10 Kasım'a değil, son kasıma kadar izindeyiz

10 Kasım 2018, Cumartesi 05:00
AA

Bir Dahinin Hürriyet Aşkı… Geçenlerde kitapçıda gezinirken rastladım. Atatürk’ün yüzlerce koleksiyonluk fotoğrafından oluşan bir kitaba bu ismi vermişler. Ulu Önder’in yaşamını anlatan en güzel başlıklardan biri...

Bugün o dâhinin Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80’inci yıldönümü. Çok genç yaşta kaybettik Ata’mızı. 57 yıllık ömrüne büyük zaferler, bir ulusun tarihini yeniden yazdığı bir İstiklal harbi ve benzeri yüzlerce yılda ancak tamamlanabilmiş büyük devrimler sığdırdı.

Her yıl 10 Kasım’da “Ah keşke en azından bir 10 yıl daha yaşasaydı çok daha başka bir Türkiye olurduk bugün” diyoruz. Her 10 Kasım’da onu çok daha fazla özlüyoruz. Atatürk’le birlikte tarih sahnesine çıkan onun döneminin dünya liderlerinden bugün sadece Atatürk’ün heykelleri kendi ülkesinde dimdik ayakta duruyor ve yenileri yapılıyor.

Türkiye her zor döneminden, girdiği her karanlık tünelden Atatürk’ün büyüklüğünü ve onun çizdiği istikameti hatırlayarak çıkabiliyor. Bu bile tek başına onun büyük dehasının göstergelerinden biridir.

Atatürk ve silah arkadaşlarının hezimete uğrattığı İngiltere Başbakanı Lloyd George’a atfedilen şu sözü çocuklarınıza, torunlarınıza ezberletin: “İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakınız ki Küçük Asya’da çıktı. Hem de bize karşı.. Elden ne gelebilirdi?”

10 KASIM’DA ÖNÜMÜZÜ BİRLİKTE İLİKLEYELİM

Kiğılı bu yıl 10 Kasım’da muhteşem bir film çekmiş: “Markası ne olursa olsun düğmesi sökülmüş ya da kopmuş ceketlerinizi 9 Kasım’da Kiğılı mağazalarına getirin, ücretsiz dikelim.

10 Kasım’da önümüzü birlikte ilikleyelim.” Başta Abdullah Kiğılı olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum. Atatürk sevgisi/saygısı bu kadar sade ve bu kadar güzel ifade edilebilirdi.

NE SIKIYORSA ÖZTÜRK BEY?

Hiç kimsenin nedenini ve zamanlamasını anlayamadığı “Türkçe ezan” çıkışıyla gündeme gelen CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz dün bir basın toplantısı yaptı. Fikirleri beğenmesek de dinleme tahammülü göstermeliyiz. Düşünceleri kabul etmesek de ifade edilebilmesini sağlamalıyız. Bunlar demokrasinin gereği. Hiçbir itirazım yok.

Ancak Öztürk Bey’in dünkü basın toplantısında partisinin genel başkanına yönelik şu ifadesini hiç kimse kabul edemez, tasvip edemez: “Aşağılık bir işe imza attınız, defolup gideceksiniz; sıkıyorsa at bakalım beni buradan, istifa etmiyorum.” Koskoca milletin vekili o kürsüden böyle bir üslupta konuşur mu? “Sıkıyorsa” ne demek? Ne sıkıyorsa??? Kıraathane mi orası? Ayıptır yahu.


Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.