Burnumun direğini sızlatan Atatürk yüzme havuzu

10 Haziran 2019, Pazartesi 08:00
AA

Duyunca burnumun direği sızladı... Önce kendi çocukluğuma, sonra kızımın çocukluğuna gittim. Annem babam çalıştığı için o dönem etrafımızda çoğu ailenin yaptığı gibi Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Alsancak Atatürk Yüzme Havuzu’na yazdırdılar beni. İlk gün kocaman yazlık havuzda, yüzmeyi bilip bilmediğimi anlamak için belime ip bağlayıp havuza bıraktılar. Suyun üzerinde durabiliyor ama yüzemiyordum. Beni ikinci gruba aldılar. Önce Göztepe’ye yazıldım. Daha sonra antrenörüm takım değiştirince ben de Altay’a geçtim. Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Tuborg o dönemin hatırladığım kulüpleriydi.

NİCE ŞAMPİYONLAR YETİŞTİRDİ

Okuldan çıkıp havuza geliyor, kendi kendime giyiniyor, antrenmana giriyordum. Çıkışta annemi babamı işten gelmiş, beni bekliyor buluyordum her akşam. Hayatta ilk sosyalleşmem o havuzda oldu. Okul dışı ilk arkadaşlarımı orada tanıdım, içinde malzemelerim olan ilk spor çantam, takım arkadaşlarım, antrenmanım. Gurur duyduğum arkadaşlarım oldu. Havuzun müdürü Güven hocamızın (Güven Görgül) oğlu Cem Görgül sünger havuzlarda tramplen ve kule atlama antrenmanları yapıyor, Türkiye şampiyonu oluyor, katıldığı uluslararası yarışmalarda dereceler elde ediyordu. Sokaklarda zamanımızı geçirecekken hepimiz havuzda antrenman yapıyor, ilk dostlukları pekiştiriyorduk. Cem gibi nice şampiyonlar o havuzdan çıkıyordu. Üstelik birçok ulusal ve uluslararası şampiyonaya evsahipliği yapıyordu.

ÇOCUKLARIN YÜZME ÖĞRENDİĞİ YER

Sonra yıllar geçti. Biz büyüdük; havuz sadece semtin ve çevresinin değil neredeyse tüm İzmir’in çocuklarının yüzmeyi ilk öğrendiği, ilk yarış yüzdüğü mekan oldu. Anne oldum, kızımı elinden tutup götürdüğüm yer Atatürk Yüzme Havuzu’ydu. Çocukluğu, gençliği orada geçti. Okulda hiperaktif deyip psikiyatristlere ve bir sürü ilaca yönlendirdikleri kızım o havuzda ilk şampiyonluklarını kazandı, antrenörleriyle takım arkadaşlarıyla aile oldu. İşten geç gelsek bilirdik çocuklarımız en güvenilir o yerde. Biz geciksek havuz görevlileri beklerdi başlarını. Otobüslere doluştuk yarışlara gittik; yüzlerce sporcuyu şampiyonalarda konuk ettik. 1 Temmuz Kabotaj Bayramı en güzel Atatürk Yüzme Havuzu’ndaki yarışlarda kutlanırdı örneğin.

O HAVUZUN ÖNÜNDEN ŞİMDİ GEÇERKEN

Yüzme sayesinde kızımda ne hiperakliflik kaldı, ne ergenlik dönemi sıkıntıları... En yakın arkadaşları takım arkadaşları oldu; antrenörleri ağabeyi, ablası... Üstelik elde ettiği başarılarla liseyi ve üniversiteyi burslu okudu. Dostluk, özgüven, başarı, hayal kırıklığı, ekip ruhu... Hepsini yüzmede sayısız madalyasının yanında kazandı. O İstanbul’a gitti... Bense her akşam havuzun önünden geçerken duyduğum o klor kokusu, sırtında takım çantası bekleşen çocuklar ve veliler ile hep geçmişe gittim. Şimdi o havuzun önünden geçerken duyamadığım klor kokusu burnumun direğini sızlatır oldu.

48 YIL SONRA BOŞALTILDI

Bundan 48 yıl önce 1971’de Akdeniz oyunları için yapılan Atatürk Yüzme Havuzu geçen haftalarda boşaltıldı. Yanındaki özel hastane inşaatı için zemine çakılması planlanan metrelerce uzunluktaki kazıkların yaratacağı etkinin, havuz için yıkılma tehlikesi oluşturabileceği endişesi, tahliye kararı aldırdı. Kazıkların çakılmaya başlanması halinde, zemin altında oluşacak basıncın, artık havuzun eskimiş olan taşıyıcı kolonları için tehlike oluşturacağını fark eden Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, harekete geçti. Ama... Atatürk Yüzme Havuzu 48 yıl sonra ilk defa antrenmansız, yarışsız günlere kaldı. Havuz bomboş kaldı. Havuzu dolduran çocuk cıvıltıları yerini iş makinelerinin sesine bıraktı.

YIKMAK DEĞİL KAZANMAK ÇÖZÜM

Sonuç olarak; dünyada çocuklar mahalle, semt, kent merkezindeki spor merkezlerine yönlendirilip kötü alışkanlıklardan, sokaklardan uzaklaştırılırken yetkililerin kent merkezindeki bu spor merkezini kazanmak için çözüm üretmesi gerekiyor. Evet İzmir Büyükşehir Belediyesi ve birçok ilçe belediyesi havuzlar, spor tesisleri yapıyor, kurslar düzenliyor. Ancak Atatürk Yüzme Havuzu ve tesisleri dünya standartlarında bir kompleks, İzmir kent merkezinde her yerden, herkesin ulaşabileceği bir değerdir. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Yüzme Federasyonu, yıkmak yerine kazanmanın yolunu bulacaktır diye düşünüyorum.

Sıradaki haber yükleniyor...