‘Ticaret savaşlarının etkisi azaldı’ derken yeni perde açıldı. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail, İran’a saldırdı. 14 gün geride kaldı ve savaşın kısa sürede biteceğiyle ilgili tahminler ise rafa kalkıyor. 2026 yılı, şimdiden 2025’i aratıyor. Bu yıl temel strateji varlıkları korumak. Ancak fırsatları da kaçıramayız. Ne sadece altın ne de borsa… Risk iştahına göre parayı farklı yatırım araçlarına dağıtan yani sepet yapan savaştan en az hasarla çıkar!

PİYASA MAYINLI TARLA GİBİ
Bir tarafta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, diğer tarafta İran’ın bu saldırılar nedeniyle çevre ülkelere tehdidi. Rusya-Ukrayna savaşının biteceğine yönelik umutlar artmışken meydana gelen bu jeopolitik risk tüm dünyayı vurdu.
Karşılıklı restleşmelerle petrol fiyatları hop oturup, hop kalkıyor. Piyasalarda eşi benzeri görülmemiş manipülasyonlara da şahitlik ediyoruz. Dünya ekonomisi adeta diken üstünde. Sadece Hürmüz Boğazı değil piyasalar da adeta mayınlı tarla gibi. En güvenli liman bile yatırımcısını koruyamıyor. Küçük yatırımcı neye el atsa yara alıyor, yatırım yapmasa fırsat kaçıyor.
TÜRBÜLANSTAN SİZİ KORUR
Bir tarafta hiç bitmeyen üstelik artarak devam eden riskler, diğer yanda fırsatı kaçırma korkusu. Son dönemde herkesin kafasında aynı soru var: “Peki her gün yeni sürprizlerin yaşandığı bu dünyada elimdeki paranın değerini korumak veya biraz olsun artırmak için nasıl bir strateji izlemeliyim?”
Bunun yolu portföy çeşitlendirmesinden geçiyor. Bir yatırımcının sahip olduğu çeşitli varlıklardan oluşan toplam birikime ‘portföy’ deniyor. Portföy çeşitlendirmesi ise farklı varlık sınıflarına (altın, gümüş, petrol, borsa, döviz, faiz gibi...) yatırım yapma stratejisine deniyor.
ŞOKLARI EN AZA İNDİRİR
Özetle işin sırrı yumurtaları farklı sepete koymaktan geçiyor. Ama çoğu kişi geleneksel yatırım anlayışından vazgeçmiyor. Yani ya sadece altın alıyor ya da mevduatta bekliyor. Çeşitlendirme özellikle piyasalardaki oynaklığın ve jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda kalkan görevi görüyor.
Örneğin; risk iştahı azaldığında yani borsalarda satışların olduğu bir ortamda kıymetli metaller veya petrol yükselişe geçebiliyor. Bu durumda borsa yatırımından oluşabilecek zararı, petroldeki yükselişle dengelemek mümkün olabiliyor. Ya da vadeli mevduat, fırtınanın sert estiği bir ortamda bugünkü cazip faizlerle (Merkez Bankası da pas geçti) hem koruyor hem kazandırıyor.

HEPSİNİ BİR YERE KOYMAYIN
Öncelikle yıllardır bildiğimiz ezber yatırım stratejisinden kurtulmalıyız. Nedir bu?
Yani elimize geçen her kuruşla altın almak doğru bir yatırım stratejisi olmaz. Yine hesaptaki paranın tamamını vadeli mevduata koymak da her zaman kazandırmaz. 2024- 2025 yıllarında hissede kalanlar 2 yıl boyunca faize, altına ve enflasyona yenildi. Tamam borsa bu yıla hızlı başladı ama evi veya arabayı satıp tamamını borsaya yatırmak da her zaman yüz güldürmez. Bu yüzden risk algınıza ve sabrınıza göre parayı üçe veya dörde bölüp günün şartlarına uygun bir portföy çeşitlendirmesi yapmalısınız.
Örneğin; 100 liranın yüzde 20’si altın, yüzde 40’ı mevduat, yüzde 15’i borsa (borsada da banka, enerji, perakende gibi farklı sektörler olmalı), yüzde 25’i emtia (petrol, tarım ürünleri vb.) fonu olacak şekilde bir strateji belirlenebilir. Bu strateji ve varlıkların ağırlığı sizin risk toleransınıza göre değişir. Riski seven borsa oranını, risk sevmeyen mevduatın oranını artırabilir.
ÇEŞİTLENDİRME NE SAĞLAR?
- Yatırım hedeflerine ulaşma fırsatı sunar.
- Risk yönetimi sağlar.
- Getiride oynaklıklar azalır ve istikrarlı bir getiri sağlanır.
- Yatırımcılara daha dengeli bir büyüme avantajı sunar.
- Yatırımcılar piyasa dalgalanmalarına karşı daha az endişe duyar.
KENARDA ‘FIRSAT NAKDİNİZ’ OLSUN
Tüm paranızı yatırımlara bağlamayın. Elinizde mutlaka belli tutarda nakdiniz olsun. Bu nakdi, günlük para piyasasında tutarak getiri sağlayabilir, istediğiniz zaman farklı yatırımlara yönlendirebilirsiniz. Bir başka deyişle nakit, fırsatları yakalamanızı sağlar. Yani bir yatırım enstrümanını düzeltme yapıp düştüyse ve cazip hale geldiyse portföyünüze bu yolla ekleyebilirsiniz.

FONLAR İMDADINIZA YETİŞİR
SERT FİYAT HAREKETLERİ
Altın ve gümüş rekordan rekora koşarken ani hareketlerle sert düşebiliyor. Diğer yandan Merkez Bankası’nın indirimlerine rağmen faizdeki sabit getiri fırsatı sürüyor. Jeopolitik gerginlik ve Hürmüz Boğazı’na yönelik kaygılar ise petrol fiyatlarını yukarı itiyor. Brent petrol 119 doları test etti, 84 dolara kadar geri geldi. Ama dün Hürmüz’de tankerlere yapılan saldırılarla tekrar 100 dolara dayandı. Bireysel yatırımcıların bu enstrümanlardaki gelişmeleri anlık takip etmesi çok zor.
100 LİRA BİLE YETİYOR
İşte böyle bir ortamda dünyadaki neredeyse tüm enstrümanlara ve emtialara yatırım yapmayı sağlayan ‘yatırım fonları’ öne çıkıyor. Petrol fonu, içinde enerji yatırımı olan emtia fonu, kıymetli maden fonları, katılım fonları, hisse yoğun fonlar, serbest fonlar... Hesaptaki 100 lirayla fon alıp riskinizi dağıtabilirsiniz. Fonlar aracı kurumların içindeki uzman kişiler tarafından yönetiliyor. Uzmanlar, fonun içindeki varlıkların ağırlığını günün şartlarına göre hızlıca artırıp azaltabiliyor. Yatırım hesabınızdan istediğiniz fonu alabilirsiniz.
PETROL VE DOĞALGAZA NASIL YATIRIM YAPILIR?
- Ak Portföy Petrol Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu (kodu AES): Sadece petrole yatırım yapan bir fon. Doğrudan brent petrol fiyatlarına odaklanıyor.
- İş Portföy Emtia Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu (kodu TGE): Altından petrole, doğalgazdan bakıra kadar birçok emtiaya yatırım yapıyor.
- Ziraat Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu (kodu ZCN): Belli oranda petrol türevlerine yer veriyor.
- Garanti Portföy Emtia Serbest Fon (kodu GZE): İçinde petrol dahil farklı emtia (altın, gümüş, bakır, platin, kakao, kahve vb.) bulunuyor.
- Yapı Kredi Portföy Emtia Serbest Fon (kodu YGM): İçinde belli oranda petrol ve doğalgaz yatırımı var.
ÖNEMLİ DETAY!
Petrol fiyatları son dönemde sert hareket ediyor. ABD Başkanı Trump “Savaşı bitireceğim” deyince sert düşüyor, “İran Hürmüz’ü mayınladı” haberleriyle sert yükseliyor. Yani yüzde 100 kazanç mümkün görünmüyor. Petrol ve doğalgaza yatırım yapan fonların alım ve satım fiyatı emir verilen saate göre değişiyor. 13.30’dan önce verilen emirler 1 gün sonra, 13.30’dan sonra verilen emirler ise 2 gün sonra gerçekleşiyor.
