Çiftçilerin pazar arama ve maliyet artışı derdine son

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Uzun yıllar çiftçilerle sözleşmeli tarım yaptıklarını ve bunun çok önemli avantajları olduğunu belirten PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Bu yolla üretici ürününü ekmeden kaça satacağını biliyor, girdi maliyetlerini düşürüyor. Piyasadaki fiyat dalgalanmalarından da etkilenmiyor. Sözleşmeli tarım verim ve kaliteyi artırıyor” dedi.

ENFLASYONU ÖNLEYİCİ ETKİ

Pandemi, kuraklık, su kaynaklarının tükeniyor olması nedeniyle tarımda verimlilik, planlama ve sürdürülebilirlik daha da önemli hale geldi. Bu kapsamda dev şirketler yıllardır ‘sözleşmeli tarımla’ çiftçilere alım garantisi vererek üretimin sürekliliğini sağlamakla kalmıyor, üretimin her aşamasında çiftçiye destek oluyor. Bu destek gübre, tohum, ilaçtan kullanılan elektriğin parasını paylaşmaya kadar varıyor. Böylece üretici önünü görüyor, alıcı da fiyat dalgalanmalarından etkilenmiyor. Bunun sonucu olarak gıda kaynaklı enflasyon da önlenmiş oluyor.

40 BİN KİŞİYE İSTİHDAM

Türkiye’de bu anlamda faaliyet gösterip çiftçiye ve tarıma uzun yıllar destek veren firmaların başında PepsiCo geliyor. Pepsi, Yedigün, Fruko, Lipton Ice Tea, Lay’s, Ruffles, Doritos, Cheetos ve Çerezza gibi birçok markasıyla faaliyet gösteren şirket, Türkiye’deki 6 fabrikasında üretime devam ediyor. Doğrudan 3 bin, dolaylı olarak 40 bin kişiye istihdam sağlayan PepsiCo, aynı zamanda dünyanın en büyük gıda ve tarım işletmelerinden biri. Bugüne kadar Türkiye’de 10 bin hektar üzerinde patates, mısır ve mısır irmiği üretimi sağlayan şirket, toplamda 1.000’e yakın çiftçiyle sözleşmeli tarım yapıyor.

DALGALANMA ETKİLEMİYOR

Sözleşmeli tarımla yerli üreticiye sağlanan desteklerden, iklim değişikliği ve korona gölgesinde tarımın geleceğine kadar birçok konuyu PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel’le konuştuk. Çiftçiye üretimin ana girdileri olan tohum, ilaç, gübre desteğinin yanında tarımsal sulamada kullanılan elektrik gibi maliyetler için nakdi katkıda da bulunduklarını belirten Aksel, “Üreticilerin üretimdeki girdi maliyetlerini öngörülebilir hale getiriyoruz. Bu sayede üretici daha ürünü ekmeden kaça satacağını biliyor aynı zamanda girdi maliyetlerini de optimize edebiliyor. Piyasadaki fiyat dalgalanmalarından etkilenmiyor” dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİR HEDEF İÇİN TOPRAK SAĞLIĞI

‘Sürdürülebilir Tarım Programı’ ile birçok uygulamayı hayata geçirdiklerini ve pandemiyle birlikte global ‘Pozitif Tarım’ stratejilerini açıkladıklarını belirten Aksel, “Bu strateji tarımda bir yandan dayanıklılık kazandırırken bir yandan da ekosistemleri iyileştirmeyi amaçlıyor. Bu stratejiyle, bir dizi uygulama içeren ‘yenileyici tarım’ı yaygınlaştırarak toprak sağlığının geri kazandırılması, su havzası sağlığının iyileştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çiftçinin geçim kaynaklarının güçlenmesini amaçlayan kapsamlı global bir yol haritamız var” dedi.

YERLİ ÜRETİME ÖNCELİK

Girdi maliyetlerini düşürmek için yerli üretime önem verdiklerini belirten Ece Aksel, “Cips üretiminde kullanılan patates tohumlarımızın tamamını yüzde 100 yerli elit tohumdan karşılıyoruz. Ayrıca Agro Akademi ile çiftçilerimizi bilinçlendirerek verimlilik ve maliyet avantajı sağlamalarına yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

Sözleşmeli tarımla çiftçileri çok iyi tanıdıklarını ve bunun avantaj sağladığını belirten Aksel, şu bilgileri paylaştı: “Çiftçilerle sürekli iletişim halindeyiz. Üretimin başından sonuna kadar en fazla 15 günde bir üreticilerimiz ve tarlalarını ziyaret ediyoruz. Oluşabilecek riskleri, hastalık ve zararlıları yerinde ve erken dönemde tespit ederek hızlıca tedbir alınmasını sağlıyoruz. Bu, verim ve kaliteyi artırıyor.”

SU TÜKETİMİNİ YÜZDE 50 AZALTTI

Kıt kaynakların dikkatli kullanılması için de çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ece Aksel, “Tarlalarda düşük basınçlı sulama teknolojileri geliştiriyoruz. Şu anda patates üretim alanlarımızın yüzde 99’unda damlama sulama, mini yağmurlama gibi düşük basınçlı sulama sistemlerini kullanıyoruz.

Bu sayede 2010 yılına göre su tüketimimizi yüzde 50’ye yakın azalttık. Ayrıca toprak nemi sensörleri ve iklim istasyonlarını kullanarak bitkinin ve toprağın ne zamanda ne kadar suya ihtiyacı olduğunu belirlemeye ve yapay zekayı kullanarak da dijital sulama takvimi oluşturmaya ve suyu en optimum seviyede kullanmaya odaklanıyoruz” dedi.

YENİ ORGANİK GÜBRE DENEMESİ

Tarım sadece bu yılı değil bundan 10 yıllar sonrasını planlamayı da gerektiriyor. Değişen dünya düzeni ve pandemi bu planlamanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Artık çok fazla da vaktimiz yok. Bu kapsamda toprağın yeniden ilk günkü kadar sağlıklı ve verimli kullanılır hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Ece Aksel, “Bunun için de ‘yenileyici tarım’ uygulamalarını bir an önce devreye almamız gerekiyor.

PepsiCo Türkiye olarak bu konuda önümüzdeki 10 yıl için kendimize çok ciddi hedefler koyduk. Zenginleştirilen yeni Naturalis Plus organomineral gübre tarla denemelerine başladık. Sonuçlarını takip ediyoruz. Agro Akademi eğitimlerinizi bu yıl online yapıyoruz. 4 ay sürecek eğitimlerle çiftçilerimize patates üretimi, yenileyici tarım, sürdürülebilirlik gibi konularda eğitimler vermeye devam ediyoruz” bilgilerini paylaştı.

ERKEN TEŞHİS ERKEN ÖNLEM

Tarımda teknolojiyi sonuna kadar kullanarak verimliliği artırmaya çalıştıklarını vurgulayan Aksel, şunları söyledi: “Cambridge Üniversitesi işbirliği ile geliştirdiğimiz ‘i-Crop’ uygulamamız sayesinde, tohumdan sofraya kadar olan tüm süreci izleyebiliyoruz. Kullandığımız dijital program sayesinde her tarladan ekim öncesi başlayarak hasat sonuna kadar olan bütün süreçte 306 farklı veri topluyoruz.

Sulama takvimi düzenlemesi, anlık hava durumu tahminleri ve hastalık tahminleri yapabiliyoruz. Bunun yanında, ‘Croptrak’ uygulamamıza entegre ettiğimiz erken uyarı sistemleri ile tarlalarımızın bulunduğu lokasyonun meteorolojik verilerini anlık olarak takip ediyor, ayrıca bu yapay zeka sayesinde hastalıklar için riskli dönemi erkenden öğreniyoruz.”

Yazarlarımızdan

25 Eylül 2021, Cumartesi 07:01
25 Eylül 2021, Cumartesi 07:00
25 Eylül 2021, Cumartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder