
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yılın ortalarında başlaması beklenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin gündemlerinde olmadığını söyledi. Yılmaz, “Uyguladığımız bir program var. İşletmelerin yükünü arttıracak bir yaklaşıma da sıcak bakmıyoruz” diye konuştu.
Yeni istihdam desteklerinin müjdesini veren Yılmaz, “Bu yıl istihdamı koruyan firmalara çalışan başına 3 bin 500 lira hibe vereceğiz” dedi. Cevdet Yılmaz ayrıca, faiz indirimlerine rağmen TL’de reel getiri fırsatının süreceğini, dolara veya altına kayış beklemediklerini söyledi.
Bu yılın en önemli konu başlıklarından birisi Orta Vadeli Program ile çerçevesi belirlenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ydi (TES). Nisan-haziran arasında yürürlüğe girmesi beklenen bu sistemle çalışanın maşından yüzde 3, işverenden de yüzde 3 katkı yapılacaktı. Yani toplamda brüt maaşın yüzde 6’sı kadar bir kesintiyle uzun vadeli bir emeklilik fonu oluşturulacaktı. Fonda biriken ve değerlenen tutar ikinci emekli maaşı görevi görecekti. Ödeme almak için katılımcıların en az 10 yıl sistemde kalmaları ve kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşı tamamlamaları gerekecekti. 20 milyondan fazla çalışanı doğrudan ilgilendiren sistemle ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz dikkat çeken bir açıklama yaptı:
İŞLETMELERIN YÜKÜNÜ ARTIRMAYIZ
“Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’yle ilgili gündemimizde henüz olgunlaşmış bir çalışmamız şu an için yok. Bu tür konular ancak iyi bir etki değerlendirme, bir hazırlık yapıldıktan sonra tartışılması gereken konular. Yaşlanan nüfus perspektifiyle baktığımızda, insanların belli bir yaştan sonra alternatiflerini arttırmamızda büyük fayda var. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) de onlardan biri. Fakat alternatif mekanizmalar geliştirirken işletmeler üzerinde de özellikle içinden geçtiğimiz dönemde yük oluşturmamak önemli. Şimdi rekabet baskısı altındayız. Uyguladığımız bir program var. İşletmelerin yükünü arttıracak bir yaklaşıma da sıcak bakmıyoruz doğrusu.”
410 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT REKORU
Türkiye’nin 2023-2024 tarihleri arasında küresel büyümenin 1.9 puan üzerinde yıllık ortalama yüzde 5.4 büyüdüğünü belirten Yılmaz, 2025 yılında milli gelirin 1.5 trilyon doları, kişi başına gelirin ise 17 bin doları aşacağını söyledi. Yılmaz, 2002’de milli gelirin 238 milyar dolar olduğunu da hatırlattı. Tarife savaşlarına ve jeopolitik risklere rağmen mal ve hizmet ihracatı toplamının 396 milyar dolara çıktığını aktaran Yılmaz, şu bilgileri verdi: “2026 hedefimiz 410 milyar dolar. AB’nin ihracatımızdaki payı yüzde 42, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinin payı yüzde 22. Bu pazarların büyümesi ihracatımızı destekleyecek.”
BES’TE YÜZDE 20 KATKI HALEN CAZİP
Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) devlet katkısı oranı yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmüştü. Yani tasarruf sahipleri 100 lira yatırdıklarında devlet 20 lira katkı sağlayacak. Bu konuya da değinen Yılmaz, “Yüzde 20 de oldukça iyi bir teşvik. BES, hem bireylerin geleceği açısından belli bir yaşa geldiklerinde daha fazla gelir elde etmeleri bakımından hem de makroekonomik açıdan tasarruf oranlarını arttırmamız bakımından önemli. BES’i desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
İSTİHDAMI KORUYANA 3 BİN 500 LİRA DESTEK
İşsizliğin yüzde 8.5 ve 31 aydır tek hane olduğunu ifade eden Cevdet Yılmaz, firmalara istihdam destek müjdesi verdi. Daha önce çalışan sayısını koruma sözü veren KOBİ’lere her bir çalışan için 2 bin 500 lira ödediklerini hatırlatan Yılmaz, bu yıl istihdamı koruyan büyük firmalara da destek vereceklerini ve kişi başına destek miktarını 3 bin 500 liraya çıkaracaklarını söyledi.
FAİZLER DÜŞSE DE TL’DE REEL GETİRİ FIRSATI SÜRECEK
TL mevduatların toplam mevduat içindeki payı yüzde 61’e kadar yükseldi. Döviz mevduatı (altın dahil) yüzde 38.9’a indi. Geri kalan çok az bir kısmı ise Kur Korumalı Mevduat (KKM). Enflasyondaki düşüşe paralel politika faizinde de peş peşe indirimler geldi. Merkez’in 22 Ocak’ta da 1.5 puan faiz indirmesi bekleniyor. Getiriler törpülense de TL’nin cazibesi sürüyor. TL’deki reel getiriye işaret eden Yılmaz, “Enflasyon düşüyorken faizleri de düşürmeniz reel faizi etkileyecek bir husus değil. Sağlıklı bir şekilde enflasyonun düştüğü bir ortamda faizler de düşüyorsa, bu TL’den çıkışı getirmez. Dolayısıyla faizin düşmesiyle dolara, altına bir yönelim beklemiyoruz, çünkü enflasyon da düşüyor” dedi. Yılmaz ayrıca, stopajla ilgili de değişikliğin gündemde olmadığını söyledi.
ENFLASYON 1.5 YILDA 44.6 PUAN GERİLEDİ
Cevdet Yılmaz, dezenflasyon sürecinin başladığı Haziran 2024’ten sonra 44.6 puanlık düşüş yaşandığına dikkat çekerek, “Enflasyon yüzde 75.5’lerden yüzde 30.9’a indi” dedi. Don ve kuraklığın 2025 yılında enflasyon hedeflerini etkilediğini belirten Yılmaz, “Yüzde 30’un altında bir enflasyon bekliyorduk. Hizmet enflasyonundaki (kira ve eğitim gibi) katılık da düşüşü frenledi. Ocak ayı enflasyonu açıklandığında 20’li rakamları göreceğiz. Yıl sonunda yüzde 20’nin altını bekliyoruz. 2026’da küresel piyasalardaki faiz indirimi, emtia fiyatlarındaki olumlu seyir, tarımla ilgili pozitif beklenti büyüme ve dezenflasyon sürecine olumlu katkı sağlayacak” diye konuştu.
BORÇ ORANI DÜNYANIN ALTINDA
Kamu borç stokunun milli gelire oranının yüzde 24.5 olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şöyle konuştu: “Türkiye borç sorunu olmayan nadir ülkelerden birisi. Hane halkı, reel sektör, finansal kuruluşları da katarsak borç stoku milli gelirin yüzde 94’ü. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde 237, tüm dünyada 311.”
PROGRAMA ‘ES’ VERMEYİZ YAPILANDIRMA HAZIRLIĞI YOK
- Programda ‘es’ vermeyeceğiz. Kararlı duruş sürecek. Ama tüketimi ılımlı hale getirecek kalibrasyonlar olabilir.
- Vergi ve prim yapılandırması gündemde yok. Düzenli ödeme alışkanlığı oturmalı. Firmalar bazında zaten kredi ve prim yapılandırması oluyor.
- Brüt rezervler 26 Aralık haftasında 194 milyar dolara çıktı.
- Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS) 205 ile 2018’den sonraki en düşük seviyede. Bu, kamu ve özel sektörün maliyetinin düşmesi anlamına geliyor.
- Reeskont kredi maliyeti yüzde 35’ten yüzde 23.9’a düşürüldü.
İŞTE 2026 YILI HEDEFLERİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yılki hedefleri şöyle sıraladı:
- Yüzde 3.8 oranında reel büyüme.
- 1.7 trilyon dolara yaklaşan milli gelir.
- 19 bin dolara yaklaşan kişi başı milli gelir.
- 410 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatı.
- 68 milyar dolara ulaşan turizm geliri.
- Yüzde 1.3 düzeyinde cari açığın milli gelire oranı.
- 700 bini aşan ilave istihdam.
- Yüzde 8.4 düzeyinde işsizlik oranı.
- Yüzde 20’lerin altında yıllık enflasyon.
