AK Parti'nin seçimden çıkaracağı ilk ders 'İletişim' olmalı

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İletişim, yaşadığımız çağın en hayati bilim dalı oldu. Ne söylediğinden çok nasıl anlaşıldığın önemli.

Koca bir metinde ağzınızdan çıkan bir yanlış cümle geri kalan tüm söylediklerinizin tesirini sıfırlayabiliyor. Hal böyleyken siyasette de iletişim faktörü belirleyici oluyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçim gecesine kadar yükselen bir marka olan Muharrem İnce seçim gecesi itibarıyla kendi iletişimini öyle kötü yaptı ki adeta bir ibret hikayesi oldu.

Şimdi aynı hatayı İstanbul’da AK Parti’nin genel başkan yardımcıları, il başkanları ve adayları yapıyor. 31 Mart gecesinden başlayıp bugüne kadar her gün başka bir şey söylediler.

Önceki gün Mevlüt Uysal çıktı ve Büyükçekmece'yle ilgili usulsüzlük iddialarını anlattı. Lakin öyle kötü, öyle eksik anlattı ki herkesin aklında “soyadı” polemiği kaldı. Unutmayın, güçlü argümanlar ancak güçlü bir hitabetle birleştiğinde geniş kitlelerin kanaatini değiştirebilir.

ADAY OLMAK SERBEST KAZANMAK YASAK!

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), KHK ile ihraç edilmiş birinin aday olmasına yani seçime girmesine izin vermezse bu tartışılır. Lakin YSK’nın seçime girmesine, aday olmasına izin verdiği birine seçimi kazandıktan sonra “Başkan olamazsın” demesinin izahatı yoktur.

Ne hukuken ne vicdanen ne de mantıken böyle bir kararı hiç kimseye anlatamazsınız. Kaldı ki YSK kararının tek “sakat” tarafı bu da değil.

Yüksek yargıçlardan oluşan Kurul, KHK ile ihraç edilen adayların başkanlığını düşürdükten sonra orada seçimi iptal edip yeniletmek yerine “ikinci en çok oyu alan adayı” başkan ilan ediyor. Oldu olacak bundan sonra hiç seçim filan yapılmasın! Adaylar YSK’ya başvursun, kimin başkan olacağına “mülakat” yoluyla karar verilsin.

YUSUFELİ KARARI DOĞRU AMA...

YSK, Yusufeli’ndeki seçimi iptal etti. Bir zahmet etsin. Üç oy farkla kazanılan ilçede, beş oy çalındığı tespit edildi. Bunu iptal etmeyecekse niye var?

Kaldı ki YSK’nın Yusufeli kararı İstanbul için bir “dengeleme unsuru” olarak algılanıyor. Umarım öyle değildir.

Umarım YSK üyeleri İstanbul seçimiyle ilgili kararı yasalar ve hukuk çerçevesinde verir. Ülkede hâlâ en güvenilen, siyasetten bağımsız-tarafsız algılanan kurumlardan biri YSK.

METASTAZ...

Bu yılın kitabı hiç şüphe yok ki Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun kaleme aldığı Metastaz oldu.

İşte size Metastaz’dan Türkiye’de yargının ve FETÖ’yle mücadelenin halini ortaya koyan bir alıntı: “Tahliye ettiği FETÖ şüphelisi işadamlarını tutuklatan savcıya FETÖ’cü diyen hakimi, FETÖ soruşturmasında rüşvet aldığını ortaya çıkaran başsavcının rüşvet alan bir FETÖ’cü olduğunu iddia ettikten sonra tutuklayan hakim FETÖ’den tutuklandı.”

Yazarlarımızdan

23 Eylül 2021, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder