Bilgehan Can

27 Eylül 2017, Çarşamba 14:37

Sezar'ın hakkın Sezar'a

Şampiyonlar Ligi'nde 2. haftanın maç özetlerini mutlaka izleyin. Hakeminden, futbolcusuna, teknik direktöründen, maç yorumcularına kadar olaylara çok farklı bakan insanların olduğunu göreceksiniz. Tüm gruplarda oynanan maçlarda saha içinde sertlik hakimdi. Beşiktaş-Leipzig maçında Keita sarı kart görene kadar hakem tarafından 3 defa uyarıldı. Sonrasında Atiba'nın topuğuna bastı, Talisca'ya dirsek attı. Ama hakem hemen çıkarmadı kırmızıyı. Beşiktaşlı futbolcuların da bazı pozisyonlarda sertliği vardı. Ne düşündü acaba? Fener-Beşiktaş maçı bittiği halde Oğuzhan kırmızı kart görmüştü aklıma o görüntü geldi şimdi...

HERKESE KIRMIZI YOK


Şampiyonlar Ligi'nde büyük bir pasta var. Naklen yayın gelirleri, sponsorlar... Milyon eurolar konuşuluyor, kazanılıyor. Ama hakemlerin, teknik direktörlerin, ve futbolcuların hem kendi hem de rakip takım taraftarlarına büyük saygısı var. Hakemi düşünün, çat çat atsa önüne geleni, o takımın en önemli yıldızı; (mesela Leipzigli Keita) bir sonraki maçta sahada olmasa, seyir zevki düşer mi? Disiplinsizliğin dibine vurmadıkça bazı şeylere izin var.

VODAFONE PARK FARKI


Leipzig'in hocası ve futbolcuları maçtan sonra "Biz böyle stat böyle taraftar görmedik" demiş. Bizim için keyiflenecek sözler bunlar. Ama adamların profesyonelliğini görebiliyor musunuz? Sezarın hakkı Sezar'a yani.

FENERLİLER NEDEN KIZDI


Maçtan sonra kendi sosyal medya hesaplarımdan "Hakemin palabıyığı yok, başı da kel. Bu iş tamam yani. Sıkıntı olmaz" diye biraz da esprili bir paylaşım yapmıştım. Fenerli dostlar (bazı küfürlerle) karşılık vermişler sağ olsunlar. Yahu neyi paylaşamıyoruz. Yazdığımdan ne çıkardınız bu öfke nedir? Hem ben 'sizin Kadıköy zaferlerinize' bir yenisini eklediğiniz ve Beşiktaş'ı 2-1 yendiğimiz maçtan sonra sizin değil, Beşiktaşlılar'ın hakeme ve skora karşı öfkeli olduklarını sanmıştım. Kazanmak sizi daha da mı hırslandırdı acaba?