Bekir SaçarBeyoğlu balık pazarında ‘Antakya işi’ ocakbaşı

HABERİ PAYLAŞ

Beyoğlu balık pazarında ‘Antakya işi’ ocakbaşı

Beyoğlu balık pazarında ‘Antakya işi’ ocakbaşı

Dünya genelinde yükselen nostalji ve yerel köklere dönüş trendi, mutfaklarda da kendini güçlü biçimde hissettiriyor. “Retro Food” akımıyla birlikte insanlar; aşırı işlenmiş, özentili tabaklar yerine kendi topraklarının gerçek, aslına sadık ve çocukluktan tanıdık lezzetlerine yöneliyor. Ülkemizde ise bu dönüşün en lezzetli adreslerinden biri hiç kuşkusuz ocakbaşı kültürü. Son yıllarda ciddi bir kabuk değişimi geçiren ocakbaşılar, klasik kebap ve meze anlayışının ötesine geçerek yeme-içme dünyasının en gözde trendlerinden biri haline geldi. Üstelik artık mesele sadece iyi et ve meze yemek değil; gecenin ilerleyen saatlerinde DJ müzikleriyle eğlenmek. Kısacası, dumanı üstünde kebapla başlayan gece, geç saatlere kadar eğlenceyle devam ediyor. İşte bugün sizi, bahsettiğim bu yeni nesil ocakbaşlarından birine götüreceğim.

DUMANI ÜSTÜNDE, EĞLENCESİ BOL

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Antakya sokak lezzetlerini Beyoğlu Balık Pazarı’na taşıyan “Antakya İşi” adlı işletmenin sahibi Tahir Bulca. Kendisi, Cihangir’in meşhur Kaktüs’ünün sahibi olarak da tanınıyor. Mekân, son dönemde gastronomi dünyasının dikkat çeken adreslerinden biri haline gelmiş. Ben de buranın adını Vedat Milor’dan duyup soluğu Beyoğlu’nda aldım. Antakya’nın lezzetlerini yalnızca menüsüyle değil, birlikte yeme ve paylaşma geleneğiyle de Beyoğlu’na taşıyan Antakya İşi, oldukça geniş ve ferah bir mekân. İçeride kocaman bir ocakbaşı olmasına rağmen ne duman ne de ağır kebap kokusu size ulaşıyor. Personel güler yüzlü ve son derece kibar. Üstelik ter kokmayan türden! Mekânın sokağa bakan, balkon havasındaki geniş cephesi çok keyifli. Mekânın ikinci katı, gecenin ilerleyen saatlerinde kulübe dönüşüyor. Saat 24.00’e doğru kulüp bölümüne çıktım. İçerideki müşterilerin çoğunu eğlenmeyi ve eğlence adabını bilen yabancı turistler oluşturuyordu. Anlaşılan Antakya mutfağının ünü, Beyoğlu sınırlarını çoktan aşmış!

HER LOKMASI AYRI BİR LEZZET

Şimdi gelelim sofraya… Sizi, her bir lokmasıyla damaklarda iz bırakan lezzetlerle tanıştırmak istiyorum. Mezelerden bakla ezmesi, sebzeli humus, muhammara, zeytinli zahter ve mütebbel oldukça başarılıydı. Katıklı ekmek, fındık lahmacun, haşlama içli köfte ve Antakya usulü kızartma peyniri de mutlaka denenmesi gerekenlerden. Antakya usulü beyti ile ılık humus yatağında servis edilen kokoreç ise benim özellikle tavsiye ettiklerim arasında. Ciğer kebabı, tavuk şiş ve midye tava da listenize eklenebilir. Final tercihinizi Antakya künefesiyle yapabilirsiniz. “Retro Food” akımı meraklılarına duyurulur!

Sıradaki haber yükleniyor...
holder