Araç değer kaybı - 1

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Henüz yeni çıkmış kitabım olan, “SORULARLA ARAÇ DEĞER KAYBI(Mayıs – 2017, Aristo Yayınevi) isimli kitaptan bazı bilgiler paylaşacağım sizlerle.

Kitabı değerli dostum Av. Erdost Balcı ve yine değerli meslektaşım olan, aynı zamanda Sigorta Tahkim Kurulu Hakemliği yapan İsmet Demirağ ile birlikte yazdık. Saygıdeğer büyüğümüz Çelik Ahmet Çelik de bizleri kırmayıp, kitaba bir önsöz ekleyerek eserimizi şereflendirmiş oldu. 

50 sorudan oluşan kitapta, konuya dair aklımıza gelen her şeyi, karar ve dilekçe örnekleri ile birlikte sizlerle paylaşmaya çalıştık.

Şimdi, bu kitaptan bazı bilgiler paylaşmak isterim sizlerle. 

En baştan başlayalım efendim, köşemizin yetmediği yerde sonraki haftalarda devam edeceğiz.

Araç Değer Kaybı Nedir?

Kazaya karışan aracın, kazadan önceki ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki düşüş farkına “araç değer kaybı” denir.  

Kazalı araç, en iyi şekilde orijinal parça ile aslına uygun olarak tamir edilmiş olsa bile ikinci el piyasa değerinde bir düşüş olacaktır ve bu düşüşten kaynaklanan zarar pek çok kişi tarafından bilinmese de tazmin edilebilir.

Her araç esasen trafiği çıktığı andan itibaren kaza yapmasa dahi modelinin eskimesi, parçalarının yıpranması, kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle doğal bir düşüş süreci içerisindedir. Değer kaybı kalemi ise, kaza sonucu araçta meydana gelen ani düşüşün tazminine yönelik bir zarar kalemidir. 

Kimlerden Talep Edilebilir?

Araç değer kaybı, kazaya karışan diğer araç sahibinden talep edilebileceği gibi, aracı kullanan şoför ise, aracı işleten teşebbüsten ve karşı tarafın trafik sigortasından talep edilebilir. Eğer poliçede teminat altına alınmış ise, kasko sigortasını yapan şirkete de başvuru yapılabilecektir.

Genellikle en kolay ve hızlı yol, karşı tarafın trafik sigortasına başvurmaktır.

Ne Kadar Süre İçerisinde Talep Edilebilir?

Hem Karayolları Trafik Kanunu hem Borçlar Kanunu’na göre, araç değer kaybı için zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. Eğer karşı taraf aracı kazaya karışıp hemen kaçmış ise, bu tarz durumlarda tazminat yükümlüsü daha sonra öğrenilebildiği için, zamanaşımı da öğrenme tarihinden başlayacaktır. Ancak öğrenme tarihi daha sonra olsa dahi, her durumda kaza tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde zarar talep edilmiş olmalıdır.

Gerçi, hem Borçlar Kanunu hem de Karayolları Trafik Kanunu’nda, eğer olay cezayı gerektiren bir fiilden doğar ise bu durumda TCK’da suç için belirlenen ceza zamanaşımı dikkate alınır denmesi, trafik kazalarının aynı zamanda suç teşkil edip etmeyeceğini gündeme getirebilir.

Eğer, her trafik kazasına karışan kusurlunun, aynı zamanda TCK kapsamında “trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçu” işlediğini ele alırsak, zamanaşımı 8 yıla çıkacaktır diye savunabiliriz. Bu durumda, zarar gören, zarar ve tazminat yükümlüsünü (çoğu zaman kaza tarihinde bu ikisi de öğrenilmektedir) öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl değil, 8 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talepte bulunabilecektir.


*** Bir sonraki yazımda, araç değer kaybı hakkında merak edilen diğer sorunları ele alacağım.





 

Yazarlarımızdan

04 Haziran 2020, Perşembe 07:33
04 Haziran 2020, Perşembe 07:19
04 Haziran 2020, Perşembe 07:12
Sıradaki haber yükleniyor...
holder