Yine Almanya...

23 Kasım 2015, Pazartesi 19:00
AA

Son zamanlarda yazılarımın bir bölümünde Almanya’daki engelliler sporu ve orada yapılanlarla ilgili bilgiler vermeye çalışıyorum. Bu da çok doğal! 35 senedir Almanya’da yaşayan, orada spor çevrelerinde Federal Alman Spor Teşkilatı’nda, Engelliler Spor Teşkilatı’nda fahri görevler alan biri olarak öğrendiklerimin çoğunu bu ülkedeki birikimlere borçluyum.

Bazı branşlarda öndeyiz

Daha önce de yazdık, her zaman söylüyoruz. Alman Engelliler Spor Federasyonu 1948 yılında kurulmuş, bizimki ise 1990’da. Bugünkü sportif gelişmelere bakarsak, tekerlekli sandalye basketbolu, atıcılık, halter gibi branşlarda Almanya’yı geçmiş durumdayız. Ve unutmamak gerekir ki, goalball, tekerlekli sandalye tenisi, tekerlekli sandalye masa tenisi, tekerlekli sandalye basketbolu gibi branşlar ülkemizde Alman hocaların önderliğinde başlatıldı veya gelişti. Yine her zaman söylediğimiz gibi bu başarılarımız bir avuç yetenekli engelli sporcu ve onları yetiştiren, eğiten antrenörleri sayesinde.

Amaç ülkemizin adını duyurmak olmalı

Son yıllarda devletimizin engelli sporlarına verdiği destek asla inkar edilemez. Tabii ki aradaki 42 senelik farkı 10-15 senede kapatmak mümkün değil. Ama üzülerek hâlâ gördüğümüz şu ki, ülkemizde engelliler sporu bir sistem çerçevesinde gelişmiyor. Bir federasyona bir başkan geldiğinde, o zamanki spor bakanı ve devlet kurumları ile arası iyi ise daha fazla maddi destek alıyor. Değilse yolu kesilmeye çalışıyor. Bunun örneklerini 17 senede pek çok kez gördük. Önemli olan gelenin kim olduğuna bakılmaksızın, engelliler sporuna gönül vermiş federasyonlarda görev yapan insanlara daha fazla destek olmak ve böylece ülkemizin adını dünyada daha fazla duyurmak. İnşallah bir gün onu da anlayacağız.


Viko’dan çocuklara yardım için örnek adım


Sürdürülebilir, Aydınlık Bir Gelecek’ yaklaşımıyla birçok sosyal sorumluluk projesi yürüten VİKO, çalışanlarından oluşan Aydınlık Toplum Gönüllüleri’ni bu projelerine dahil ederek en fazla etkiyi sağlamayı amaçlıyor. 17 yıldır toplum yararına çok sayıda proje gerçekleştiren kuruluş, hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projelerini, çalışanlarından oluşan Aydınlık Toplum Gönüllüleri ile birlikte yürütüyor. VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, ışığa muhtaç sosyal konulara aydınlık katmaya çalışıyor. Aydınlık Toplum Gönüllüleri’nin yer aldığı son proje ise ‘Steptember.’ Bu kapsamda gönüllülerin kurduğu takımlar, eylül ayı boyunca günde 10 bin adım atma hedefiyle birlikte Cerebral Palsy’li (duruşu ve hareketleri etkileyen fiziksel bir engellilik durumu) çocuklar için 12 bin TL bağış topladılar.

Adım atarak farkındalık yarattılar


‘Steptember’, tüm dünyada eş zamanlı olarak yürütülen bir sosyal sorumluluk projesi ve İngilizce september (eylül) ve step (adım) kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. Amacı ise, Cerebral Palsy hastası çocukların varlığına ve ihtiyaç duydukları desteğe dair toplumda farkındalık yaratmak. Projeye destek olan gönüllüler, ‘Steptember’ projesi kapsamında eylül ayını çok yoğun geçirdi. ‘Işığa muhtaç her sosyal konuda, tüm gönlümüzle aydınlatmak için varız’ sloganını benimseyen VİKO Aydınlık Toplum Gönüllüleri, proje kapsamında kurdukları 8 takımın elde ettiği 12 bin TL bağışla Cerebral Palsy’li çocukların tedavilerine, eylül ayı boyunca günde 10 bin hedefi koyarak attıkları yaklaşık 5 milyon adımla da bireysel sağlıklarına katkı sağladılar. www.viko.com.tr

ÇENGELLİ PANO

‘Yardım elinizi uzatın’

9 nüfuslu bir ailem var. Ortopedik engelleyim, çalışamıyorum. İki çocuğum zihinsel engelli, 4 çocuğum verem tedavisi oldu. Şimdilerde de alerjik astım için tedavi görüyorlar. Oturduğumuz ev bodrum katı ve rutubet var. Isınmak için kömür sobası kullanıyoruz, bu da çocukları etkiliyor. Maddi sıkıntılar yüzünden yeni bir eve taşınmak zor. Devlet büyüklerine pek çok kez başvurdum ama olumlu sonuç alamadım. Bana ev konusunda yardımcı olacak duyarlı ve yardımsever kişilerden yardım bekliyorum. Çocuklarımın ve benim hastalıklarımla ilgili her türlü raporumuz mevcut. Allah rızası için çocuklarım için bana yardımcı olun. Cemal Çakmak/ İstanbul cemocan76@gmail.com Tel: 0532 687 19 76

‘Zor günler geçiriyorum’

3,5 yıldır cezaevindeyim. Ben çocuk yuvalarında büyüdüm. 65 yaşında annem var, başka kimsem yok. Maddi sıkıntılar yüzünden cezaevinde zor günler geçiriyorum. 19 ay cezam var. Herkesten yardım rica ediyorum. Hüseyin Sarıkaya Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumu

‘Boncuk işi yapıyorum’

1 seneyi aşkın süredir cezaevindeyim. 10 sene cezam var. Burada zamanımı kitap okuyarak ve boncuk işleri yaparak geçiriyorum. Boncuk şablonu olarak anahtarlık, çakmak, cüzdan istiyorum. Şablonun her türlüsü olabilir. Ayrıca okumak için her türden kitap yollarsanız sevinirim. Mehmet Sakin E Tipi kapalı cezaevi D-8 Koğuşu Nilüfer/ Bursa

‘Hiç gelirim yok’


Şeytana uydum, bir hata yaptım, 10 yıl ceza aldım. 1 yıldır buradayım. Hiçbir maddi gelirim yok. Siz okurlardan M beden eşofman takımı, 42 numara spor ayakkabı rica ediyorum. Tarık Yongaç 2 no’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu D/ 3 Koğuşu / Tekirdağ

‘Avukata ihtiyacım var’

19 aydır cezaevindeyim. Allah’a çok şükürler olsun yüz kızartıcı bir suçtan yatmıyorum. Tek bir dosyam var, o da Yargıtay’da. Yargıtay’daki dosyamla ilgilenmesi için bana bir avukat gerekiyor. Yardımseverlerden rica ediyorum. Ayrıca maddi ve manevi destek vermenizi istiyorum. Mektuplarınızı bekliyorum. Cemil Ramazan M Tipi Kapalı Cezaevi C-3 Koğuşu/ Bilecik

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.