Kapadokya’da gün batımını Uçhisar Kalesi’nin tam karşısında izlemek; vadilerin üzerine yayılan o büyüleyici manzaraya enfes lezzetler, yerel şaraplar ve kaliteli müzik eşlik edince bambaşka bir boyuta ulaşıyor. Bu mistik coğrafyanın büyüsüne kapılmamak gerçekten imkânsız. Erciyes’in ikonik oteli DAS 3917’nin ardından geçtiğimiz nisan ayında Kapadokya’da kapılarını saçan DAS 1.350, adını Uçhisar Kalesi’nin 1.350 metrelik büyüleyici rakımından alıyor. Bölgeye sessiz sedasız ama son derece asil bir giriş yapan otel; bir yanında ihtişamlı kaleyi, diğer yanında ise Kapadokya’nın eşsiz vadilerini ve uçsuz bucaksız ovalarını selamlayan konumuyla misafirlerini daha ilk anda büyülüyor. Bu yeni hikâyeyi yerinde deneyimlemek adına, açılış öncesinde DAS 1.350’nin konuğu oldum. Otelin en etkileyici yönü, klasik bir konaklama deneyiminin çok ötesine geçerek misafirlerini günün her saatinde farklı ve rafine keşiflerle buluşturmasıdır.

GASTRONOMİDEN SANATA, DOĞADAN MÜZİĞE UZANAN ÖZEL DENEYİMLER
DAS’ın sosyal, dinamik ve enerjik ruhunu Kapadokya’nın köklü yerel kültürüyle harmanlayan “DAS The Opening”, 1-4 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ve gastronomiden sanata, doğadan müziğe uzanan elit deneyimlere ev sahipliği yapacak. Otel bünyesinde düzenlenecek bölgeye özgü atölye çalışmaları misafirlere ücretsiz sunulurken; Kapadokya’nın büyüleyici noktalarındaki seçili aktivite ve deneyimler de konuklara özel ayrıcalıklarla eşlik edecek. Ritmik müzikler eşliğinde gün batımında düzenlenecek Happy Hour etkinliklerimnde Kapadokya’nın renk değiştiren gökyüzünü seyretmek, hafızalardan silinmeyecek bir ritüele dönüşüyor.

KAPADOKYA LEZZETLERİNE MODERN BİR DAS YORUMU
Her gece farklı bir gastronomi serüveni vadeden Apres Restoran’da, “Kapadokya Sofrası” ve “DAS Experience” tadım menüleri seçkin “dinner party” konseptleriyle konukların beğenisine sunuluyor. Özenle hazırlanan plak seçkileri, caz tınıları ve modern canlı müzik performansları da bu harika sofraların enerjisini yükseltiyor. DAS Apres’in mutfağında, Kapadokya’nın yerel ürünleri ve zengin mutfak mirası çağdaş bir vizyonla yeniden yorumlanıyor. Güne taze, enerjik ve lezzet dolu bir kahvaltıyla başlayıp akşamı şefin imza tabaklarıyla gurme bir fine-dining deneyimine dönüştürmek mümkün oluyor. Gün ortasında ise DAS Snack menüsü, çok sevilen sokak lezzetlerine özgün ve modern dokunuşlar getiriyor. Özetle DAS 1.350; iyi yemek, nitelikli müzik, sanat ve ilham veren deneyimlerle Kapadokya’yı doyasıya yaşamak isteyenler için bölgenin en trend buluşma noktası olmaya aday.
