Can Kantar - Sigorta Media

Can Kantar - Sigorta Media

Trafik sigortasındaki teminatlar yeterli mi?

Zorunlu trafik sigortası bir ‘sorumluluk sigortası’. Yani bir kaza sonrası karşı tarafın hasarını karşılayan bir sigorta türü. Kusurlar 50/50 olursa sigorta şirketleri birbirlerinin tazminatlarını karşılıyor denilebilir. Yani virajı alamayıp duvara vurursanız ve Kaskonuz yoksa arabanın hasarını cebinden karşılayacaksın demektir.

Telefonun öbür ucunda sigortacınız var

Ben öncelikle tüketiciyim. Aldığım bir ürün ile ilgili sorun yaşadığımda çoğunlukla debelenip duruyorum. Sorunumu çözmek için bir ilerleme kaydedemediğim zaman bir gazeteci olarak son çare hizmet aldığı PR şirketine ulaşmaya çalışıyorum. Başvurduğum bu son çare sırasında, aynı sorunu yaşayan bir başka tüketicinin ne yapabildiğini de elbette düşünüyorum.

Sigortanın tanıtımı nasıl yapılır?

Sigorta sektörü için sağladığı trilyon TL’lik teminatlar ile gerek bireylerin gerekse Türkiye Ekonomisi’nin garantisi diyebiliriz. Sigorta hayatımızın her alanında var. Sektörün slogan söylemlerindendir, “Sigorta olmasa uçak bile kalkamaz.”
Trafik sigortasında trafik sıkıştı!

Trafik sigortasında trafik sıkıştı!

Sigorta sektörü Zorunlu Trafik Sigortası’ndan çektiği kadar hiç bir şeyden çekmedi. Önce şunu belirteyim. Trafik sigortası zorunlu ve karşı araca verilecek zararı karşılayan bir sigorta. Özetle toplumsal bir çözüm aracı. Bunun yanında trafik sigortası kaza sırasında yaralanan ve ölen kişilere...

Sigortacılar, bakanlığın gözünün içine bakıyor

Böyle bir başlık herkese garip gelebilir. Aslında Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri de “Sigortacıların gözünün içine bakmalı” bence. Her ne kadar ekonomi yönetimi ‘sigortacılık’ denildiğinde Bireysel Emeklilik Sistemi dışında pek bir şey düşünmeseler de sigorta sisteminin devletin üzerinden ne kadar önemli bir yükü aldığını çok da iyi biliyor olmalılar.

İntişar ederse husule gelebilir, bu ahvalde sigorta zor!

Sigorta sektörü tüketiciye kendini anlatmakta zorlanan bir sektör. İletişim köprüsü kurulsa da şu poliçelerin karınca duası şeklindeki uzun uzun yazılarından herkes şikayetçi. Neyse ki puntolar büyümüş olsa da orada yazmadıklarından sorumlu olacağı korkusuyla sektör her şeyin yazdığı sayfalar dolusu yazıları sigortalının önüne koyuyor. Sonra bilgilendirme formunu uzatıyor ve “imzalayın” diyor...
Sigortasız adım bile atmamalıyız

Sigortasız adım bile atmamalıyız

Sigorta yaptırmanın önemi ile ilgili 15 yıldır ulusal basında yazılar yazıyorum. Bir farkındalık yaratmaya çalışıyorum. Son 15 yılda yazılarım çok farklı ekonomik konjonktürlere denk gelmiştir. Kişi başına gelirimizin arttığı dönemde de, ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemde de; “Sigorta...

Yeni sigortalılar sigortayı ucuzlatacak

Sigorta sektörü her yıl enflasyon üzerinde büyüyor. Fakat bu büyüme, sisteme katılan, risklerini sigorta sistemine devredenlerin sayısına yansımıyor. Enflasyon yaşanan bir ülkede prim artışları en azından enflasyon oranında olmak zorunda ne yazık ki.
BES’ten 'emekli' olunuyormuş

BES’ten 'emekli' olunuyormuş

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) yürürlüğe girdiği yıllarda halkımız tarafından çok da bilinmiyordu. Bu nedenle geçmiş dönemde BES şirketleri ciddi bütçelerle tanıtım kampanyaları düzenlediler. Bu sistemin reklamını yapmak da çok kolay. Çünkü sisteme girildiğinde otomatikman yüzde 25 kazanılıyor.
Sigorta yaptırmayacak kadar zengin misiniz?

Sigorta yaptırmayacak kadar zengin misiniz?

Bu söz sigorta sektöründe sık sık kullanılan bir sözdür. Buna birde, “Asıl geliri az olan kişiler sigortasını ihmal etmemeliler” sözünü eklemeliyim. Gerçekten bu konu ile ilgili defalarca yazı yazdım. Ama bunu her defasında hatırlatmakta fayda var.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder