Atıl Kutoğlu: Modadaki ve değişimdeki hız devam edecek

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Moda tasarımcısı Atıl Kutoğlu, başta Avusturya Kraliyet Ailesi olmak üzere Hollywood starlarını, top modelleri, dünya jet-set’inin önemli isimlerini giydiriyor. Avusturya ile Türkiye arasında bir köprü oluşturup iki ülkenin kültürlerine katkıda bulunan ve Türk modasının dünyadaki imajını değiştiren Kutoğlu ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.



Karantina günlerini nasıl geçirdin?

5 Mart’ta Viyana’dan İstanbul’a uçmuştum, hemen sonrasında Avusturya’da korona patladı ve karantina başladı. Devlet kanun çıkartarak tüm dükkanları kapattırdı, ben de mecburen butiklerimi kapattım ve İstanbul’da kaldım. Haziran ortası, Viyana’ya uçaklar kalkıncaya kadar İstanbul’daydım, ama işleri durdurmuştum. Hem Avusturya hem Türkiye’de gelinlik provalarımız, üretimlerimiz hepsi durdu. Karantina sürecinde bol bol kitap okudum, evi topladım ve Boğaz’da yürüyüşler yaptım. Viyana’daki butikleri haziranda açtım. 30 Temmuz’da Viyana’da çok güzel bir yaz daveti ile sonbahar-kış koleksiyonumu tanıttım. Sosyal mesafeyi koruyarak ve açık havada, 150 misafir ağırladım. Ünlü isimler, prensesler, iş adamları geldi. Bu defilem dünya basınında geniş yer aldı. Şu an işlerin başında, Viyana’dayım. 

Bu zor süreç tasarım, üretim ve satış dünyana nasıl yansıdı?

Tüm dünyada, birçok sektörde olduğu gibi tekstil ve modada da üretimler durdu ya da çok yavaşladı. İhracat doğru dürüst yapılamadı. Moda haftaları, defileler, fuarlar yapılamadı. Şimdi de Paris, New York Moda Haftaları hep dijital düzenleniyor ya da defileler daha ufak ve seyircisiz yapılıyor. Yani pek tadı yok bu şekilde. Tekstil ve moda, perakende satışlara bağlı olarak pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörler oldu. Çünkü giyim alışverişleri, mağazalara girme çıkma, AVM’lere gitme durumları minimuma indi. Düğün, davet gibi etkinlikler ya durdu ya da ileriye ertelendi. Bir de bu moral ve keyif işi, insanların moralleri tam düzelmedi. Yani son moda bir şeyler almak denemek, diktirmek bunlar keyif işi, insanlar huzurlu ve mutlu olmalı. Sektör online satışlarla ayakta durmaya çalışıyor. Viyana mağazalarımızda hareket başladı. Bakalım önümüzdeki sonbahar, kış nasıl geçecek?

Bu salgın bittikten sonra, moda dünyası nasıl bir konumda olacak?

Dünyada modaevini kapatan birçok marka oldu. Diane von Fürstenberg’in bile zorda olduğunu açıklaması, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte moda dünyası online satışlara yönelecek ve sanırım daha exclusive, birebir lüks hizmet verenler, butik çalışanlar öne çıkacak. Belki moda merkezlerinde sergilenen tasarımlar da daha realiteye yaklaşacak, çok abartılı parçalardan vazgeçilecek. Gerçi ben böyle derken, Lady Gaga MTV Video Müzik Ödülleri gecesinde yine yapacağını yaptı! Ve maskelerle kombinli 4-5 çok çılgın kreasyonları art arda giydi. Bu insanlara moral ve cesaret vermek açısından güzel oldu.

Bu dönemin bitimiyle alışveriş çılgınlığı mı olur yoksa herkes elindekilerle yetinip alışverişe ara mı verir?

Bence herkes yine alışverişe ve güzel kreasyonlara koşar! Çünkü uzun süre herkes geri çekildi, kendini frenledi, ya eldekilerle idare etti, ya da online’dan spor ve rahat bir şeyler aldı. Ama ortam normale dönerse, bence büyük bir coşku yaşanır ve moda dünyasında satışlar tavan yapar! Çünkü moda ve tasarım dünyası insanlara moral oluyor, büyük mutluluk veriyor, Özgüvenini arttırıyor!

2020–2021 Sonbahar Kış modasından bahseder misin? Bu iki sezonda yenilikler neler?

Biz yeni sezonda çok feminen çizgilere yer verdik. Bu koleksiyonumuzu son olarak, birkaç hafta önce Viyana’da düzenlediğimiz davette tanıttık ve satışa sunduk. Sade, feminen ve çarpıcı kreasyonlar hazırladık. Kutoğlu imzasını temsil eden etnik ögeler de bolca yansıdı yeni koleksiyonumuza. Biraz 80’ler, 90lar, biraz Balkanlar, biraz da Viyana var bu tasarımlarda. Ama Ege ve Akdeniz kıyılarımız da var. Sade, akıcı kesimler, etnik bize öz desenlerde hayat buldu. Elbiselerde dizleri kah kapatan, kah ortalayan etek boyları, hem dar hem bol, çeşit çeşit pantolonlar, geniş omuzlu ceketler, ceket-elbiseler ve iri payetli kokteyl elbiseleri ve tuvaletler öne çıkan parçalar. Önemli markaların koleksiyonlarına baktığımızda, bizimle paralel olarak, önümüzdeki sonbahar-kış için, geniş abartılı omuzlar, bol ve geniş kollar, düz, dar, uzun, sade ve kısa elbiseler, maskülen pantolon-ceket takımlar ve hem gündelik hem çok şık deri kreasyonların dikkat çektiğini görüyoruz. Yenilikler olarak, modanın hiçbir kalıba sığmayan hallere girmesi, her türlü desen ve kesim çılgınlığının yaşanması, spor giyimin özelliklerinin şıklaşarak kokteyl ve gece giysilerine yansıması diyebiliriz.

Sonbahar kış sezonunun kumaş ve renk trendleri neler?

Öne çıkan renkler, bolca siyah, lacivert, beyaz, dore, bakır optikler, hardal, tarçın tonları, yani sıcak baharat ve ipek yolunun tüm renk tonları diyebiliriz. Yeşil de çok gündemde. Malzeme ve kumaşlarda likralı kadifeler, pike, kloke ve brokarlar, eskileri anımsatan her türlü ipek kumaşlar ve bolca deri ve güderiler çok moda. Biz de, diğer büyük markalar da triko tasarımcılara da bolca yer verdik. Trikoların deri ve güderiyle karıştığı parçalar da koleksiyonun ‘highlight’ları arasında

Senin bu sezonlarda koleksiyonlarında neler var? Hangi detaylar ön planda olacak?

Balkanlar’ın etnik çizgilerini, modern bir yorumla, sade, keskin hatlara, çarpıcı kreasyonlara dönüştürdük. Viyana’nın ‘jugendstil’ dönemi de yeni tasarımlara yansıdı. Tüm bunlara biraz da nostalji kattık. 1980ler ve 90’lar da bazı kesimler ve renk birlikteliklerinde, aksesuarlarda karşımıza çıkıyor.

Bu kötü dönem ilham kaynaklarını köreltti mi, yoksa yeni ilhamlar mı verdi?

Pandemi ve karantina döneminde aklımda yeni yeni bir dolu fikirler oluştu ve o kadar çok tasarım yarattım ki, herhalde önümüzdeki 2 yıl yeter! Ama ekip çalışmaya geç döndüğü ve tam kadro çalışmaya 1 aydır başladığımız için ne kadarını gerçekleştirebileceğiz bakalım.. Gerçi yeni sonbahar-kış koleksiyonumuzu korona öncesi bitirmiştik. Ama şimdiden 2021 ilkbahar-yazını da hazırlıyoruz ve uluslararası tanıtımlara eylül ayında başlayacağız.

Sonbahar ve kış sezonunun olmazsa olmazları neler olacak?

Mutlaka siyah deri, keskin kesimli bir elbise ya da rob-manto. Bakır rengi kadife bir parça, diz altı boyda kokteyl elbisesi ya da geniş kesimli bir bluz olabilir. Ve abartılı geniş omuzlu bir ceket. Bir de erkeksi bir ceket-pantolon takım.

Günümüzün hızlı yaşam, hızlı moda anlayışı pandemi dönemiyle birlikte değişti mi, değişecek mi?

Bence modadaki ve değişimdeki hız devam edecek. Çünkü bu süreçte insanlar sıkıldı ve daha da sabırsız oldular! O yüzden yeniliklere daha bir coşkuyla koşacaklar.

Son zamanlarda tasarımcılar farklı markalarla işbirliği yapıyor. Senin Türkiye'de ya da dünyada böyle bir girişimin var mı? Yani tarzının dışında tasarım yapmak, farklı bir tarz yaratmak gibi?

Bana bu şekilde teklifler eskiden beri geliyor. İçime sinen bir işbirliği olacağına inanırsam, böyle bir projeye girer, imzamı atarım.

Viyana'da yaşam nasıl? Moda sektörü ne durumda?

Avusturya koronayla mücadeleye erken başladı ve sıkı önlemlerle, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha erken önünü kesti ve hayatı normale döndürdü. Viyana’da hayat ve perakende sektörü hazirandan beri oldukça normal. Fakat insanların yarısı normal hayata dönüp ekonomi içerisindeki yerini almış olsa da, diğer yarısı hala o şokun etkisinde ve kendini geri çekmiş durumda. Yani işler tam normale dönmüş değil. Ama sonbaharda sürpriz bir gelişme olmazsa, noel sezonuna kadar, satışlarımızda eski rakamları yakalarız diye düşünüyorum. Ve Viyana da operasıyla, balesiyle, galaları ve balolarıyla eski canlı yaşamına kavuşmuş olur.

Türk modası sence trendler yaratıyor mu?

Türk modası son yıllarda çok yol aldı. Özellikle İTKİB’in olumlu çalışmalarına, çabalarına değinmek istiyorum. Ben ve benim gibi uluslararası platforma çıkmış birkaç Türk tasarımcı var ama dünyada bir Türk modası varlığından, etkisinden bahsetmek yanlış olur. New York Moda Haftası’nda 10 yıl boyunca ara vermeden her sezon defilelerimle koleksiyonlarımı sergiledim. Naomi Campbell, Karolina Kurkova, Lydia Hearst, Elizabeth Jagger gibi top modelleri podyuma çıkarttım. Hala ABD pazarıyla sıkı çalışmamız devam ediyor. Ama Türk modası diye bir kavramı dünyada var etmek için, çok daha güçlü ortaya çıkmamız gerek.

Birbirinden çekici, kadınların hayallerini süsleyen tasarımlar yaratıyorsun. Peki, senin için kadınlara tasarım yapmanın en keyifli yanı nedir?

Kadınlar için tasarımlar yapmak çok zevkli, insan yaratıcılığını daha geniş kullanabiliyor. Kadınlar daha cesur ve iddialı giyinebiliyorlar. Gerçi artık erkek modası da eski yıllara göre çok daha renkli ve yaratıcı. Ama ben yine de tasarımlarımı yaparken, sadeliğe önem veriyorum ve aşırı yüklemeler yapmaktan kaçınıyorum. Bu da benim modam, kreasyonlarımı daha zamansız ve kalıcı yapıyor.

Moda sürekli değişen bir alan. Her sezon yeni trendler, detaylar karşımıza çıkıyor. Bu durum seni ne kadar etkiliyor? Trendlere bağlı mı kalıyorsun yoksa hep kendi trendlerini mi yaratıyorsun?

Tabii ki her sezon çok heyecan verici ve yaratıcı. Bu heyecanı her koleksiyonda, her sezon yaşıyorum. Ve yeni trendler çıkması çok güzel. Dünya değişiyor, insanlar, fikirler, yaşam biçimleri yenileniyor. Ama tabii ki yarattığınız eserlerin kalıcı olması, modasının geçmiyor olması ve görenlere yıllar sonra "Waov" dedirtmesi de çok güzel.

Son dönemlerde sayıları hızla artan moda akademileri ve tasarım yarışmalarının moda dünyamıza katkıları oluyor mu?

Tabii ki moda tasarımı yarışmaları, moda akademileri, moda okulları, üniversitelerde moda bölümleri ülkemizde de çok faydalı. Sektöre faydalı. Hatta bunların açılmasında geç bile kalındı. İTKİB’in açtığı İstanbul Moda Akademisi’ni çok başarılı buluyorum. Ama örneğin Sabancı Üniversitesi‘nin moda bölümü de çok iyi. Sayın Emine Erdoğan’ın girişimiyle ve Sevgili Suzan Toplusoy’un çabalarıyla olgunlaşma enstitüleri de yeni bir çehreye bürünüyor. Bunlar ileriki yıllarda Türkiye’nin moda dünyasında söz sahibi olması için güzel yatırımlar, hazırlıklar. Ben Viyana’daki moda okullarında ders veriyorum. İstanbul Moda Akademisi’yle de bazı ortak projelerde yer aldım.

Dünyaca ünlü kimler tasarımlarını giydi?

Naomi Campbell, Catherine Zeta-Jones, Jessica Alba, Madonna, Lauren Bush-Lauren, Tamara Ecclestone, Karolina Kurkova, Viktor Lazlo, Prenses Francesca von Habsburg, Prenses Camilla von Habsburg, Prenses Michael of Kent, Jermaine Jackson, Elizabeth Jagger, Sonja Kirchberger, Prenses Ira von Fürstenberg, Prens Hubertus von Hohenlohe, Eşi Prenses Simona, yine New York’ta Arriana Boardman, Mica Ertegün, Olivia Palermo vs vs. Türkiye’den de sevgili Nevbahar Koç, Afet Karacan, Ahu Tuğbay, Ender Mermerci, Tansa Ekşioğlu, Derin Mermerci, Sevil Sabancı, Dilek Sabancı, Prenses Zeynep Osman Tarzı, Tuba Ünsal, Hande Ataizi tasarımlarımı severek giyenlerden bazıları.

Atıl Kutoğlu’nun stil kodu nedir?

Atıl Kutoğlu çizgisi etnik lüksün, feminen ve zamansız tasarımlarla buluşması. Geometrik ve mimari öğelerin, Türk ve Osmanlı esintileri ve Viyana sanatının altın dönemiyle buluşması. Tüm bunlar Kutoğlu imzasını temsil ediyor. 

Türk kadının ve erkeğinin giyim stilini nasıl buluyorsun? 

Türk kadını, benim de kreasyonlarımda yaptığım gibi, batı ve doğuyu çok güzel ve başarılı şekilde melanje ediyor. Ve çoğu kez ortaya cool ve orjinal görüntüler çıkıyor. Kendine güvenen, kendisine yakışanı bilen kadınlarımız, dünyada nereye gitseler, beğeniliyorlar, kendilerine baktırıyorlar. Takıları ve aksesuar kullanmayı iyi biliyorlar. Ama bazen de, makyajı veya bazı şeyleri fazla kaçıranlar da oluyor. O zaman ortaya daha abartılı ve alaturka görüntüler çıkıyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder