Kadın sağlığında doğru bilinen yanlışlar

01 Ocak 2019, Salı 10:36
AA

Biz kadınlar olarak ergenlik çağından itibaren, gebelik, annelik ve menopozda kadın sağlığı ile bazı şikâyetlerle karşılaşıyoruz. Aklımıza gelen soruların cevaplarını bazen arkadaşlarımızdan, yakınlarımızdan almaya çalışıyoruz. Ancak kulaktan dolma bilgiler bizi zaman zaman doğru bilinen yanlışlara yani efsanelere maruz bırakıyor. Oysa duyduğumuz her efsanenin aslında bir gerçeği var. Bu soruları en doğru şekilde öğrenmenin yolu konuyu uzmanına danışmak. Ben de en çok merak edilen soruları Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Engin Oral’a sordum.

Türkiye’de korunma amaçlı olarak hangi yöntemler kullanılıyor?

Türkiye’de maalesef en yaygın kullanılan yöntem geri çekme de denen dışarı boşalmadır. Ardından takvim yöntemi, kondom, spiral ve doğum kontrol hapı gelmektedir. Tüplerin bağlanması çok az uygulanmaktadır. Geri çekmede %20-30 oranında korumaz yani yüksek gebelik riski taşır. Oysa modern doğum kontrol yöntemleri olan doğum kontrol hapları ve spiral yani rahim içi araçlarla koruma %98-99 kadar yüksektir. Ayrıca geri çekme yöntemi cinsel hayatı olumsuz etkiler; bu nedenlerle geri çekme yöntemini tavsiye etmiyoruz.

Doğum kontrol hapları ülkemizde niçin gelişmiş ülkelerden daha az kullanılıyor?

Temel neden yanlış inanışlar yani efsaneler ve bilgi eksikliği… Hapların içeriğindeki hormon domatesteki hormonla karıştırılıyor. Doğum kontrol haplarında iki ana madde olan östrojen ve progesteron kadının doğal olarak vücudunda bulunan östrojen ve progesterondur. Ayrıca kadınlarımız doğum kontrol haplarının kısırlık yapmasından, kilo aldırmasından, hatta kanser yapmasından korkuyor.

Birincisi doğum kontrol hapları hiçbir şekilde kısırlık yapmaz, kadının üreme kapasitesini azaltmaz. Hatta doğum kontrol haplarını polistik over, çikolata kisti gibi çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanmakta ve tedavi edici etkilerinden faydalanmaktayız. Ancak bu hastalıkların yumurtalıklar üzerindeki olumsuz etkisi maalesef doğum kontrol haplarına yüklenmektedir.

İkincisi kanser konusu. Doğum kontrol hapları uzun yıllardır kullanılan haplardır ve kanser ile ilişkili olduğu kanıtlanamamıştır. Uzun yıllar meme kanseri ile ilişkili olduğu düşünülmüştür ama çalışmalarda meme kanserini artırdığı gösterilmemiştir. Aksine doğum kontrol hapları en önemli 3 kanser olan yumurtalık, rahim ve kalın bağırsak kanserlerini azaltmaktadır.

Günümüzde kullanılan yeni doğum kontrol hapları su tutulumuna neden olmamakta ve kilo aldırmamaktadır. Doktorunuza bu konuda da danışabilirsiniz.

Doğum kontrol haplarının korunma dışında ek faydaları var mı?

Korumaya ek olarak adetleri düzenler, kanama miktarını azaltarak kansızlığı engeller, adet ağrısını azaltır, kemikleri destekler, kistik meme hastalıklarını önler, yumurtalık kistleri ve çikolata kisti gelişme riskini azaltır. Bahsettiğim gibi yumurtalık, rahim ve bağırsak kanserlerini azaltırlar. Ayrıca tüylenme ve sivilce tedavisinde, adet öncesi gerginliği azaltılmasında da tedavi amacıyla kullanılırlar.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılmalı?

Günümüzde kullanım süresine bağlı olarak iki türlü doğum kontrol hapı var. Birincisi 21 gün kullanım, 7 gün ara şeklinde; ikincisi ise 28 gün devamlı kullanım şeklinde. Haplara adetin 1. veya 2. günü başlanmasını öneriyoruz. Hapa başlarken ilk 7 gün kondom gibi ek bir yöntem uygulanır, 7. günden sonra korunma yüksek düzeydedir. Sadece hap almayı unutmamanız gerekir. Bir gün unutursanız ertesi gün 2 hapı birden almanız lazım ama bir ayda iki defa üst üste unutursanız o ay ek bir yöntemle mesela kondomla korunmak gerekir. Hapı her gün aynı saatte almanız unutmanızı engeller.

Diğer bir efsane doğum kontrol hapı kullanımına birkaç yılda bir, birkaç ay ara verilmesi. Ara vermeye gerek yok. Hem gebe kalma riski olur hem de ilk aylarda olabilen yan etkiler yani 3-4 ay içinde geçen baş ağrısı, mide bulantısı, şişkinlik, ödem, ruh hali değişikliği gibi etkiler görülebilir. Bunlar sürerse doktorunuz ilgili şikayete göre hapınızı değiştirir ve korunma devam eder. Sonuç olarak, doğum kontrol hapı kullanmaya engeli olmayan kadınlar menopoza yani 48-49 yaşına kadar rahatlıkla kullanabilir.

3 YENİ MESAJ

Parkinson hastalarını takip edecek

Yeni geliştirilen tırnak sensörü, gün içinde eldeki hareketliliği ölçerek Parkinson hastalarında tedavi sürecinin takip edilmesine katkı sunacak.

Unutkanlık tarihe mi karışıyor?

Bilim adamları unutkanlığı engelleyebilecek bir protein buldu. Yaşlı insanlara dışarıdan verilecek bu proteinle gençler kadar kuvvetli bir hafızaya sahip olması bekleniyor.

Kalp krizi riskini tahmin eden biyosensör  

Geliştirilen elektrokimyasal biyosensör, kalp kasında meydana gelen hasarlar sonrasında kan dolaşımına salınan ve kalp krizini tetikleyecek troponin değerlerini anlık ve yüksek seçicilikle tespit edecek.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

-Vücudumuzun C vitaminini kendisinin üretip depolayamadığını, bu yüzden günlük olarak dışarıdan almamız gerektiğini,

-C vitamini, D vitamini ve çinkonun bir arada kullanıldığında birbirlerini tamamlayıcı etki gösterdiklerini

-Ginseng’in konsantrasyonu arttırarak zihinsel performansı arttırmasının yanı sıra fiziksel performansı da iyileştirdiğini,

-K2 vitamini damarlarda biriken kalsiyumun kemiklere çekilmesini sağlayarak kemik eklem sağlığını ve kalp damar sağlığını korumaya yardımcı olduğunu,

-4. jenerasyon folat formundaki folik asit destekleri, folik asitin aktif formu olduğu için vücutta dönüşüme uğramaya gerek duymaz ve yararlanımı daha yüksek olduğunu biliyor musunuz?



Sıradaki haber yükleniyor...