Minyatür ama anlamı büyük

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Minyatür sanatı ile zihnimizde beliren ilk çağrışım, çok renkli ve genelde eğlenceli imgelerdir. Ancak muhtemelen bu yazıyı okuduktan fikriniz değişmiş olacak.

Orta Çağ Avrupası'nın elyazması kitaplarında baş harfler kırmızıyla boyanarak tipografik olarak daha göz alıcı şekilde yazılırdı. Buradaki kırmızı rengin Latince ismi “minium” idi. Minyatür sözcüğünün kökeninin çıkış noktası olan kurşun oksit içerikli boya, ağırlıklı olarak kağıt, fildişi ve benzeri maddeler üzerine uygulanırdı.

Bilinen en eski minyatür işler, Antik Mısır ‘da rastlanan ve M.Ö 2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir. Sonraki süreçt Yunan, Roma , Bizans ve Süryani el sanatlarında minyatüre oldukça fazla yer verildi. Türk sanatında ise “nakış” ya da “tasvir” olarak bilinen minyatür sanatı, günümüzde çok daha güncel ve farklı temsiliyet şekilleriyle karşımıza çıkıyor.

Geçtiğimiz haftalarda Pera Müzesi minyatür sanatının güncel yorumlarına odaklanan “Minyatür 2.0” isimli sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Türkiye, İran , Pakistan, Suudi Arabistan, Azerbaycan gibi farklı ülkelerden 14 sanatçının eserlerinin Azra Tüzünoğlu ve Gülce Özkara seçkisinde Hamra Abbas, Rashad Alakbarov, Halil Altındere, Dana Awartani, Fereydoun Ave, CANAN, Noor Ali Chagani, Cansu Çakar, Hayv Kahraman, Imran Qureshi, Nilima Sheikh, Shahpour Pouyan, Shahzia Sikander ve Saira Wasim gibi isimler bulunuyor.

Heykel, video, fotoğraf, enstalasyon gibi güncel sanat pratikleriyle minyatür sanatının iç içe kullanılabilmesinin mümkün kılan işleri gözlemlediğimizde, geçmişten gelen bir formdan ziyade kullanılış biçimine dikkat çekilmek istendiğini görüyoruz. Sergi kapsamındaki eserler sömürgecilik, eşitsizlik, toplumsal cinsiyet, kimlik politikaları, ayrımcılık, toplumsal şiddet, zorunlu göç ve temsiliyet gibi konulara yer veriyor. Buna göre kendi bakış açımla hem geçmişten tanıdığım ve keyifle takip ettiğim Türk çağdaş sanatının değerli isimleri arasında yer alan Halil Altındere'nin mizahi öğeler içeren “Drone’lu Cülus Töreni” ve CANAN’ın “Falnâme”si ile Dana Awartini’nin video yerleştirmesi, Hamra Abbas’ın ipek malzeme üzerine mürekkep ve guaj kullandığı figürlerini, Rashad Alakbarov’un demir malzeme yardımıyla oluşturduğu ışık ve gölge resimleri yapmak için yarı saydam materyallerden bütüne ulaştığı bir duvar yansıtması kurgusunu paylaşmadan geçemeyeceğim.

CANAN, Falnâme

Dana Awartani, Uzaklaştım ve Seni Unuttum.Bir Süre Önce Hatırladım.Seni Unutmuş Olduğumu Hatırladım.Rüya Görüyordum.

Hamra Abbas,Her Renk

Halil Altındere, Drone’lu Cülus Töreni

Rashad Alakbarov, Prens Kitap Okuyor

Merak edenler için sergi 17 Ocak 2021 tarihine kadar pazartesi günleri hariç ziyarete açık olacak. Maskelerinizi takmayı ve hem yakın tarihe hem de güncel olaylara minyatür sanatı perspektifi üzerinden inceleyen “Minyatür 2.0” sergisini mutlaka ziyaret edin derim.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder