Antik adı ‘Gallipoli’ olan Gelibolu; Marmara ile Ege’yi kucaklayan bir yarımada... Türk milletinin bağımsızlık yolunda verdiği en büyük sınav Çanakkale Zaferi’nin yaşandığı Gelibolu, sadece coğrafya değil; direnişin simgesi… Çanakkale Boğazı’nın serin sularına nazır, tarihin en derin izlerini taşıyan yarımada; her adımda bir hikayenin yankılandığı, her rüzgarda geçmişin sesinin duyulduğu bir yer. Ünlü Türk denizcisi ve kartograf Piri Reis’in de doğduğu topraklar olan Gelibolu, Antik çağlardan Osmanlı dönemine, savaşlardan barış günlerine kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. İlçe, Türk tarihi ve milli kimliği açısından çok derin anlamlar taşıyan, adeta bir ‘milli hafıza’ mekanı. Çanakkale Zaferi’nin yaşandığı topraklar olması nedeniyle hem askeri hem de manevi açıdan özel bir öneme sahip. 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı, Anzak Koyu ve Şehitler Abidesi, bu toprakların kutsallığını en derinden hissettiren duraklar arasında. ‘Çanakkale Geçilmez’ sözü, Gelibolu’da sergilenen direnişin dünya tarihine damga vuran bir özeti gibi… Kentin simgelerinden Gelibolu Feneri’ni 1861’de Fransızlar inşa etmiş. Gelibolu Feneri, sadece bir ışık kaynağı değil; tarih boyunca yüzlerce denizcinin yolunu bulduğu, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e denizcilik vizyonunun şekillendiği, savaşların ve barışların sessiz tanığı bir deniz rehberi ve hala atif hizmet veriyor. Gelibolu aynı zamanda sakinliği ve doğasıyla da yavaşlamanın da adresi. İlçe ekonomisi büyük ölçüde; turizme, balıkçılığa, zeytincilik ve tarıma dayanıyor. Gelibolu Belediye Başkanı Ali Kamil Soyuak ile projelerini konuşuyoruz.

İSTANBUL’DAN KAÇIŞIN İLK ADRESİ
Şehrin İstanbul’a yakınlığının avantaj olduğunu söyleyen Soyuak, “Çok yakında otoban da açılacak ve mesafe 1.5 saate düşecek. Pandemide ve depremde kötü tecrübeler yaşadık. İnsanlar çoluğunun çocuğunu kaçırabilecek bir yer arar hale geldi. Biz İstanbul’a en yakın, en iyi konumda olan şehiriz. Bir tarafımız Saros Körfezi ve kendini temizleyen 3 körfezden biri. Bir taraftan da Marmara ve boğaz olarak baktığımızda bu coğrafyanın kirlenmemiş, sanayileşmemiş en önemli adaylarından biri biziz. Öncelikle imar çalışmalarını tamamlayacağız ve bunu yaparken de sanayileşmeye izin vermeyeceğiz. Kaliteli, para harcamak isteyen, gelirken kültürünü ve sosyal donanımlarını da getirebilen turist istiyoruz. Önümüzdeki 1.5 yılı bu planlara göre şekillendiriyoruz. Yaklaşık 6 ay sonra da bu planların ilk meyvelerini almaya başlayacağız” diyor.
ÖNCELİK TURİZMİ AYAĞA KALDIRMAK
Öncelikli hedeflerinin ilçeyi bir turizm kenti yapmak olduğunu dile getiren Başkan Soyuak, yol haritalarını şöyle anlatıyor: “Bayraklı Babamızın, Türkiye’de 6-7 tane olan açık namazgahların, 2-3 Kaptan-ı Derya’nın mezarının, Piri Reis’in şehrinde olduğunu dünyaya duyurmamız gerekiyor. Tarihe baktığımızda büyük zatların, bilim adamlarının, alimlerin bu kentte olduğunu biliyoruz. Osmanlı’dan önceki medeniyetlerin de önemli bir parçası olan Gelibolumuz’un turizm potansiyelini yeniden ayağa kaldırmak istiyoruz.”
GÜVENİLİR VE YAŞANILIR KENT HEDEFİ
Turizm şehri olma yolundaki çalışmalarını anlatan Başkan Soyuak, “Kentin en önemli dinamiklerinden biri boğazın kenarında olması. Burada her dinamiği aktif, güvenilir ve yaşanılır olan bir kent hedefiyle süreci yönetmek, şehrin turizmini ayağa kaldırmak istiyoruz. Bu nedenle de ilk etapta yapmak istediğimiz altyapı çalışmalarını tamamlamak. Sonra ise kültür varlıklarını ayağa kaldırıp şehir olmanın gereklilikleri neyse, kentin o dinamiklerini ayağa kaldırmak istiyoruz” diye konuşuyor.
GASTRONOMİDEN KÜLTÜRE HER ALANDA HAZİNE GİBİ
Kentin yüksek değerlere sahip olduğunu aktaran Başkan Soyuak, “Kültür turizmi dendiğinde tarihin orta noktasındayız. Gelibolu Savaşları’nın yaşandığı… Cumhuriyet’in ön sözünün yazıldığı yerdeyiz. Koylarda dalış turizmi yapılıyor. Altyapının toparlanması, hikayelerin gün yüzüne çıkarılması gerekiyor. Daha sonra misafirlerimize ‘Gelin beraber yaşayalım’ diyebilmek istiyoruz” diye anlatıyor.

‘DAMAKTAKİ GELİBOLU’ İLE GELENEKSEL LEZZETLER
Gastronomide kalite ve akademik gelişime önem verdiklerini dile getiren Başkan Soyuak, “Eski adıyla İlhan Restoran olarak bilinen, yeni adıyla Gelibolu Gurme Restoran’da şef Eyüp Kemal Sevinç ile iş birliği içerisindeyiz. Restoranımız ekimde açılacak. Gelibolu’ya özgü tatlılarımızdan coğrafi işaretli ürünümüz Peynir Helvası, lezzet mirasımız olarak koruma altına alındı. Avrupa ve Michelin Yıldızı standartlarında gastronomi üretmek, süreci akademik boyuttta yürütmek istiyoruz. Sardalya Festivali’ni bir yıl içinde yeniden hayata geçireceğiz” diyor. Soyuak, ‘Damaktaki Gelibolu’ adlı kitap hakkında “Başkan Yardımcımız Süleyman Burak Batır’ın yazdığı kitap, geleneksel lezzetleri 140 tarif ve belgelerle gün yüzüne çıkarıyor” bilgisini veriyor.
PİRİ REİS’İN ŞEHRİNDE MAVİ BAYRAK GURURU
Deniz ve tarih turizmi hakkında bilgi veren Başkan Soyuak, “Temizliği, güvenliği ve donanımıyla Mavi Bayrak ödülüne layık görülen Hamzakoy Plajımız, herkesin gözdesi olmaya devam ediyor. Büyük Türk amirali Piri Reis’in hayatına ışık tutan müzemiz, tarihi ve kültürel mirasımızın simgelerinden biridir. Traktör Müzesi, nostaljik bir deneyim yaşatıyor. Gelibolu’nun destansı geçmişini anlatan Savaş Müzesi, ziyaretçilerine Çanakkale Savaşları’nın izlerini sürme fırsatı sunuyor” diyor.
EN BÜYÜK MEVLİHANE BURADA
“Gelibolu Mevlevihanesi, manevi mirasımızın yaşayan örneklerinden” diyen Başkan Soyuak, şöyle devam ediyor: “Dünyada en geniş araziye; en görkemli semahaneye sahip. Namazgâh, tarihe tanıklık eden önemli bir yapı. Bayraklı Baba Türbesi, binlerce ziyaretçi ağırlıyor. Ahmed-i Bîcan ve Mehmed-i Bîcan’a ait türbeler de önemli ziyaret noktaları.”

KADIN ELİYLE KURULAN SOKAK
Üretici Kadınlar Sokağı hakkında da bilgi veren Başkan Soyuak, “Üretici Kadınlar Sokağı, el emeği göz nuru ürünleriyle yerel kadınlara ekonomik özgürlük kazandırırken, ziyaretçilere de nostaljik alışveriş deneyimi sunuyor. Gelibolu’nun kalbinde yer alan Piri Reis Kordonu üzerinde kurulan sokak her yaştan ziyaretçinin uğrak noktası. Her yıl kutladığımız Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında bu yıl özel bir stant kurduk. “Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı” standında zengin yöresel lezzetlerimizi ve Türk mutfağının tatlarını vatandaşlarla buluşturduk.” sözleriyle anlatıyor.
YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRAN ETKİNLİKLER
“Gelibolu Belediyesi olarak çocuklardan yaş almış bireylere, sporseverlerden ihtiyaç sahiplerine kadar her kesime hitap eden çalışmalarla sosyal belediyecilik anlayışının güçlü örneklerini sergiliyoruz. Hamzakoy Sahili’nde düzenlediğimiz geleneksel Beach Voleybol Turnuvası, sporu ve eğlenceyi bir araya getirerek yaz sezonuna enerji katıyor. Tiyatro Kulübü, oyunlarla kültürel hayatı canlandırıyor” diyen Başkan Soyuak, kitap fuarı ve konserlerle de sosyal yaşama dokunan projeleri hayata geçirdiklerini söylüyor.

ÇEVRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Kentin altyapısını güçlendirme hedefiyle çalışmalarını sürdürdükleri bilgisini veren Başkan Soyuak ekliyor: “Sağlıklı ve kesintisiz su temini için başlattığımız içme suyu hattı yenileme çalışmalarıyla altyapımızı daha güçlü hale getiriyoruz. Sel riskini azaltmak ve su birikintilerinin önüne geçmek amacıyla yağmur suyu hatlarında kapsamlı yenileme çalışmaları yürütüyoruz. Çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir kent hedefiyle kanalizasyon hatlarını modernize ederek altyapımızı güncelliyoruz.”
SOSYAL YARDIMLARLA DESTEK
Sosyal yardımların yıl boyu sürdüğünü dile getiren Başkan Soyuak, “Galli Kart projesi, sosyal yardımlarda dijitalleşmenin öncüsü olacak. Kıyafet ve beyaz eşya yardımı sağlayan Sosyal Market ile dezavantajlı grupların yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçlıyoruz. Dijital erişimi kolaylaştırmak için kent merkezinde başlattığımız ücretsiz Wi- Fi uygulaması, halkımıza çağdaş bir hizmet sunuyoruz” diyor.
