Doğu Akdeniz’in parlayan liman kentlerinden Mersin, yalnızca bir geçiş noktası değil; binlerce yıllık birikimi, bereketli toprakları ve çok katmanlı kültürüyle yaşayan bir hafıza. Kent, tarih boyunca ticaret yollarının kesişiminde yer alırken, bugün de tarım ve turizmdeki potansiyeliyle dikkat çekiyor. Silifke kıyılarında yükselen Kızkalesi, efsanelerle bezeli görüntüsüyle Mersin’in simgelerinden. Cennet ve Cehennem Obrukları, doğa ile mitolojinin iç içe geçtiği nadir alanlardan. Kentin batısında yer alan Anamur’daki Mamure Kalesi ise Akdeniz’in en iyi korunmuş kalelerinden biri olarak tarih meraklılarını kendine çekiyor. 300 kilometreyi aşan sahil şeridi, bakir koyları ve tarihi zenginlikleriyle kent, alternatif turizm arayanların radarına girmiş durumda. Silifke ve çevresi, yaz turizminin yanı sıra doğa yürüyüşleri ve kampçılık için de tercih ediliyor. Toroslar’daki serin yaylalar, yaz aylarında bölge halkı kadar şehir dışından gelen ziyaretçileri de ağırlıyor. Antik kaynaklara göre Havari Pavlus veya Aziz Pavlus olarak bilinen, Hristiyan havari Saint Paul’un doğum yeri olarak kabul edilen kent, bu yönüyle inanç turizmiyle de öne çıkıyor. Antik çağda da önemli üretim merkezi olan Mersin, Roma döneminde Doğu Akdeniz’in önde gelen cam üretim ve ticaret noktası olmasının yanı sıra inanç turizminin de önemli duraklarından biri olmuş.

VERİMLİ OVALARI VE LİMANI EKONOMİSİNİ GÜÇLENDİRİYOR
Türkiye’nin en verimli ovalarından Çukurova’nın parçası olan kent, narenciyeden seracılığa uzanan geniş üretim yelpazesine sahip. Limon, portakal ve mandalina üretiminde ülke liderlerinden olan kent, aynı zamanda muz üretiminde de son yıllarda ciddi bir ivme yakalamış durumda. Mersin Limanı’ndan dünyanın dört bir yanına gönderilen tarım ürünleri, kentin ekonomik gücünü pekiştiriyor. En güçlü yönlerinden biri de kültürel çeşitliliği. Yörük kültüründen Arap ve Girit göçmenlerine kadar uzanan geniş bir toplumsal yapı, kentin gündelik yaşamına doğrudan yansıyor. Bu çeşitlilik, mutfakta da kendini gösteriyor. Tantuni, cezerye ve kerebiç gibi lezzetler, sokak kültürü, sahil yaşamı ve festivaller ise kentin sosyal dinamizmini artırıyor. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer kentte hayata geçirilen ve planlanan projeleri anlatıyor:
HADİ GEL KÖYÜMÜZE DESTEK VERELİM
Kırsalda yaşamı desteklemeye ve kırsaldan kente göçün önüne geçmek için çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Seçer, “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımız tarafından yürütülen ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi sayesinde, birçok üreticimiz artık doğduğu topraklarda geçimini sağlayabiliyor. Kırsalda hayvancılığı desteklemek ve küçük üreticiyi kalkındırmak amacıyla başlattığımız bu projeyi 13 ilçemizde uygulayarak yetiştiricilerimize yem ve küçükbaş hayvan desteği sağlıyoruz. ‘İnsanlar doğdukları yerde doyabilsin’ anlayışıyla yola çıktığımız bu projede, ilk kez küçükbaş hayvan desteği alan üreticilerimizden 3 yıl boyunca hiçbir geri ödeme istemiyoruz. Her yıl 60 yeni yetiştiricimize 24 dişi ve 1 erkek koyun ya da keçi veriyoruz” diyor.

ORGANİK TARIMLA TOPRAĞA GELECEĞE VE ÜRETİCİYE YATIRIM
“Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal faaliyetleri sürdürülebilir kılmak amacıyla birçok projeyi hayata geçiriyoruz” diyen Başkan Seçer, şöyle devam ediyor: “Ekolojik dengeyi tehdit eden kimyasal tarım ilaçlarına ve kimyasal gübrelere karşı, organik tarımı desteklemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ‘Organik Tarım Sertifikasyon Desteği’ projemiz ile üreticilerimizin hem bilinçlenmesini hem de doğa dostu üretimi yaygınlaştırmasını sağlıyoruz.”
COĞRAFİ İŞARETLİ KAN PORTAKALI’NDA KADIN EMEĞİ
Üretici destekleri ile kentin adından söz ettirmeye devam ettiğini dile getiren Başkan Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi ile kadın emeğini önceleyen önemli bir adım attık. Projemiz kapsamında kadınların katılımı ile gerçekleştirilen atölye çalışmalarında coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı işleniyor” diyor.
ÜRETİM ALANI FABRİKALAR DEĞİL EVLER
Evimiz Atölye’ projesi ile kadın emeğini üretim gücüne dönüştürdüklerini aktaran Başkan Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında, ‘Elde Var Yetenek, Evde Var Ekmek’ sloganıyla evler yalnızca yaşam alanı değil, birer üretim atölyesi haline de geldi. Dezavantajlı mahallelerdeki kadınlarımız, çoraptan oyuncaklar üreterek aile bütçelerine katkı sağlıyor. 2021’den bu yana 50 mahallede toplam 4 bin kadına ulaşıldı” bilgisini veriyor.

TARİHE, DOĞAYA VE KÜLTÜRE YOLCULUK
Tarihi Kilikya Yolu’nun yürüyüşe açıldığını belirten Başkan Seçer, “Antik Kilikya coğrafyasını kapsayan ve yaklaşık 550 kilometre uzunluğundaki ‘Tarihi Kilikya Yolu’nu yürüyüşe açtık. 38 etaptan oluşan bu yürüyüş rotası, ‘İpek Yolu’, ‘Toroslar’, ‘Olba’ ve ‘Afrodit’ etapları olarak 4 bölümde şekillendi. Bu rotayı yürüyen doğaseverler antik yerleşimlerin atmosferinde geçmişi hissediyor, taş döşeli kervan yollarında tarihe doğru bir yolculuğa çıkıyor ve Yörüklerin kadim göç yollarında ilerliyor. Proje sayesinde Mersin’in binlerce yıllık kültürel mirası ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmış oluyor” diye anlatıyor.
KENTİN TAŞ BİNASI YENİDEN HAYAT BULUYOR
Simge yapılarımızdan Taş Bina’yı ‘Kent Müzesi’ olarak yeniden hayata kazandıracaklarını belirten Başkan Seçer, şu bilgileri veriyor: “1900’lerin başından itibaren tuz deposu, konut, nal ve çivi fabrikası, Akkahve gibi çok farklı şekillerde kullanılan Taş Bina, restorasyonla ‘Kent Müzesi’ olacak. Yaklaşık 3 bin 200 metrekare alana sahip Taş Bina, restorasyon süreci tamamlandığında Mersin’in kültürel belleğine dahil olmaya devam edecek. Kültürel belleği koruyup gelecek nesillere aktaracağız.”

SİNEMANIN CAZİBE MERKEZİ OLACAK
Mersin Sinema Ofisi’nin (MSO), film projelerine desteğinin devam ettiği belirten Başkan Seçer, “Avrupa Film Komisyonları Ağı’na üye MSO, kültür sanat vizyonunun izlerini kalıcı hale getiriyor. MSO aracılığıyla Mersin dünyaya tanıtılıyor. Tiyatroda sahnelenen oyunların kostümlerini kendimiz hazırlayarak sanatsal üretimi güçlendirirken tasarruf sağlıyoruz” diyor.
‘NERGİS ŞENLİĞİ’
Bu yıl 4’üncüsünü 8 Şubat’ta düzenledikleri ‘Nergis Şenliği’nin şehre başka bir hava kattığını aktaran Başkan Seçer, “Şenliğimiz Türkiye’nin birçok ilinden gelen vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Nergis hasadı ile başlayan şenlik, farklı etkinliklerle devam ederek kentimize renk kattı. ‘Bu şenlik mis kokuyor’ sloganıyla Tarsus’a bağlı Pirömerli Mahallesi Kayrankuyu mevkiinde gerçekleştirdiğimiz şenlik, birbirinden keyifli ve her yaştan yurttaşa hitap eden etkinliklerle devam etti. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın seslendirdiği Türk Sanat Müziği eserleri, nergis kokusunun yayıldığı şenlik alanında yankılanarak katılımcılara bahar havası yaşattı” şeklinde konuşuyor.

‘ÇOCUKLARIN DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI BİZE EMANET
Çocukları merkeze alan anlayışla hareket ettiklerini söyleyen Başkan Seçer, şöyle devam ediyor: “Doğumdan ölüme belediyecilik vizyonu ile özellikle dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocukların her alanda eşit fırsatlara sahip olması için kapsamlı destek ağı kuruyoruz. Mercan Bilim Merkezi’ndeki planetaryum ile çocuklarımızı bilimle buluşturuyor, evreni keşfetmelerini sağlıyoruz. Mahalle Mutfakları, ‘1 Ekmek 1 Çorba’ ve kurs merkezlerine ulaştırılan yemeklerle güne aç başlamamaları için titizlikle çalışılıyor. Spor tesisleri, Kitobüs ve Sporbüs ile gelişimleri desteklenirken, Kadın ve Çocuk Atölyeleri ile aile bağları da güçlendiriliyor.”
EVDE BAKIM HİZMETLERİ HERKESİN KİMSESİ OLUYOR
Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri ile yaş almış, engelli ve bakıma ihtiyacı olan vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz” diyen Başkan Seçer, şu bilgileri veriyor: “Toros Dağları’nın eteklerinden kent merkezine kadar 13 ilçede yaşattığımız hizmetler vatandaşların takdirini topluyor. Kilometrelerce mesafeleri aşarak vatandaşların bakım ihtiyacına koşan Evde Sağlık ve Bakım Birimi ekipleri, kişisel bakımdan ev temizliğine kadar her aşamada özveri ile çalışıyor. Ekiplerimiz Mersin’in en ücra noktalarına kadar ulaşarak herkesin kimsesi oluyor.”
