Aldatan eşin sevgilisinden tazminat istenebilir mi?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Zina sebebiyle boşanma ve aldatan eşin sevgilisinden tazminat konularında, bu hafta Sayın Av. Begüm TEKİN ile konuştuk. Kendisine sorduğumuz soruları, olabildiğince basit bir dille cevaplamaya çalıştı. Bakalım Sayın Tekin ne gibi bilgiler vermiş:

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu yakınlarda "Aldatan eşin sevgilisinden manevi tazminat istenemez" şeklinde bir karar verdi. Bu karardan yola çıkarsak;

Hukuken zina nedir ve aile hukukundaki önemi nedir sorusuyla başlayayım.

En basit haliyle zina, evli bir şahsın, karşı cinsten olan üçüncü bir kişiyle cinsel ilişki yaşamasıdır.

Zina hukukumuzda bir boşanma sebebidir. Boşanmanın yasada sınırlı sayıda bulunan özel sebeplerinden biridir ve Türk Medeni Kanunu madde 161’de düzenlenmiştir.

Peki evli olan kişinin yapmış olduğu zina fiilinde üçüncü şahsın yani zina yapılan kişinin, aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğu var mıdır?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu konuda birbirinden farklı iki karara imza attı. Birinci kararda, “Aldatılan eş, zinaya katılan kişiye karşı manevi tazminat davası açabilir” denirken ikinci karar dava açılamayacağı yönünde çıktı. Bunun üzerine farklı içtihatlar sonucunda son sözü söylemek Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kuruluna düştü. YİBK aldatılan eşin zinaya katılan üçüncü kişiye karşı manevi tazminat davası açmaya hakkı olmadığına karar verdi.

Bu kararın bağlayıcılığı nedir?

Yargıtay’ın son içtihadı birleştirme kararı tıpkı kanunlar gibi bağlayıcıdır.

Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre de bu içtihadı birleştirme kararı hukuken doğrudur. Ülkemizde 1994 yılından beri zina suç olmaktan kalkmış olup Hukukumuzda zinayı suç sayan yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Zina sadece yasaya göre özel bir boşanma sebebidir. Zina yapan eşin manevi tazminat sorumluluğu vardır. Ancak zinada ki üçüncü kişinin aldatılan eşe karşı manevi tazminat sorumluluğu ile ilgili bir yasal düzenleme söz konusu değildir.

Peki bu kararın hukuki dayanağı nedir?

Öncelikle evlilikteki sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır. Üçüncü kişinin size karşı bir sadakat yükümlülüğü olmadığı için bu yükümlülüğü ihlal etmesi de söz konusu olamaz.

Zina bir haksız fiil de değildir. Yani hukuka aykırılık söz konusu değildir.

Gelinen noktada insanlar aldatılma gibi manevi olarak oldukça ağır ve yıpratıcı bir durumla karşı karşıya kaldıklarında hukukun kendilerini yeterince korumadığını düşünüyor olabilirler. Bu konuda fikirleriniz neler?

Durum o şekilde değil. Boşanma nedeniyle mal rejimi tasfiyesinde bazı hallerde kusurlu eşin pay oranının azaltılması hatta kaldırılması dahi mümkündür. Bu hallerden biri eşlerden birinin zina yapmış olmasıdır. Bu halde hâkim hakkaniyet gereği kusurlu eşin pay oranının azaltılmasına yahut tamamen kaldırılmasına ve kusurlu eşin mal paylaşımı sonucunda ortaya çıkacak paydan mahrum edilmesine karar verebilir.

Burada önemli olan boşanma kararının zina özel sebebine dayanarak verilmiş olmasıdır. Sonuç itibariyle, aldatan eşin, aldattığı eşe maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesinin dışında mal paylaşımı sırasında ortaya çıkacak payından da mahrum kalması ihtimali vardır. Yani hukuk sisteminin aldatılan eşi hiç korumadığını söyleyemeyiz.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder