Antik dünyadan bugüne her dönemin merkezi Didim

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Efsaneye göre; Tanrı Apollon bir gün, Didim yöresinde çobanlık yapan Brankhos’a rastladı. Ondan çok hoşlandı ve ona kehanetin sırlarını öğretti. Çoban Brankhos, bugün Didim’de Apollon Tapınağı’nın yerinde bulunan defne ormanı ve su kaynağının yanında Apollon adına ilk tapınağı kurdu. Bu tapınağın ismi ikiz kardeş anlamına gelen ‘Didyma’ oldu. MÖ 494’te Persler tarafından tahrip edilen, büyük Aleksander, Seleukhoslar, Bergamalılar ve Romalılar zamanında yeniden kurulan ve eklemeler yapılan tapınak, antik dünyanın en ünlü kehanet merkeziydi.

Aydın’ın turistik ilçesi Didim’in adı buradan geliyor. İnsanlığın şehirleşmeye ilk başladığı dönemlerden bu yana pek çok topluluk, kavim, halk buranın güzelliğinden istifade etmek istemiş. Antik dünyanın ünlü kehanet merkezi bugün de miras kalan tarihi yerleri, ünlü plajları ve doğal güzellikleriyle biliniyor. Didim deyince Milet Antik Kenti, Apollon Tapınağı gibi tarihi, kültürel yerlerin yanı sıra deniz turizmi akla geliyor.

GEÇMİŞİN İZLERİ BUGÜNE TAŞINIYOR

Geçen hafta ziyaret ettiğim Didim, tarihten gelen izlerini hâlâ taşıyor. Son yıllarda tarih ve kültürel mirasının yanında festivalleri, kültürel ve spor aktiviteleri de öne çıkıyor. Butik ve kooperatif tatil anlayışı yine son zamanlarda Didim’le adını duyuruyor. Didim denince hepimizin aklına tatil gelse de Didim, göçmen ve Yörük kültürlerinin harmanlandığı, tarih kokan da bir kent. İnsanı derinden etkileyen mübadil hikayeleri var.

Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, ‘Didim Mübadil Mutfağı’ kitabını gösterirken ilçenin bu yönünü de anlatıyor: “Türkiye ve Yunanistan arasında 1923’teki nüfus mübadelesinin en çok etkilenen yerlerinden biri Didim. 1923 öncesinde burada yaşayan çoğunluk Rumlar. İlçemizdeki birçok eski ev Rum mimarisidir. Rumlar gittikten sonra Yunanistan’dan gelen Türkler buraya yerleşiyor ve o zamanki adıyla Yoran’ın sosyal yapısı oluşmaya başlıyor.

Mübadil büyüklerimizin çocukları, torunları yaşamaya devam ediyor. Bunun haricinde Didim, Türkiye’nin dört bir yanından göç alıyor. Yedi bölgeden gelip burada hayat ve iş kurmuş insanlar var. İngiltere’den, Almanya’dan birçok Avrupa ülkesinden gelip yerleşenler de var. Didim’de kozmopolit bir sosyal yapı var diyebiliriz.”

GELECEK NESİLLERE AKTARMAK İÇİN

Mübadil mutfağı, Ege’nin benzer şehirlerinde olduğu gibi Didim’de de öne çıkıyor. A. Deniz Atabay, bu konuda yaptıkları çalışmalar hakkında da şu bilgileri veriyor: “Kitabın yazılıp bölgemizin yöresel yiyeceklerin tanıtılması için çaba harcadık. Mübadil kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için Yoran Mübadele Anı ve Kültür Evi’ni de açtık. Mübadele döneminde kullanılan ürünleri sergiledik. Türkiye’nin birçok yerinden ziyaret ediliyor. Çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Diğer şehirler için de örnek bir çalışma.”

HÜZÜN DOLU HİKAYELER VE YEMEK TARİFLERİ

Bikem Öğünç’ün kaleme aldığı, Zeynep Seda Çakır’ın fotoğrafladığı; Mübadil Lezzetler Didim kitabının arka kapağında şöyle yazıyor: “Didim, bugün daha çok mübadillerin ikinci ve üçüncü kuşak temsilcilerinin yaşadığı bir sahil kenti… Ataları, Samos’tan, Leros’tan, Kuçkar’dan, Selanik’ten göç etmiş çoğu mavi gözlü, beyaz tenli ve kırık Türkçeli insanlar yıllarca bu toprakları ektiler, biçtiler.

Tütün kırdıkları tarlalarda sabahın erken saatlerinden, akşamın karanlığına varıncaya dek çalıştılar. Tütün karasının gecenin karasını aratmadığı elleriyle hazırladıkları geleneksel yemeklerle sofralar donattılar ama o sofralara yokluğun ağırlığını taşımadılar.

Çoğu zaman 2-3 malzemenin karılmasıyla yapılan yemeğin lezzeti onlar için en büyük mutluluk oldu.” Kitapta o hüzün dolu mübadele hikayeleri ve her birinin sonunda o hikayelerde geçen yemeklerin tarifi bulunuyor. Böylesine hayatlar birikmiş Didim’de. Elbette bu kültürüne, yemeklerine hatta festivallerine, etkinliklerine de yansıyor…


MÜBADİL MUTFAĞINDAN VEGAN FESTİVALE

Dünyanın ikinci, Türkiye’nin ilk vegan festivali, Didim’de tarihi Apollon Tapınağı’nın hemen yanı başında 2017’den bu yana düzenleniyor. Tarih ve turizm kenti olan Didim aynı zamanda vegan dostu. Başkan Atabay, Vegan Festivali’nin farklı ve özerk bir festival yapma düşüncesinden doğduğunu söylüyor. Mübadil mutfağın vegan ağırlıklı olmasının da etkisinin bulunduğunu aktarıyor: “Bölgemize ait çok sağlıklı sebze yemeklerimiz var. Didim Mübadil Lezzetler kitabında yer alan yemeklerin birçoğu sebze ağırlıklı vegan lezzetler. Halkımıza vegan kültürü aşılamak, sağlıklı yaşama yönlendirmek ve bizimle aynı dünyayı paylaşan canlıları korumaya teşvik etmek için bu festivali gerçekleştirdik. Mübadil mutfağının da bunda büyük payı var. Festivale yüzbinlerce kişi katılıyor. Dünyadan ve Türkiye’den meşhur olmuş veganları ağırlıyoruz. Festival, bu yıl online yapılacak. Spor, sanat ve sağlık dünyasından önemli isimleri ağırlayacağız. Vegan yemek yapımlarına yer vereceğiz. Vegan hikayelerine değinmek istiyoruz. Yaptığımız ve planladığımız başka festivaller de var. Triatlon Yarışları da bizi çok heyecanlandıran bir organizasyon. Didim’i önümüzdeki yıllarda Triatlon Avrupa Şampiyonası’nın bir ayağı yapmak istiyoruz. Lavanta festivali de düzenlemek istiyoruz.”

VEGFEST’TE NELER OLACAK?

Didim’de vegan dostu kent olma yolundaki ilk adımlardan Didim VegFest, 28-30 Mayıs’ta pandemi nedeniyle çevrim içi düzenlenecek, dijital yayın kanallarında prömiyeri yapılacak. Her türlü canlılığa ve doğaya bütünüyle saygı duyan felsefenin yayılmasını hedefleyen festivalde söyleşiler, atölyeler, konserler ve canlı yayınlar olacak. Yayınlarda, İngilizce altyazı desteği olacak.

VEGAN DÜNYA

Yaşadığımız yüzyılın en önemli insani hareketleri arasında bulunan veganlık, birçok kişi için sadece bir beslenme kültürü olarak görülürken, onu uygulayanlar tarafından bir yaşam tarzı olarak benimseniyor. 1944’te Vegan Society (Vegan Topluluğu) tarafından da kabul edilen bu tanım içinde hayvanların giyim, beslenme veya farklı amaçlar nedeniyle sömürülmesi ve zulme uğramasının engellenmesi var.

SADECE YAZ TURİZMİ DEĞİL SPOR, KÜLTÜR VE SAĞLIK TURİZMİNE DE ELVERİŞLİ

Didim Belediyesi, 2019 yılından bu yana ‘Triatlon Şampiyonası’ düzenliyor. Türkiye Triatlon Federasyonu ile düzenlenen yarışlar bu yıl 22-23 Mayıs’ta yapılacak. Yarışlar; yüzme, bisiklet ve koşu olmak üzere üç ayrı parkurda gerçekleşecek. Başkan A. Deniz Atabay, “Doğal unsurlarını spor turizmine dahil etmek bizim öncelikli hedeflerimiz arasında. Didim’in altyapısının bu spora müsait olması, federasyonla işbirliği yapmamızı kolaylaştıran etkenlerden biri.

Bir de pandemi döneminde vatandaşlar butik turizmi tercih etmeye başladı. Daha küçük tatil merkezleri, karavan ve çadır tatilciliği öne çıktı. Belediyemize bağlı bulunan Tavşanburnu Tabiat Parkımız bunun için oldukça elverişli. Turizmi 12 aya yaymayı amaçlıyoruz. Sadece yaz turizmi değil, spor, doğa, kültür ve sağlık turizmini de yapmaya elverişli bir kentte yaşıyoruz” diye konuştu.

BİZDEN MARKALAR FİRMALAR, MEKANLAR

Son yıllarda, özellikle Türkiye’nin büyük şehirlerinde vegan tercihi olanlara yönelik hizmet ve ürün sunumları arttı. Vegan Bakkal, Vegan Dükkan, Vegan Dünyası, Yaşam Vegan Cafe, Vegan Kasap, VeganEco, EatVappy, Simply Vegan, Terra Bakkal; vegan ürünleri ile bilinen, ilk akla gelenler. Eyüp Sabri Tuncer; Türkiye’nin sertifikalı şirketlerinden. Vegan şampuan, saç kremi, duş jeli, diş macunu gibi kişisel temizlik ürünleri için internetten ve ürünlerinin olduğu birçok merkezden ulaşılması mümkün. Yeşil Anne (Moms Green); deterjan, bulaşık makinesi deterjanı, ev temizlik maddeleri için ilk akla gelenlerden.

İPEKER’DEN MASKE

1800’lü yılların sonunda Gaffarzade Mehmet Efendi’nin kurduğu ve 1930’da ‘İpeker’ adını alan asırlık aile şirketi İpeker Tekstil, Osmanlı döneminde ipek böceğiyle başladığı ticaret hayatına kumaş üretimiyle devam ederek dünyanın sayılı firmaları arasına girdi. Bursalı firma İpeker, salgına karşı dünyanın ilk vegan ipekten üretilen maskesini tasarladı.

İpeker Yönetim Kurulu Üyesi İhsan İpeker, “Etrafımızdaki tüm canlıların bizimle beraber yaşadığını anladığımız zaman konuya sadece yeme içme alışkanlıkları olarak bakmamak gerektiğini anlıyorsunuz. Ürettiğimiz vegan cupro kumaşı özel tekniklerle birleştirerek maske üretimine başlayarak, vegan ipekten üretilmiş dünyanın ilk maskesini de Mono Pro markasıyla pazara sunduk. Vegan ipek dünyadaki cilt iritasyonu en düşük kumaşlardan biri. Antialerjik, antiaging, antistatik, antibakteriyel ve klimatik özelliklere sahip kumaş, sınırsız yıkama ve kullanma olanağı sunuyor” diyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder