Konkordato nedir? - 2

12 Şubat 2019, Salı 09:10
AA

Geçen hafta Av. M. Ufuk Tekin ile konkordato konusunu konuşmuştuk. Bu hafta da müsaadenizle aynı konuya devam ediyoruz efendim.

Ufuk Bey bir önceki yazıda, halkın ve piyasaların bakış açısında dair görüşlerinizi öğrendik. Peki konkordato başvurusu yapacak olan firmalara neler tavsiye edersiniz?

Aslında zor durumda olan ve konkordato başvurusu yapması gereken pek çok firma piyasanın ve insanların bu önyargılarından dolayı konkordato yoluna gitmeyip mevcut sıkıntılara göğüs germeye çalışıyor ve bunların çoğu geri istenen krediler, arkası yazılan çekler ve süreç içinde aktiflerinin haczedilmesi sebebiyle iflasa sürükleniyor. Bu sebeple ilk tavsiyem firmaların ekonomik durumlarını ve ekonominin gidişatını soğuk kanlılıkla tahlil edip yakın gelecekte iflasa sürüklenebileceklerine dair kaygı duyuyorlarsa konkordatoya başvurmayı şimdiden düşünmeleri, bunu araştırmaları ve hazırlıklara başlamaları olur. Çünkü konkordato süreci hassas ve sancılı bir süreç. Bu süreci mümkün olan en az stresle atlatmak için doğru bir ön hazırlık çalışması yapılması lazım. Maalesef aslında kurtulabilecek durumda olan birçok firma konkordato başvurusunu alelacele ve hatalı bir şekilde yaptığı için konkordato talepleri ya hemen başlangıçta ya da geçici mühlet kararından kısa süre sonra reddediliyor ve iflaslarına karar veriliyor. O yüzden bu iş için makul bir hazırlık süreci gerektiğini hesaba katarak önceden bu ihtiyacı tespit edip ona göre iyi bir hazırlık yapmaları lazım. Bunun için de mutlaka bu konuya vakıf bir avukat, mali müşavir ve finansçıyla çalışmalılar.

Konkordato sürecini doğru yürütmek de en az bunun kadar önemli bir konu. Konkordato kararı almış olan firma öncelikle çalışanlarına ve sonra da alacaklılara ve müşterilerine karşı şeffaf olmalı, bu süreç hakkında onları bilgilendirmeli, personelini de gerekirse eğitmelidir. Ayrıca konkordato komiserleriyle ve mahkemeyle doğru bir ilişki kurmalı, bunun bir ekip işi olduğunu unutmamalı, onlara karşı her zaman dürüst olmalıdır.  

Neticede konkordato iyi niyetli olan, bilinçli, soğuk kanlı ve planlı hareket eden bir borçlu için yasanın sağladığı bir olanaktır. Bu olanak doğru kullanıldığında borçlu firma hem iflastan kurtulmuş ve hem de borçlarını ödeyerek yoluna temiz bir şekilde devam etmiş olur. Aksi halde yani konkordato nedir ne değildir bunu çok iyi bilmeyen, iyi bir ekibi olmayan, soğuk kanlılığını yitiren, süreci bilinçli bir şekilde ilerletemeyen her firma da iflasa mahkumdur. 

Son olarak size göre konkordatoya dair mevzuat yeterli mi yoksa yapılması gereken başkaca düzenlemeler var mı?

Hayatın sonsuz olasılıkları karşısında hiçbir mevzuat hiçbir iş için kesinlikle yeterlidir denemez. Konkordato mevzuatımız da aynen bu şekilde. Her ne kadar mevzuatımızda konkordato kurumu öteden beri var ise de bugün konuştuğumuz haliyle konkordato kurumunun yasal geçmişi çok yeni. Sürekli de yeni düzenlemeler yapılıp kurumun yasal çerçevesi netleştirilmeye çalışılıyor. 

Konkordato söz konusu olduğunda mevzuattan çok uygulamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca burada hukuk kadar sosyoloji ve psikoloji de devreye girer. Sürecin başından sonuna borçlunun konkordatodan çıkması yahut iflas etmesinde mevzuatın yeterliliği veya yetersizliğinden çok başvurucunun psikolojisi, kamuoyunun ve piyasanın algısı, sürecin profesyonelce başlatılıp bilinçli şekilde yürütülmesi gibi onlarca parametre devreye giriyor. Görüşüm odur ki süreç içinde konkordato kurumunun toplumda ve ekonomik çevrelerdeki algısı değişecek ve bu hukuki kurum olması gereken yere konumlanacaktır. İşte o zaman konkordatonun sağladığı hukuki korumaya ihtiyaç duyan firmalar için işler daha kolay olacaktır. 

Son söz olarak şunu söylemek isterim: Unutmayalım ki kapanan bir iş yeri işsiz kalan onlarca belki yüzlerce insan demektir. İşte konkordato kapanmak istemeyen, ayakta kalmak isteyen bu iş yerinin hukuki yardım çığlığı olarak görülmelidir.  

Bu sebeple hem kamuoyunun ve hem de özellikle piyasa aktörlerinin konkordatoyla ilgili daha çok bilgilenmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu söyleşi de umarım bunu sağlamak yolunda bir adım olmuştur.

Sıradaki haber yükleniyor...