Gıda israfıyla topyekûn mücadele

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her yıl dünyada üretilen gıdanın üçte biri israf ediliyor. Türkiye'de de durum çok farklı değil. Ekmek, sebze, meyve... Yılda 18.8 milyon ton gıda atılıyor ve israfın parasal değeri kabaca 155 milyar lira. Bir türlü önlenemeyen ve milyarlarca liralık kayba neden olan bu israfa ‘Dur’ diyecek topyekûn bir mücadele başlatıldı.

Dünyada 821 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Yani her 9 kişiden 1’i aç. Buna karşılık her yıl 1.3 milyar ton gıda israf ediliyor. Bu da üretilen gıdanın üçte biri. Gıda kaybı ve israfının yarattığı ekonomik kayıp 990 milyar dolar seviyesinde. Bir tarafta açlık ve sefalet diz boyu, diğer yanda ise milyarlarca dolar değerindeki tonlarca gıda çöp oluyor.

1.8 MİLYAR EKMEK ÇÖP

Türkiye’de de tablo çok iç açıcı değil. Günde sadece ekmek israfı 4.9 milyon adet. Yılda 1.8 milyar adet. Bunun parasal karşılığı da yaklaşık 2.2 milyar lira. Sebze ve meyvenin yarıya yakını taşımada, markette ve ev üçgeninde çöp oluyor. Hesapsızca alınıp tüketilemeyen porsiyonlar... Yılda 625 bin kamyonun taşıyacağı yüke eşdeğer 18.8 milyon ton gıda çöpe gidiyor.

155 MİLYARLIK KAYIP

Türkiye’de toplam israfın parasal karşılığı yaklaşık 155 milyar lirayı buluyor. Bu korkunç bir rakam! Özellikle pandemiden sonra gıda arz güvenliğiyle ve tedarik zinciriyle ilgili kaygıların gündeme geldiği bir dönemde israftan hepimizin kaçınması şart. İşte tam bu noktada Türkiye, israfla mücadele için dünyaya da örnek olacak ‘Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık’ projesini hayata geçirdi.

YÜZDE 2’YLE 360 BİN AİLE

Dün bir grup basın mensubuyla Zoom üzerinden görüşen Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) de desteklediği projenin hedefleri hakkında bilgi verdi. Bakan Pakdemirli, “Sadece Türkiye’de gıda israfını yüzde 2 iyileştirebilsek yaklaşık 360 bin ailenin 1 yıllık geçim giderlerini karşılayabilecek 10 milyar liralık ekonomik katkı sağlayabiliriz” dedi.

GIDA OKUR-YAZARI OLMALIYIZ

Gıda israfının tarladan sofraya kadarki tüm süreçlerde görüldüğüne dikkat çeken Bakan Pakdemirli, şunları söyledi: “Tabakta bırakılan yemek, gıdaların uygun koşullarda saklanmaması, plansız ve gereğinden fazla alışveriş gibi nedenler israfta başı çekiyor.

100 kişiden 44’ü halen alışveriş öncesinde liste hazırlamıyor” dedi. Toplumun yüzde 65’inin gıdaların son tüketim ve tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farkı bilmediğine işaret eden Pakdemirli, “Dolayısıyla, öncelikle evlerimizde bireysel alışkanlıklarımızı değiştirerek gıda israfına son vermeliyiz. Her birimiz iyi birer ‘gıda okur-yazarı’ olmalıyız” diye konuştu.

İŞTE HANE HALKI ARAŞTIRMASINDAN ORTAYA ÇIKAN KORKUNÇ TABLO!

  • 100 kişiden 65’i ürünün üzerindeki etiketteki bilgilerin anlamını bilmiyor.
  • 100 kişiden 44’ü alışverişe çıkarken liste hazırlamıyor.
  • 100 kişiden 83’ü meyve ve sebzede düzgün şekilli olanını alıyor. Bu israfı artırıyor.
  • 100 kişiden 35’i ihtiyaçtan fazla porsiyon yemek pişiriyor.

‘CANO’ YOL GÖSETERECEK

‘Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık’ kampanyasının maskotu ‘Cano’ olacak. Pakdemirli, “Cano, pelerinli bir kurtarıcı. Onu her yerde görebileceksiniz. Restoranda karşımıza çıkacak ‘ihtiyacın kadar sipariş ver’ diyecek, bazen marketlerde göreceğiz, ‘alışverişini evde planladın mı?’ diye soracak, bazen çalıştığımız yerin yemekhanesinde bize kampanyamızı hatırlatacak.

Okulda, işyerinde, kışlada, hastanede kampanyamızı ilgilendiren her yerde bizimle bu kampanyayı sırtlıyor olacak” diye konuştu. Pakdemirli ayrıca tanıtım filmleri ve ‘gidanikoru.com’ aracılığıyla da israfa karşı bilgilendirme yapılacağını söyledi.

PANDEMİDE RAFLAR BOŞ KALMADI

Salgının oluşturduğu panikle pek çok ülkede, insanların gıdaya ulaşmak için oluşturdukları süpermarket kuyrukları ve boş raflar, bir daha silinmeyecek şekilde hafızalarımızda yer etti. Türkiye’de yaşanmayan bu durumun perde arkasını Pakdemirli, şöyle anlattı: “Korona vakaları görülmeye başladığı anda ‘Cumhurbaşkanımız 6 ay-1 yıllık hazırlığınızı yapın’ dedi.

Bakanlık olarak perakendicilerden stokları, gıda sanayicilerinden de üretimi hemen artırmalarını istedik. Yüzde 1500’lere varan talep artışları olmasına rağmen raflarımız hiç boş kalmadı. Çin, ABD, İspanya örneklerini yaşamadık. Ayrıca ihraç edilen fakat gümrük kapıları kapalı olduğundan arz fazlası oluşan balığın kampanya ile iç pazara sunulmasını sağladık. Hiçbir ürünün çöpe gitmemesine dikkat ettik.”

AVRUPA’DA LİDERİZ

Tarımı ilgilendiren bu proje kapsamında Türkiye’nin üretimde nerede olduğunun bilinmesi gerektiğini ifade eden Bekir Pakdemirli, şöyle konuştu: “Son 18 yılda tarımsal hasılamız 7.5 kat artarak 275 milyar liraya çıktı. Tarımsal hasılada Avrupa’da 1’inci, dünyada ilk 10’dayız. Hayvansal üretimde de Avrupa’da lideriz. Tarımsal ihracatımız 18 milyar dolar ve 5.3 milyar dolar dış ticaret fazlamız var.”

NAR EKŞİSİ YERİNE AROMALI FRUKTOZ

“Ne aldığımızı bilmeliyiz” diyen Pakdemirli, şu örneği verdi: “Salataya nar ekşisi döktüğümüzü sanıyoruz. Ama aslında bu, fruktoz şurubuna atılmış aromadan oluşuyor. Yüzde 1 oranında bile nar ekşisi yok. Bundan sonra gerçeğini alacağız ve israf etmeyeceğiz. Taklit ve tağşişle ilgili düzenleme bunu sağlayacak ve denetimlerimiz artarak devam edecek.”

100’E YAKIN PLAN

Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla birçok kez bir araya gelerek Ulusal Strateji Belgesi hazırladıklarını belirten Pakdemirli, “İlk amacımız gıdada kayıp ve israfı önlemek. İkincisi, mümkünse gıdayı kurtarmak ve yeniden dağıtmak. Üçüncüsüsü insani tüketimi mümkün değilse, hayvan yemi olarak kullanmak ve son olarak da atık gıdanın geri dönüşümünün sağlanması. Bu amaçlara ulaşmak için de 100’e yakın eylem belirlendi” dedi.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder