Kimsenin canı diğerinden kıymetli değildir... Tahran uçağındaki kavga

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türk vatandaşlarını koronavirüs nedeniyle İran'dan Türkiye'ye geri getirmek için havalanan uçak, Ankara'ya acil iniş yaparak karantinaya alındı. Uçak İran'dan havalanmadan önce havalimanında yaşanan kavga son derece ilgimi çekti. Tahran'dan gelen yolcu, virüsün görüldüğü Kum'dan gelenlerle aynı uçağa binmek istemeyince ortalık karıştı. Peki, bu tartışmada haklı olan kimdi? Size sorularımı yöneltmeden önce yaşananları kısaca özetlemek istiyorum. (Anket yazının altında) 

12 Aralık tarihinde Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve 2 binden fazla kişinin ölümüne neden olan koronavirüs dünyanın en ciddi gündemi haline geldi. Ben bu yazıyı yazarken Irak ve İran'ın ardından Yunanistan virüsün görüldüğü üçüncü komşu ülke oldu.

Ve hepimizin içini, "Virüs ya Türkiye'ye de sıçrarsa?" korkusu kemirmeye başladı.

İran'da koronavirüs vakası görülmesinin ardından 23 Şubat günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İran'la olan sınır kapılarının geçici olarak kapatıldığını duyurdu. 

İran'da salgın paniği büyürken Türkiye, ülkedeki vatandaşlarının geri gelebilmesi için uçak seferleri düzenledi.

25 Şubat Salı günü medyaya düşen haber ülkemizde endişe yarattı: Tahran-İstanbul seferini yapan uçak, 17 yolcuda koronavirüs şüphesi bulunduğu gerekçesiyle Ankara Esenboğa Havalimanı'na acil iniş yaptı. 132 yolcu ve 8 mürettebat karantinaya alınacaktı.

Derken Bakan Koca 26 Şubat günü yaptığı açıklama ile yüreklerimize su serpti: "Tahran'dan ülkemize gelen Türk vatandaşlarını gözetim altına aldık. Getirilen 132 kişide hastalık belirtisi yok, test sonuçları negatif çıktı."

Gelelim benim bu yazıyı yazmaktaki asıl amacıma...

Independent Türkçe'nin haberine göre; uçak kalkmadan önce Tahran Havalimanı'nda, virüs nedeniyle ölümlerin olduğu Kum'dan gelenlerle diğer yolcular arasında bir tartışma yaşandı. 

Yolculardan birinin telefonuna kaydettiği sesleri anlatıyorum:

Uçağı bekleyen kadın, Kum'dan gelenleri işaret ederek "Biz bunların uçağa binmesini istemiyoruz" diyor.

Kum'dan Tahran'a gelerek Türkiye'ye dönmeye çalışan bir Türk ile tartışan kadın şunları söylüyor: "Bakın, (Kum) nasıl bir yer? Bu hastalığın kaynağı. Biz Tahran'dan geldik, evimizden, tertemiz. Hiç dışarı çıkmadık. 3 yaşında kızımız var. Kum'dan gelen insanlar 3 yaşındaki bir çocukla aynı uçağa binebilir mi? Sadece bir anne olarak söylüyorum, cevap bekliyorum." 

Bir başka kadın ise "Bu şekilde virüs Türkiye'ye girerse ne olacak?" diye soruyor.

Bir erkek yolcu, bu sözlere tepki göstererek, "Bir hafta içinde bütün Tahran karantinaya alınacak bu haberi duydunuz mu?" diyor. Kadın, "Sizin şu an karantinada olmanızı istiyorum" diyerek bağırıyor.

Kum'dan gelen ve ülkesine dönmek isteyen Türk yolcu ise, "Türkiye'ye gittiğimiz zaman kendim karantinaya gireceğim. Girmeyen olursa o ayrı, beni ilgilendirmez" diyor.

Kadın, sinirden titreyen sesiyle 3 yaşında bir kızının olduğunu hatırlatıyor. Erkek yolcu tarafından "Ben ne yapayım, yarınki uçağa bin" cevabını alınca ise tartışma sertleşiyor.

Kum'dan gelen yolculara bağıran kadın şunları söylüyor: "Hiç merhametiniz yok mu sizin? Kum'dan gelenlerin 3 yaşındaki bir çocukla aynı uçağa binmeye hakkı yok."

Erkek yolcu: "Binmeyin o zaman hanımefendi!"

Kadın yolcu: "Bir anneyle konuşuyorsun, bir hanımefendiyle konuşuyorsun, farkına var. Yarın bütün Türkiye'ye hesap verirsiniz o zaman. 'Gelme' demek ne demek, bir bayanla konuşuyorsun. Ben çok kibar, hanımefendi konuşuyorum, sözlerimin arkasındayım. Siz Kum'dan gelen insanlar olarak vicdanlı, merhametli, dürüst olmak zorundasınız. Burada 3 yaşında kızım var. Vicdanınız yok mu? Nasıl bineceksiniz o uçağa, merhametiniz yok mu sizin?"


"Ben de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım"

Kum'dan gelen yolcu ise kadına, "Sen bana ithamda bulunuyorsun. Ben de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. İranlı değilim!" diye cevap veriyor. 

Videoyu izledikten sonra sosyal medyada yapılan yorumlara göz attım.

Kullanıcılardan biri, "Hanımefendi haksız. Kimsenin canı kimseden üstün değil. Çocuğuna karşı hassas duygularını başkalarından da beklemesi biraz toz pembe. Beyefendi kibarca 'gelmeyin o zaman' diyor, ne desin?" demiş.

Buna karşılık bir kullanıcı, "Herkesin canı kıymetli, doğru, Ama bu 'Madem bana bulaşmış olma riski var tüm memlekete bulaşsın' demek değil" diye yanıt vermiş.

Başka bir kullanıcı ise, hasta olma ihtimali olan insanlarla hasta olmayan insanları aynı uçağa bindirilmesine tepki göstermiş.

Her iki tarafı da çok haklı bulan bir kullanıcı "Mağdur etmeyecek bir çözüm üretilebilirdi. Risk unsuru taşıyan insanlar farklı bir uçakla, risk unsuru taşımayan insanlar başka bir uçakla memlekete getirilebilirdi" demiş.



Yazarlarımızdan

09 Nisan 2020, Perşembe 07:30
09 Nisan 2020, Perşembe 07:23
Sıradaki haber yükleniyor...
holder