Can Kantar Ne kadar hasar o kadar prim artışı
HABERİ PAYLAŞ

Ne kadar hasar o kadar prim artışı

Sigorta yaptırmak peşin ödemeli bir harcama olarak görülmemeli. Sigorta sistemi, beklenmeyen durumlarda kullanılacak olan bir güvence için yaptırılıyor. Mesela ‘benim çatım dayanıksız, ben sigorta yaptırayım nasıl olsa çökecek sigortacılar yaptırsın’ demek doğru değil. ‘Bir cihaz gelmiş benimde baş ağrım var bir gidip kontrol ettirsem mi?’ Ya da bir hastalığın varsa gidip ‘sağlık sigortası yaptırayım, hastane masraflarımı sigorta şirketine ödettireyim’ demek de doğru değil. Sigorta şirketleri bunların bir şekilde suiistimal olduğunu tespit ettiğinde ne yazık ki bu işe başvuran sigortalı için sonuçları iyi olmayabiliyor. İşte mağduriyetlerin birçoğu bu sebeple olabiliyor. Diğer taraftan hasar sonucundaki oluşan faturaya da göz atmakta fayda var. Genelleme yapmak elbet doğru değil, ama hastaneye yattığınız zaman çıkarken faturaya bir göz atın derim. Almadığınız bir hizmet faturaya eklenmiş olabilir. Özellikle altını çizmek isterim ki bunu herkes yapıyor demek istemiyorum, ama yapıldığını duyuyorum. Veya aracınız kaza nedeniyle serviste ise sigorta şirketine giden faturayı görmekte fayda var. Bilin ki bu gereksiz artışlar size gelecek sene prim artışı olarak geri dönecek.

HASARINIZI KENDİNİZ KONTROL EDİN!

Şimdi ‘‘Beni ilgilendirmez, primimi ödemişim sigorta şirketi tazminatları ödemek zorunda” diye düşünmemeli. Tabii ki oluşan bir hasar sonrası mağduriyeti önlemek sigorta şirketinin görevi. Fakat sürprim denilen bir şey de söz konusu. Her yıl ödediğin primin belirli bir oranında sürekli bir hasar oluşuyorsa sigorta şirketi her yıl prim artışının oranlarını da artırabiliyor. Bu nedenle sigortayı mutlaka yaptırmalıyız. Sigortanızı ihtiyacınız olduğunda dibine kadar kullanın. Sigorta şirketleri bu konuda hiç gocunmaz mağduriyetlerinizi önler. Ama gereksiz kullanım veya suiistimal olduğu hallerde sigorta şirketlerinden hoşgörü beklemeyin.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder