da aynısını yapmaya teşvik ediyorum. Ve yukarıdan aşağıya, ideal olarak genç meslektaşlarımız için rol model olarak hareket eden, uygun personel ile şeffaflık ve dürüstlük kültürünü teşvik etmek ilk hedefimiz. Bazen insanların ayağa kalkıp ‘Bu benim. İşte buradayım. Ostomi torbası ve diğerleri benim’ demesi gerekir.

Çengelli pano

‘Yardımınıza ihtiyacım var’

Bu mektubu size komşum adına yazıyorum. Kendisi 70 yaşında kanser hastası, gözleri görmeyen, tansiyon ve panik atak hastalıklarından dolayı çok sıkıntısı var. Onun sözlerini size aktarıyorum: “Dünyada yapayalnız, kimsesi olmayan biriyim. Çocuklarımı, eşimi kaybettim. Şimdi ev sahibi ‘evden çık’ diyor. Ben hastayım, yaşlıyım, ölmek istiyorum. Elektrik, su yok, hepsini kestiler. Açım, susuzum ve ağlamaktan yoruldum, kimse beni görmedi duymadı. Allah’a yalvardım ‘al beni’ diye. Sokakta mı dileneyim, bu yaştan sonra hırsız mı olayım? Bana yardım edin. İyi insanların merhametine ihtiyacım var. Para yoksa yaşamak haram. Çaresizlik zor ben nereye gideyim.” (İsim ve adres bizde saklı) Not: İlgilenenler 0212 238 71 91 no’lu telefondan bizi arayabilir.

‘Kitap ve mektup bekliyoruz’

  • 38 yaşındayım. Zamanın çoğunu kitap okuyarak geçiriyorum. 10 yıl daha cezam var. Okurlardan roman, dini kitap, aşk, şiir kitapları, İngilizce, Almanca, Rusça kitapları istiyorum. Dostane yazışacak, paylaşacak, dertleşecek ve dostluğa önem verenlerin mektuplarını bekliyorum. İsmail Keklikci Metris 2 no’lu T Tipi Kapalı Cezaevi A-13 Koğuşu Metris / İstanbul
  • Üç yıldır hükümlüyüm. 18 yıl daha cezam var. 30 yaşındayım, 2 çocuğum ve yaşlı annemden başka kimsem yok, çok yalnızım. Hayırsever büyüklerimizden yardım ve kitap rica ediyorum. Hüseyin Koç M Tipi Kapalı C.İ.K. Koğuş D.4 Ödemiş / İzmir

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder