Merkez Bankası, dün faizi 1.5 puan daha düşürerek yüzde 38’e çekti. Önceki gün de Amerika Merkez Bankası (Fed) faizleri 0.25 puan düşürmüştü. Faiz kararlarının ardından getiri hesapları yeniden yapılmaya başladı. Vadeli mevduat, para piyasası fonları, döviz, borsa, altın, gümüş, kripto... Son gelişmeler ve verilen mesajlar paranın istikameti için ne diyor?
Enflasyonda düşüş devam ettikçe faizler de iniyor. Kasım ayında aylık enflasyon yüzde 0.87, yıllık enflasyon yüzde 31.07 olmuştu. Aylık enflasyon beklentilerin altında gelince Merkez Bankası’nın faizleri 1 puan yerine 1.5-2 puan indirebileceği yönünde beklentiler artmıştı. Merkez, yılın son faiz kararını dün açıkladı ve yüzde 39.5’ten 1.5 puanlık indirimle yüzde 38’e düşürdü. Merkez Bankası, enflasyonla mücadelede elde ettiği sonuçla birlikte ilk faiz indirimini 2.5 puanla Aralık 2024’te başlatmıştı.
7.8 TRİLYON NEMALANIYOR
Bu yıla başlarken politika faizi yüzde 47.5’ti. Dünkü kararla birlikte bu yılki toplam faiz indirimi 9.5 puan oldu. Faizin geldiği seviye mevduattan, fon getirilerine ve borsadaki harekete kadar milyonlarca kişinin tasarrufunu ilgilendiren piyasayı tayin ediyor. Ayrıca nakit ihtiyacı olan bireyler ve iş dünyası da faizlerin seviyesini yakından takip ediyor. Öncelikle Merkez’in indirim adımının ilk etkisi vadeli mevduat faizlerinde ve para piyasası TL fonların günlük getirilerinde hissedilecek. Bireylerin 6.6 trilyon lirası vadeli mevduatta, 1.2 trilyonu ise para piyasası fonlarında.
BANKALAR 1-2 PUAN ÜZERİNDE BELİRLİYOR
Dün faiz kararı açıklandığı saatlerde büyük bankalar müşterilerine 32 gün vadede yüzde 41-42 civarında faiz sunuyordu. ‘Hoş geldin’ faizleri ise yüzde 44-45’lerde. Dikkat edilirse kısa vadeli (ağırlıklı olarak 32 gün) mevduat faizlerinin hemen hemen hepsi politika faizi yüzde 39.5’ken uygulanan oranlar. Yani piyasadaki faiz, Merkez Bankası’nın ilan ettiği faizin 1.5-2 puan üzerinde. Önümüzdeki dönemde de bu makasın hemen kapanması beklenmiyor. Politika faizinin yüzde 38’e gerilemesi vadeli mevduat faizini de yüzde 39-40 aralığına düşürebilir.
TL’NİN CAZİBESİ 2026’DA DEVAM EDECEK
Bundan sonraki faiz toplantısı 22 Ocak 2026’da. Bu tarihe kadar bankada parası olanlar yüzde 40 faizle 32 günlük vadeli mevduat hesabı açabilir. Yani yüzde 40 faizler halen bulunur olacak. 100 bin lirasını yüzde 40 faizle 32 gün vadelide değerlendirenler net 2 bin 893 lira gelir elde edecek. Bankaların kısa vadede mevduat faizlerini yüzde 39 ve altına indirme ihtimali zayıf. Çünkü makroihtiyati tedbirler kapsamında bankaların TL mevduat oranının en az yüzde 60 olması gerekiyor. Yüzde 60’ı yakalamanın yolu da mevduat faizini cazip kılmaktan geçiyor.
YİNE GÜVENLİ LİMAN OLACAK
Bu oranın altında kalıp ceza ödemek istemeyen bankalar arasında faiz yarışı arttığından TL mevduat yatırımcısı kazanmaya devam edecek. TL, 2026 yılında da güvenli liman olmayı sürdürecek. Üstelik yüzde 17.5’lik stopaja (vergi) rağmen reel getiri potansiyeli var. 2026 sonunda hedeflenen enflasyon yüzde 13-19 aralığında. Piyasa beklentisi yüzde 24-25 seviyesinde şekilleniyor. Merkez 22 Ocak’ta ve devamında 12 Mart’ta 1’er puanlık indirim yapsa dahi hedeflenen enflasyonun üzerinde (reel) getiri potansiyeli yüksek.
FONLARDA TAHVİL ETKİSİ KAYBI DENGELEYECEK
Mevduat sene başından beri ortalama yüzde 47-48 civarında kazandırdı. Para piyasası fonlarının ortalama bileşik getirisi de yüzde 49-50. Para piyasası fonlarındaki yatırımcı sayısı 3.2 milyon. Fonların günlük getirisi düne kadar yüzde 0.10-0.11’di. 100 bin lirasını fona yatıran 110 lira günlük kazanç sağlıyor. Yüzde 17.5 stopaj düşüldüğünde 90.75 lira net kazancı oluyor. Fonların günlük getirisi faiz indirimiyle bugün itibarıyla düşebilir. Ama unutmayalım, para piyasası fonlarının içinde en az yüzde 10 devlet tahvili bulunmak zorunda. Bu da Türkiye’nin risk primi düştükçe, yabancıların tahvil alımı sürdükçe tahvilin getirisinin artacağı anlamına gelir. Yani günlük fonlarda faiz kaynaklı öyle sert bir geri çekilme beklemeyiz. Tahvil getirileri, faizdeki indirimi dengeleyebilir. Günlük getiriler yine yüzde 0.10 civarında kalabilir
BORSAYA YARAR MI?
Borsanın son 1 yıllık getirisi yüzde 12. Elbette hisse bazlı daha yüksek getiri olabilir. Ama BIST 100 Endeksi bu 1 yıllık süreçte yatırımcısını üzdü. Faizle kıyaslandığında ise kayıp yüzde 30’ları aşıyor. Borsanın dünkü faiz indirimine tepkisi sınırlı kaldı. Çünkü mevduat faizi halen borsanın en büyük rakibi. Faizler yüzde 30’un altına inmeden borsada faiz kaynaklı bir hareketlenme sınırlı kalabilir. Ancak yabancı fon girişleri borsadaki yükselişi destekleyebilir. Şunu da unutmamak gerekiyor: Borsa beklentiyi önce fiyatlar, gerçekleşince satar. Yani şimdilerde pozisyon açıp sabredenler faizler daha da düşünce ekstra bir risk oluşmazsa meyvesini yiyebilir. Özetle ‘Faiz inecek’ beklentisiyle borsa, 2026’da sınırlı da olsa yönünü yukarı çevirebilir.
DÖVİZDE ARTIŞ OLUR MU?
Dövizde bu yıl sert bir yukarı yönlü hareket olmadı. Dövizdeki artış aylık enflasyonla paralel veya enflasyonun altında kalıyor. Yani değerli TL stratejisi devam ediyor. 2026’da da dövizde hızlı bir yükseliş öngörülmüyor. Bu yıl sonu için dolarda 43 lira, 2026 sonu itibarıyla da 50 lira civarı tahminleri var. Bu da enflasyonun altında bir artışa işaret ediyor. Merkez Bankası’nın 183 milyar doları aşan rezervi de dövizdeki hareketi sınırlıyor.
ALTIN, GÜMÜŞ VE KRIPTO...
Amerika Merkez Bankası (Fed), çarşamba günü faizi 0.25 puan düşürdü. Daha da önemlisi Fed, finansal sistemdeki rezervleri yeniden inşa etmek amacıyla 12 Aralık’tan (bugün) itibaren ayda 40 milyar dolarlık hazine bonosu alımına başlayacağını duyurdu. Bu, piyasaya likidite vermek yani piyasadaki paranın bollaşması demek. Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresi mayısta dolacak. Yerine geçecek ismin (en güçlü aday Kevin Hassett), parasal gevşemeyi desteklemesi bekleniyor. Ek olarak devam eden jeopolitik riskler altın ve gümüş gibi periyodik tablodaki değerli metalleri destekliyor. Bollaşan para da risk iştahını artıracağı için paranın bir kısmının da kriptolara gitmesi muhtemel. Ancak, Japonya’da sıfır faizli para döneminin sona ermesi bu piyasada beklenen coşkuyu frenliyor.
