Türkiye’de yıllık kişi başına kahve tüketimi 1.1 kilograma çıktı. Türk kahvesi ve çay vazgeçilmezimiz. Fakat genç neslin espresso bazlı kahvelere olan ilgisi her geçen gün artıyor. Barista seviyesinde kahvenin yüzde 45’i artık evde içiliyor. Gelişen teknoloji ve yapay zeka ise kahvenin tadına tat katıyor. Tüketiciler hem pratik kahve hazırlamak hem de kafelerdeki tatları yakalamak istiyor.
Bu noktada kahve makinesi üreten firmalara çok iş düşüyor. Bu firmalardan biri de Philips. Şirketin tüketici talepleri doğrultusunda geliştirdiği teknolojileri, tüketici taleplerindeki değişimi, yapay zekanın damak tadına olan etkisini ve kahve makinelerinin geleceği nasıl şekillendireceğini Versuni Türkiye Genel Müdürü Esin Karadede’yle konuştuk. İşte damakları şenlendiren fincandaki lezzetin şifreleri...
KATMA DEĞERLİ BÜYÜMENİN MERKEZİNDE
Kahve makineleri artık klasik mutfak aleti gibi değil, daha ‘akıllı’ ürünlere dönüşüyor. Siz bu değişimi nasıl tanımlıyorsunuz?
Türk tüketicisi teknolojiye oldukça açık ve artık küçük ev aletlerinde yalnızca temel fonksiyon değil; daha yüksek performans, kullanım kolaylığı ve daha premium bir deneyim bekliyor. Son birkaç yılda akıllı ve teknoloji odaklı ev cihazlarına yönelimin Türkiye’de yüzde 64’ün üzerinde artması da bunu net şekilde gösteriyor. Küçük ev aletleri pazarındaki büyümenin önemli bir kısmı da tam olarak bu katma değerli ürünlerden geliyor. Kahve makineleri ise bu dönüşümün en hızlı yaşandığı kategorilerden biri. Çünkü kahve artık standart bir tüketim alışkanlığı değil; kişisel bir deneyim alanı. Tüketici evinde kafe kalitesinde sonuç almak istiyor ama bunu daha pratik, daha hızlı ve daha tutarlı bir şekilde deneyimlemeyi bekliyor. Bu beklenti de kategoriyi doğal olarak daha gelişmiş teknolojilere taşıyor.

BASİT AMA KEYİF DOLU OLSUN
Kullanıcı makineden ne bekliyor?
Kullanıcı artık teknik detaylarla uğraşmak istemiyor; karmaşık süreci cihazın yönetmesini, kendisinin ise sadece deneyimin keyfini çıkarmasını bekliyor. Dolayısıyla kahve kategorisindeki dönüşüm aslında daha büyük bir tüketici trendinin yansıması: İnsanlar evlerinde artık yalnızca çalışan cihazlar değil, yaşam kalitesini yükselten ve daha premium bir deneyim sunan ürünler görmek istiyor.
HIZ VE KALİTE VAZGEÇİLMEZ
Tüketicinin beklentisi değiştikçe ürün geliştirme tarafında sizi en çok zorlayan şey ne oluyor?
Tüketici hem çok hızlı ve pratik bir kullanım istiyor hem de bardağındaki kahvenin bir barista elinden çıkmış kadar profesyonel olmasını bekliyor. Tüketicilerin yüzde 63’ünün evdeki kahveden beklentisinin yükselmiş olması, bizim mühendislik tarafındaki çıtamızı her gün daha yukarı taşıyor. Philips olarak kahve kategorisindeki 70 yıllık deneyimimiz boyunca aslında hep aynı hedefe odaklandık: İyi kahveyi evde herkes için daha zahmetsiz, tutarlı ve erişilebilir hale getirmek. 1956’daki ilk elektrikli kahve öğütücümüzden LatteGo gibi kategoriyi dönüştüren ürünlere, bugün Café Aromis gibi yeni nesil çözümlere uzanan inovasyon yaklaşımımızın temelinde de bu var. Bugün sahip olduğumuz 944 patent, yalnızca teknoloji üretme kapasitemizi değil; tüketicinin değişen beklentilerini yıllardır doğru okuyup ürünlere dönüştürebilme refleksimizi de gösteriyor.
YAPAY ZEKAYLA KİŞİYE ÖZEL TAT
Yapay zekalı kahve makineleri bu işin neresinde?
Kahve kategorisi, yapay zekânın tüketiciye en somut faydayı sunduğu alanlardan biri olmaya başladı diyebiliriz. Çünkü kahve deneyimi aslında tamamen kişisel tercihlerden oluşuyor; aynı çekirdeği kullansanız bile herkesin beklentisi farklı. Kimi daha yoğun aroma istiyor, kimi daha yumuşak içim tercih ediyor, kimi süt oranını daha yüksek seviyor. Tam da bu yüzden yapay zekâ burada gösterişli bir teknoloji katmanı olmaktan çok, deneyimi daha tutarlı ve kişisel hale getiren görünmez bir yardımcı rolü üstleniyor. Örneğin yeni Café Aromis’teki Smart Barista Assistant teknolojisi, kullanıcının tercihlerini zaman içinde analiz ederek demleme sürecini buna göre optimize ediyor. Böylece kullanıcı her seferinde yeniden ayar yapmak zorunda kalmadan, kendi damak tadına daha yakın sonuçlar alabiliyor.
YÜZDE 46’SI SOĞUK TERCİH EDİYOR
Son yıllarda ürün tarafında en hızlı değişim sizce nerede yaşandı?
En büyük dönüşüm iki alanda yaşandı: 1- Süt bazlı kahve deneyimi, 2- Soğuk kahvenin evde erişilebilir hale gelmesi. Bir dönem tüketiciler evde espresso hazırlayabiliyordu ama kafelerdeki gibi kaliteli süt köpürtmek ve latte, cappuccino ya da macchiato gibi içecekleri aynı standarda yakın hazırlamak hâlâ zordu. Tam otomatik espresso makinelerinin süt performansı geliştikçe burada önemli bir kırılım yaşandı. Bu kez de özellikle tüplü süt sistemlerinde temizlik ve hijyen bariyeri ortaya çıktı. Bizim için LatteGo’nun yarattığı en büyük fark tam da burada oldu. Patentli tüpsüz süt sistemimizle, tam otomatik espresso makineleri kategorisindeki en büyük bariyerlerden birini ortadan kaldırdık. Türkiye’de kahveseverlerin yaklaşık yüzde 46’sı artık soğuk tarifleri tercih ediyor. Bu dönüşüme LatteGo serimize eklediğimiz soğuk kahve özellikleriyle yanıt verdik ve tüketicilerin bu deneyimi evde çok daha zahmetsiz yaşamasını sağladık. Philips Café Aromis ile bu deneyimi bir adım daha ileri taşıyoruz. Makine yalnızca daha fazla sıcak ve soğuk kahve çeşidi sunmuyor; aynı zamanda geleneksel yöntemlerde 12-24 saat sürebilen cold brew hazırlığını özel demleme teknolojisi sayesinde 5 dakikanın altına indiriyor.
DAHA ÇOK ÇEKİRDEK DENEYİMİ
Kapsül, tam otomatik, yarı otomatik… Tüketici trendi ne yönde?
Son dönemde kapsülden taze çekirdeğe doğru bir kayma söz konusu. GfK verilerine baktığımızda da bunu net şekilde görüyoruz. Mart 2025 ila Mart 2026 döneminde kapsül pazarı adet bazında yüzde 6 daralırken, aynı dönemde tam otomatik makineler yüzde 29 büyüyor. Bu da bize tüketicinin giderek daha fazla taze çekirdek deneyimine yöneldiğini gösteriyor.
HANGİ SAATTE MUTLU OLDUĞUNUZU BİLE ÖĞRENECEK
Pazardaki değişim bize neyin mesajını veriyor?
Önümüzdeki beş yıl içinde kahve makinesi sadece bizim verdiğimiz komutları yerine getiren bir cihaz olmaktan çıkıp, kullanıcısına eşlik eden akıllı bir teknoloji partnerine dönüşecek. Makineler artık çekirdeğin sadece cinsini değil; yetiştirildiği yüksekliği, kavurma profilini ve menşeini tanıyıp buna göre en ideal demleme parametrelerini otomatik olarak önerecek. Ayrıca bu teknolojinin duygusal boyutu da derinleşecek. Makineniz hangi saatte hangi kahveyle mutlu olduğunuzu, hafta sonu rutinlerinizin nasıl değiştiğini veya akşam saatlerinde kafeinsiz seçeneklere yöneldiğinizi öğrenip size özel öneriler sunacak. Biz de 70 yıllık tecrübemizle en yeni teknolojileri tüketicilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz.
