''İzmir İstanbul'dan daha riskli''

07 Ekim 2019, Pazartesi 08:00
AA

İstanbul’da yaşanan ve yürekleri ağza getiren 4.6 ve 5.8 büyüklüğündeki depremlerin etkileri hâlâ devam ediyor. Tedirginliğin sürmesinin nedeni büyük deprem beklentisi. Çoğu deprem uzmanı, İstanbul’da 7 ve üzeri deprem ihtimaline işaret ederken bazıları da yakın zamanda büyük deprem olmayacağı görüşünde. Günlerdir İstanbul tartışılıyor ama ya diğer şehirler? Ya yaşadığımız şehir? İzmir? Türkiye’nin deprem haritasında en dikkat çeken bölgelerden biri İzmir. Kentin büyük bölümü fay hatlarının üzerinde. Geçen hafta aslında gündemin arasında kaybolup giden, dikkate alınması gereken bir açıklama da yapıldı. Ama herkes İstanbul’a o kadar odaklanmış ki! Çok üzerinde durulmadığını düşünüyorum.

BU AÇIKLAMA KAYBOLUP GİTMESİN

Bu nedenle Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alim Murathan’ın, İstanbul depreminin ardından İzmir ile ilgili yaptığı bu açıklamayı bir kez daha vurgulamakta fayda var. Bir kez daha, bir kez daha vurgulayalım ki İzmir depreme ne kadar hazırlıklı; gerçeklerle yüzleşelim, yetkililerin yüzleşip eyleme geçmesini tetikleyelim.

BİR DEĞİL 13 FAY VAR

Murathan’ın açıklamalarında en dikkat çeken noktalardan biri fay hatlarıyla ilgili yaptığı karşılaştırma... Alim Murathan, İstanbul’da bir fay hattı varken, İzmir’de 13 fay hattının olduğuna dikkat çekiyor ve kıyı bölgelerin risk altında olduğunu, söz konusu 13 fayın önemli bir kısmının kent yerleşiminden geçtiğini vurguluyor; “İzmir aslında tektonik bir kent, yani bir fay kenti. İzmir’de 7.0 büyüklüğünde deprem üretebilecek 13 fay hattımız var” diyor.

YETKİLİLER BU BÖLÜMÜ İYİ OKUDU MU?

Alim Murathan’ın açıklamalarına biraz daha kulak verelim:

“Elimizde hâlâ 1998 yılındaki master plan. Seferihisar ve Balçova ilçeleri dışında yapı envanteri İzmir’de elden geçmemiş. O günden bugüne kadar da çok özel önlemler alınmamış durumda. Biz meslek odası olarak İzmir’in depreme hazırlıklı olmadığını düşünüyoruz. İzmir deprem master raporunun yani 1998’de hazırlanan raporun şu anda revize edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Günün koşullarına uyarlanması gerektiğini ve bu raporun üzerine bir afet planlaması yapılması gerektiğini düşünüyoruz. 20 yıl geçmiş teknoloji ilerlemiş. Kent çok büyümüş, şu anda artık bir metropol kent, 30 tane ilçemiz var. O master plan 11 ilçeyi kapsayan bir plan, dolayısıyla İzmir’de bir an önce İzmir Valiliği ve diğer kamu kurumlarının, İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte bir afet planlaması revize etmesi gerekiyor.

Öncelikle yapılması gereken planlardan bir tanesi bu diye düşünüyorum. Sadece devletin kamu kurumlarının deprem gibi bütün toplumu ilgilendiren konularda üzerine düşen sorumluluklar yok, bizim vatandaşlarımızın da bu konuda sorumlulukları var. Deprem anında neler yapması gerektiğini konusunda başta çocuklarını bilgilendirmeleri gerekiyor. Hem okullarımızda hem de ailelere, çocuklarımıza yönelik bilgilendirici seminerler eğitim seminerleri vermemiz gerekiyor. Bütün hastanelerin elden geçmesi gerektiğini düşünüyoruz; ikincisi de okullar. İzmir’in bütün okullarında bir depreme dayanıklılık testinin yapılması gerekiyor. Bunların çok acil kısa bir plan içinde yapılması gerekli.”

Sıradaki haber yükleniyor...