Ah bu İzmir yolları!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen hafta İstanbul’daydım. Uzun zamandır, pandemi nedeniyle gidememiştim. Yolculuk iyi geldi, İstanbul - İzmir Otoyolu zaten uzun yol hissi hiç vermiyor. Yolun kısalması, kalitesi, dinlenme tesisleri seyahatinizi keyifli hale getiriyor. İstanbul ile aramızdaki o güzel şehirlerin çevresini dolanarak geçmek, doğal güzelliklerini yol boyunca izlemek de cabası! Elbette en büyük dileğimiz bir an önce COVID-19 salgınından kurtulup, eskisi gibi seyahat edebilmek.

İŞÇİLER CADDESİ’Nİ HAFRİYAT KAMYONLARI ŞANTİYEYE ÇEVİRDİ

İstanbul’a İzmir’den kendi aracımla gidince, yollara biraz daha dikkat ettim. İstanbul’da şehir içinde de kullandığım ana arterlerde pek çukura düşmedim. Yollarda çukurlar, hafriyat kamyonları yoktu. Oysa İzmir’den yola çıkmadan önce, daha gazetenin önündeki Alsancak İşçiler Caddesi’nde uzun zamandır maruz kaldığımız hafriyat kamyonlarının dikkatsizliğinin sağlığımızı nasıl tehdit ettiğiyle bir kez daha yüz yüze gelmiştim.

Çok uzun zamandır arka caddemizdeki inşaatlarda çalışan yüzlerce hafriyat kamyonunun yol açtığı hem kaza riski hem de araçları örtmeden malzeme taşımaları nedeniyle çevre kirliliğiyle karşı karşıyayız. Çevremizdeki esnaf, cami, yaşayanlar da bu durumdan şikayetçi. Çamur, toz, toprak içindeyiz. Bu salgın sürecinde ne kapı açabiliyoruz, ne de dışarıda beş dakika durabiliyoruz.

Bu kamyonların kurallara uyup ya önlemlerini alıp malzemelerini taşıması ya da güzergah değiştirmesi artık şart oldu. Hız ve malzeme taşıma kurallarına hiç dikkat etmiyorlar. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi zabıtaları ya da İzmir Emniyeti trafik ekiplerine buradan aktarmış olalım.

İZSU TUZAKLARI

Hazır yollardan konu açılmışken... İZSU’yla ilgili okuyucularımızdan çok fazla şikayet alıyoruz. Daha doğrusu, “İZSU gelip görevini yapıyor, arızayı bildirildiği anda gideriyor ama kazdığı yerin kapatılması ayları alıyor” yönünde şikayetler... Kazılıp bırakılmış yol, sokak fotoğrafları... En son İZSU mağdurlarından biri de biz olduk. Ev kapımızın tam önü, bir aydan fazladır kazılmış vaziyette duruyor.

Defalarca görüşmemize rağmen, hala yapılmasının haftalar alacağı söyleniyor. Öğrendiğim kadarıyla İZSU’nun inşaat, tamirat işleri ihaleyle veriliyor. İhaleyi alan firma, işleri sıraya koyuyor. Ve siz de aylarca bekliyorsunuz. İzmir’in yollarının köstebek gibi olmasının, sürekli çukurlara düşmemizin sebeplerinden biri de bu. Yollar bir tarafa da insanın ev kapısının tam önünün İZSU tuzağı gibi olması, oldukça düşündürücü.

Çoğu kişi artık bıkıp kendisi para verip yaptırıyor. Bu durumda belediyenin işini biz yapmış olmuyor muyuz? Bir yandan kenti bisiklet yollarıyla donatıp medeniyet getireceğinizi söyleyip bir yandan çukurları kapatmamak da traji-komik!

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder