Bazı teknelerle bir kez yarışılır. Bazılarıyla ise bir kez tanışmak yeterlidir. Tırhandil Cup Organizasyon Komitesi Başkanı Erim Önüt için tırhandil tam olarak böyle bir deneyim. Onun ifadesiyle, “Tırhandil ile bir kez yarıştıysanız, vazgeçemezsiniz.” Bu cümle, yalnızca kişisel bir his değil; on yılda oluşmuş kolektif bir tecrübenin özeti. Tırhandil Cup’ın 10. yılına gelinirken, Erim Önüt bu yolculuğun başlangıç noktasını da unutmuyor. Büyük ustalardan Kıvırcık Mustafa’nın bir cümlesiyle atılan ilk adımın, bugün güçlü bir yere ulaştığını anlatıyor.
SERT HAVALARI SEVER
Bir denizci gözüyle baktığında ise mesele daha da netleşiyor: Kapalı ve sert havalar, tırhandiller için bir engel değil; aksine “tırhandillerin sevdiği hava.” Yeni tırhandillerin inşa edilmesi, denizcilik çevrelerinde giderek daha sık duyulan “Biz de bir tırhandil mi alsak?” sorusu, bu ilginin tesadüf olmadığını gösteriyor. Ama Erim Önüt’e göre Tırhandil Cup’ı özel kılan yalnızca denizde yaşanan rekabet değil. Asıl değer, yarış bittikten sonra ortaya çıkıyor; aynı masada buluşmak, birlikte yemek yemek, sohbet etmek ve dostluğu sürdürmek. Çünkü bu kültürde kazanan kadar paylaşan da önemlidir.

COĞRAFİ İŞARET
Bodrum tersanelerinde yeniden tırhandil üretilmesi, yurtdışına giden teknelerin Bodrum’a dönmesi ve her yıl artan katılım; Tırhandil Cup’ın yarattığı etkinin en güçlü göstergeleri. En önemli adımlardan biri de, Bodrum Ticaret Odası tarafından alınan “Tırhandil” coğrafi işareti. Tüm bu yolculuğun arkasında ise tırhandil kültürüne gönülden bağlı isimlerden oluşan Tırhandil Cup Organizasyon Komitesi var.
BİR TIRHANDİLİN HAFIZASI
Bazı tekneler denize indirilir. Bazıları ise önce bir ailenin hafızasında büyür. Tırhandil Ustası ve yarışcı Mustafa Özkeskin’in tırhandil yolculuğu da böyle başlıyor. Çocukluğunda, babasının tırhandiliyle yapılan aile gezileriyle… Sonradan öğrendiğine göre dedesinin de bir tırhandili var. Yani bu hikaye bir meslek tercihi değil; nesiller boyunca aktarılan sessiz bir çağrı. “Tırhandil hayatım babamın tırhandiliyle başladı” diyor. Bugüne kadar inşa ettiği tırhandil sayısı yirmiyi geçmiş. Ancak Özkeskin için bu tekneler rakamlarla ifade edilecek nesneler değil. İlk ve son yaptığı tekne arasındaki fark sorulduğunda yanıtı çok net: “Aralarında sadece yaş farkı var. Hepsi benim için çok özel.”
HEPSİNİN BİR RUHU VAR
Bugün yaptığı teknelerin hepsi denizde. Yarışlara katılan 5-6 tırhandil onun elinden çıkma. Bu teknelerle Tırhandil Cup ve The Bodrum Cup’ta kazanılmış yarışlar var. ‘Bir tırhandili tırhandil yapan şey ne’ diye sorulduğunda, “Ruhu ve formu. Zaten onları diğer teknelerden ayıran da bu” diyor. Ona göre tırhandil, yalnızca bir ahşap tekne değil; ciddi emek, sabır ve ustalık isteyen, kolay taklit edilemeyen bir yapı. “Orijinal bir tırhandil inşa etmek” diyor, “Gerçek anlamda zaman ister.” Son yıllarda düzenlenen tırhandil yarışlarını ise bu geleneğin yaşaması adına hayati görüyor.
BU İŞ SABIR İSTİYOR
“Tırhandil yarışları, tırhandillerin yaşaması için en önemli organizasyonlar. Türk sivil denizciliği için hayati öneme sahip.” Gelecek kuşaklara aktarılmasının neden bu kadar önemli olduğu sorulduğunda ise bakışı daha da genişliyor. Mesele yalnızca Bodrum ya da Ege değil; bir ülkenin denizle kurduğu ilişkinin hafızası: “Bir gün biri çıkıp ‘Türklerin denizcilik geçmişi nedir?’ diye sorarsa, verilecek cevap geleneksel yelkenlimiz tırhandildir.” Gençlere ve yeni ustalara verdiği mesaj da romantik değil, gerçekçi: “Bu iş sabır ister.” Ve tırhandili tek bir kelimeyle anlatması istendiğinde, hiç düşünmeden söylüyor: “Miras.” Bazı kelimeler kısa olur. Ama taşıdığı anlam, nesiller boyu sürer.

DENİZLE KURULAN BAĞ
Bazı insanlar denizle sonradan tanışır. Bazıları içinse deniz, zaten hayatın başladığı yerdir. Tırhandil Cup Kurucularından ve Komodoru, BODTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ağanlar Tersanesi CEO’su Erdem Ağan’ın hikayesi de böyle bir yerden başlıyor. Denizcilik onun için hiçbir zaman yalnızca bir spor ya da meslek olmadı. Bu yol, babası Erol Ağan’dan devralınan; emekle, sabırla ve yoktan var edilen çok kıymetli bir mirasın devamı.
TERCİH DEĞİL SORUMLULUK
“Hayatım boyunca denizcilikle ilgili çalışmalarda yer almaktan hep mutluluk duydum ve bunu sürdüreceğim” derken, bu kararlılığın kişisel tercihten öte sorumluluk olduğunun altını çiziyor. Bugün Tırhandil Cup Kurucularından ve Komodoru, BODTO Başkan Yardımcısı ve Ağanlar Tersanesi CEO’su olarak yürüttüğü görevlerin merkezinde tek fikir var:
TIRHANDİLLER YAŞAMALI
Tırhandiller yaşamalı. Ona göre tırhandiller yalnızca bir yarış sınıfı değil; Bodrum’un denizle kurduğu ilişkinin, ustalığın ve kültürün canlı bir temsili. “Bu teknelerin sadece yarışlarda değil, gelecekte de var olmasını önemsiyorum” diyor. Çünkü mesele bugün değil; yarın. Bu bakış açısı, coğrafi işaret çalışmaları başta olmak üzere her adımda kendini gösteriyor. Amaç; tırhandilin kimliğini korumak ve kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamak. Tırhandil Cup ise Erdem Ağan için yalnızca bir organizasyon değil; bu kültürün gerçek deniz koşullarında nefes aldığı, sınandığı ve yaşatıldığı çok kıymetli bir buluşma noktası. Bir gelenek, ancak yaşatıldığında miras olur. Bazı insanlar, bu mirası taşımak için denizin başına geçer.
