Sakinlik sana çok yakışacak İzmir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Size de olmuyor mu bazen? Şehrin gürültüsü, trafiği; başınızın üzerinde yükselen dev binalarının arasında bir an “Ne yapıyorum ben? Hayat; biraz yavaşla, sakinleş” dediğiniz anlar olmuyor mu? İşte o an aklıma sakin, yavaş şehirler (cittaslow) geliyor. Türkiye’de son yıllarda birçok ilçe bu unvanı almaya hak kazandı. Ama geçen hafta dünyada ilk defa bir metropol dünyanın ilk Cittaslow Metropolü oldu. O şehir de Ege’nin incisi İzmir...

HAYDİ BİRAZ YAVAŞLAYALIM!

Cittaslow hareketi, 15 Ekim 1999’da İtalya Orvieto’da doğdu. İtalyanca’da “Citta (Şehir)” ve İngilizce’de “Slow (Yavaş)” kelimelerinin birleşmesinden oluşan Cittaslow “Sakin Şehir” anlamına geliyor. Cittaslow hareketi, Toskana’nın küçük bir kasabası olan Greve in Chianti eski Belediye Başkanı Paolo Saturnini’nin önderliğinde, Bra (Francesco Guida), Orvieto (Stefano Cimicchi) ve Positano (Domenico Marrone) belediye başkanları ile Slow Food başkanı Carlo Petrini’nin desteğiyle “Slow Food” hareketini şehir boyutuna taşımak amacıyla kuruldu.

Slow Food ise 1986’da Amerikan “fast food” kültürünün İtalyan mutfağına girmesine tepki gösteren Gazeteci Carlo Petrini tarafından ortaya çıkmıştı. Hızlı, ayaküstü yemek alışkanlığına karşı gelen “Slow Food” hareketi, geleneksel ve yerel yemek yeme biçimlerini korumayı teşvik eden Yavaş Yiyecek Birliği’nin oluşumu.

31 ÜLKEDEN 278 KENT

Yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla küçük kentlerin kendilerini değerlendirmeleri ve farklı bir kalkınma yolu fikri sunan Cittaslow, kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Kentlerin kendi değerlerine sahip çıkması için faaliyet gösteren Cittaslow Birliği, günümüzde 31 ülkede 278 kent üyesi olan uluslararası bir hareket haline geldi. Küreselleşmenin etkisiyle şehirlerin hızlı çalışılan, hızlı yaşanılan ve üretmekten çok tüketen, kendi kendine yetmekte zorlanan yerler haline geldiğini savunan Cittaslow hareketinin amacı, şehirlerin kendi kimliklerine sahip çıkmasını, yerel değerlerin ve özgünlüklerinin korunmasını sağlamak.

Hayatın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını amaçlayan Cittaslow hareketi, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendi kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan, altyapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olacağı kentleri kapsıyor.

CITTASLOW NASIL OLUNUR?

Cittaslow, küçük ve orta ölçekli kasabaların belediye başkanlarını bir araya getiren kar amacı gütmeyen bir dernek. Büyükşehirler, bölgeler, parklar, belediye birlikleri Cittaslow Destekçisi olarak bu harekete katılabiliyor. Temel hedef, topluluk ruhunu koruyarak sürdürülebilir kılmak, bilgi ve deneyimin yeni nesillere aktarımını sağlamak. Cittaslow üyesi olmak isteyen kentlerin bir sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor.

Nüfusu 50 binden az ve yönetim anlayışı Cittaslow felsefesiyle uyumlu olan belediyeler başvuru yapabiliyor. Kentlerin yavaşlıklarını tescil etmek için Uluslararası Bilim Kurulu tarafından 7 başlık altında 72 kriter belirlenmiş durumda. Bir kentin üye olması için 50 ve üzerinde puan alması gerekli.

Yavaş Şehir olabilmek için birliğin belirlemiş olduğu kriterler şu başlıklar altında toplanıyor: “Enerji ve Çevre Politikaları, Altyapı Politikaları, Şehir Yaşamının Kalitesi Politikaları, Tarım, Turizm, Esnaf ve Sanatkarlar Hakkında Politikalar, Misafirperverlik, Farkındalık ve Eğitim Politikaları, Sosyal Uyum, Ortaklıklar”.

SEFERİHİSAR İLKTİ

“Sakin Şehirler” ağı, yaşamın huzurlu olduğu, doğa ve kültürün korunduğu bölgeleri kapsıyor. Türkiye’nin ilk sakin şehri, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Seferihisar eski Belediye Başkanı Tunç Soyer’in girişimiyle 2009’da İzmir’in Seferihisar ilçesi olmuştu. Ardından Türkiye’de 17 kent bu uluslararası listeye katıldı.

İLK METROPOL İZMİR

Cittaslow Metropol projesi, uygulanan Cittaslow modelinin büyükşehir yönetiminde farklı bir bakış açısı getireceği fikriyle ortaya çıkmış. Projenin başlangıç noktası, 30 Mart 2019’da Seferihisar’ı ziyaret eden Cittaslow eski Başkanı Stefano Pisani ile Genel Direktör Pier Giorgio Oliveti ve Cittaslow Uluslararası Başkan Yardımcısı Tunç Soyer’in Cittaslow felsefesini büyükşehirlere taşıyacak bir kent yönetim modeli oluşturma kararı almalarıyla olmuş.

Soyer’in projenin koordinasyonunu üstlenmesiyle İzmir, Cittaslow Metropol projesinin yürütücüsü haline geldi. 12 Haziran 2021’de düzenlenen Uluslararası Cittaslow 2021 Genel Kurulu’nda İzmir Cittaslow Metropol çalışmalarının yürütüleceği ilk kent olarak ilan edildi. Projenin pilot kenti İzmir Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda kurulacak yerel ve uluslararası çalışma ekibiyle birlikte İzmir’de bir yıl boyunca belirlenen kriterler çerçevesinde projeler uygulanacak.

İlk aşamada 3 pilot mahallede Sakin Mahalle Programı uygulanacak ve mahallelerin yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenecek. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucu İzmir’de uygulanmaya başlayacak ama bütün dünyada geçerli olacak bir kriter listesi hazırlandı. Cittaslow Metropol olmak için belirlenen 6 ilke şunlar: “Toplum, İyİ Yönetişim, Kentsel Direnç, Biyoçeşitlilik, Hareketlilik, Herkes için Gıda, Sakin Mahalleler”.

SEFERİHİSAR’DAN GÜDÜL’E

Yavaş kentlerden Türkiye sınırları içinde şu an 18 tane bulunuyor.

SEFERİHİSAR / İZMİR: 2009’da Türkiye’nin ilk Sakin Şehri oldu.

GÖKÇEADA / ÇANAKKALE: 2011’de dünyanın ilk Cittaslow adası unvanı aldı.

AKYAKA / MUĞLA: 2011’de

TARAKLI / SAKARYA: 2011’de

YENİPAZAR / AYDIN: 2011’de

YALVAÇ / ISPARTA: 2012’de

VİZE / KIRKLARELİ: 2012’de

PERŞEMBE / ORDU: 2012’de

HALFETİ / ŞANLIURFA: 2013’te

ŞAVŞAT / ARTVİN: 2015’te

UZUNDERE / ERZURUM: 2016’da

GÖYNÜK / BOLU: 2017’de

EĞİRDİR / ISPARTA: 2017’de

GERZE / SİNOP: 2017’de

MUDURNU / BOLU: 2018’de

KÖYCEĞİZ / MUĞLA: 2019’da

AHLAT / BİTLİS: 2019’da

GÜDÜL/ANKARA: 2020’de Türkiye’nin 18. ve Ankara’nın ilk Cittaslow kenti oldu.

‘BÜYÜK ŞEHİRLERİ YAVAŞ VE KÜÇÜK HALE GETİRMEK’

Geçen hafta İzmir’de düzenlenen Cittaslow Metropol projesinin tanıtım toplantısında bir araya geldiğimiz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geçen yıl İzmir’in deprem, sel, tsunami gibi birçok afeti yaşadığını hatırlatarak şunları söyledi: “En büyük gayretim, afetlerden çıkardığımız bu önemli derslerin belediyemizin ve şehrimizin kurumsal işleyişine nüfuz etmesini sağlamak.

Unutan değil, hatırlayan; vazgeçen değil, ders çıkaran ve öğrenen bir şehir olmak. Cittaslow Metropol, işte bu değişimin de anahtarı. İtalya, Çin, Kanada, Avustralya, İzlanda ve daha birçok ülkeye yayılan bu harekete 2009’da Türkiye’den ilk olarak Seferihisar kabul edildi. Seferihisar, Cittaslow olduktan sonra kendi kimliğini Türkiye ve dünyaya başarıyla anlattı.

Pek az insanın bildiği bir kasabayken, ülkemizin en önemli cazibe merkezlerinden birine dönüştü. Ekonomisi büyüdü. İstihdam arttı. Köylerinde yaşayanlar doğduğu yerde doymaya başladı. Kültürü, tohumları ve doğası korundu. Tarihi sokakları yeniden canlandı. Kısaca, yerelden kalkınmanın Türkiye’deki simgesi oldu. Seferihisar’dan sonra Türkiye’de 17 kenti daha bu ağa üye yaptık.

SALYANGOZ SİMGELİ ‘SAKİN ŞEHİRLER’

Cittaslow’un logosu olan salyangoz, birbirimizle ve doğayla uyumun önemini simgeliyor. Salyangozlar, antenleri sayesinde dünya ile iyi ilişki kuruyor.Vakur bir şekilde ilerlerken, arkasında iz bırakıyor. Sert kabuğu sayesinde içindeki değerleri koruyor.

Salyangoz, insanın bu gezegendeki var oluşundan çok daha eskiye giden bir geçmişe sahip. Bunu, doğanın ritmiyle uyumlu bir hızla yol almasına borçlu. Cittaslow’un değerlerine sahip çıkarak emin adımlarla ilerlemenin simgesi olan Salyangoz logosu,Avrupa başta olmak üzere bütün dünyada iyi yaşamın, yerelliğin ve özgünlüğün işareti kabul ediliyor.

ŞEHİRLERİMİZ YUVAYA DÖNÜŞECEK

Cittaslow aslında nüfusu 50 binin altında olan kentlerin sahip olabileceği bir unvan. Fakat bir yandan da günümüzün gerçeği olan büyük şehirler var. Dünya nüfusunun çoğunluğu artık kentlerde yaşıyor ve kentler her geçen gün daha da büyüyor. İzmir gibi büyük şehirlerin, yeniliğin, ticaretin, eğitimin, sanatın, teknolojinin ve gelişmenin üretim merkezi haline geldiği bir gerçek.

Öte yandan, büyük şehirler birçok sorunun da odağı haline geldi. Cittaslow Metropol fikrinin başlangıç noktası işte tam da bu: Şehirlerimizi yeniden içinde dinlenebildiğimiz bir yuvaya dönüştürmek. Cittaslow Metropol, dünyanın umutlu şehirlerinin simgesidir. İzmir, umudun şehridir.

YAŞAMAK KOLAYLAŞACAK

“İnsanların mutlu olacağı, işe gidebileceği, kültür etkinliklerine katılabileceği, alışveriş yapabileceği kendi kendine yetebilen mahalleler oluşturmak istiyoruz. Küçük kentlerin pek çok açıdan daha cazip olmasına karşın istihdam gibi birçok nedenden dolayı insanlar büyük şehirlerde yaşıyor. Büyük şehirlerde yaşayabilmek ve hayatta kalabilmek için hızlı olmak zorundasınız.

Günümüzdeki şehirler işe gitmek için, alışveriş yapmak için, tiyatroya gitmek için, parka gitmek için büyük mesafeler gitmeniz gereken şekilde tasarlanmış. İnsanlar çalışmak için, yaşamak için her gün büyük mesafeler kat etmek zorunda. Bizim amacımız mahalleleri sakin şehirlere çevirmek. Bir yandan bütün metropol alanında uygulanacak geri dönüşüm, yenilenebilir enerji, yeşil alanlar ile kültür ve sanat faaliyetlerinin arttırılması gibi çalışmalar gerçekleştireceğiz.

Bir yandan da mahallelerimizi daha yaşanabilir hale getireceğiz. Bir tarafta yaşamanın kolay olduğu, çoğu insanın birbirini tanıdığı, acele etmeden sokaklarda yürümenin tadını çıkarabileceğiniz bu sevimli, güzel kasabalar bulunuyor. Diğer tarafta, her şeyin acele olduğu ve hayatta kalmak için hızlı olmanız gereken büyük şehirlerimiz bulunuyor.Amacımız yavaş şehirlerde olduğu gibi yaşamı kolaylaştırmak için yaşam kalitesini yükseltmek. Bunun çözümü de büyük şehirleri yavaş ve küçük hale getirmek. Mahalleleri küçük kasabalara, Cittaslow’lara dönüştürmek istiyoruz.”

Yazarlarımızdan

05 Ağustos 2021, Perşembe 07:01
05 Ağustos 2021, Perşembe 07:01
05 Ağustos 2021, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder