İzmir zamanı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
8500 yıldır buradayım... Körfez’in kıyısında, Akdeniz’in içinde bir kalp gibi atıyorum. Dünyanın her yerinden insan, limanlarımda buluştu. Birlikte şarkılar söyledi, zeybek döndü, ticaret yaptı. Felsefe topraklarımın üzerinde yeşerdi. İnsanlığın en eski öyküleri İlyada ve Odesa, buradan dünyaya yayıldı. Özgürce ve uyum içinde yaşamanın sırrı; demokrasi, benim meydanlarımda keşfedildi. Sayısız salgın ve yokluk yaşadım. Her seferinde güvende kalmayı ve hayata dört elle sarılmayı başardım. Tarihin izleri ve doğa, üzerimde nefes alıp vermeye devam ediyor. Tüm görkemi ve sıcaklığıyla bugün bir kez daha yaşamı coşkuyla kucaklıyorum. Yepyeni hikayelere ve unutulmaz anlara şahitlik etmek için sokaklarım, denizim ve bereketli topraklarımla: Hep birlikte #İzmir Zamanı!

Haluk Bilginer’in sesinden böyle anlatıyor İzmir, “İzmir Zamanı” çağrısını.

Zor zamanlardan geçiyoruz

Bu zor zamanlarda bir de deprem acısı yaşadık. Üstelik salgını da tetikleyip; mücadelemizi, acımızı ikiye katladı bu zor zamanlar. Ama bunun da üstesinden geleceğiz. Efeler gibi dik, ayakta ve güçlenerek atlatacağız. Kayıplarımızı unutmayacağız. Yeni acılar eklenmesin, İzmir ve İzmirliler bir daha incinmesin diye hepimiz doğrunun yanında, yanlışın karşısında olacağız.

Amacı ortak akıl

İşte yukarıda tanıtım filminden de söz ettiğim, “İzmir Zamanı” ortak akıl çağrısı ile de doğa olaylarının yıkıcı felaketlere dönüşmediği bir hayat için İzmir’de bir düşünce ve üretim meydanı oluşturulması hedefleniyor. Bu hedef, yaşam hakkının şehirlerimizde yaşayan herkes için en temel öncelik olduğu tespitinden doğuyor.

Yaşam hakkının güvence altında olmaması, yani insanların yaşadıkları binalara, şehre güven duymamaları halinde, kentin refahı ve yaşam kalitesini yükseltmenin de mümkün olmadığının bilinci vurgulanıyor. Doğayla barışık, özgür ve uyum içinde bir yaşamı İzmir’den başlamak üzere inşa etmek isteyen tüm girişimciler, İzmir’le birleşmeye; Türkiye ve dünyaya ilham vermeye davet ediliyor.

Soyer: Türkiye'ye taşıyalım

“İzmir Zamanı Ortak Akıl Buluşması” kapsamında, hafta sonu kentteki basın mensuplarıyla bir araya gelen Tunç Soyer de bir konuşma yaptı. Sivil toplumun, sosyal girişimcilerin, sanatçıların ve özel sektörün yaşamı dönüştüren fikirlerine ev sahipliği yapıp, fırsatlar yaratmak için İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle beraber şehrin tüm kurumlarının yoğun çaba sarf ettiğini vurgulayan Başkan Soyer’in konuşmasındaki en can alıcı bölümde vurguladığı gibi:

“Her şeyin olağan gibi göründüğü durumlarda, aramızdaki farklara odaklanıyor ve hiç bitmeyen ‘sen, ben ve öteki’ tartışmasının içine sürükleniyoruz. Oysa pandemi ve afet koşullarında bizi birbirimizden ayıran sebeplerin önemi kalmıyor, ortak değerlerimiz ve özelliklerimiz öne çıkıyor. Birbirimize sımsıkı sarılıyoruz. Dahası, birlikte hareket ettiğimizde neleri başardığımızı, ayrıştığımızda ise ne çok şeyi kaybettiğimizi daha iyi anlıyoruz. Çok daha büyük başarılar elde etmenin yegâne yolunun, birlik ve beraberlikten geçtiğini açıkça görüyoruz. Depremi de, dayanışmamızı da unutmamak ve unutturmamak için gelin, doğa olaylarının yıkıcı felaketlere dönüşmesini beklemeden, bu acılar bir daha yaşanmasın diye şimdiden birleşelim. Yaşam hakkının güvence altında olduğu bir şehir iklimi yaratmak için İzmir’de bir düşünce meydanı oluşturalım. Bunu tüm Türkiye’ye taşıyalım. Yalnızca binalarımızı, park ve caddelerimizi değil; ticareti, tarımı, turizmi, kültür-sanatı, yaşamın tüm alanlarını birlikte tasarlayalım.”

25'inci yılımızı sizlerle kutluyoruz

POSTA Gazetesi, kuruluşunun 25. yılı kutlamasını, bugün özel iki gazete hazırlayarak okuyucularıyla paylaşıyor. Kuşkusuz İzmir’in yeri, POSTA Gazetesi’nde her zaman ayrı. Kesintisiz her gün İzmir’e özel ek hazırlayarak, okuyucularımıza ulaştık. 25. yıl sayfalarında yine İzmir’e ve Ege’ye özel hazırladığımız bölümleri bulacaksınız. 25 yıllık hikayemizde hep bizimle olan ve bizimle bu gururu yaşayan herkese teşekkürlerimizle...

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder