Amerika dostumuzsa düşmanımız kim?

13 Mayıs 2017, Cumartesi 05:00
AA
1946’dan bugüne Türkiye’nin başına gelen her türlü belada mutlaka bir Amerikan devleti dahli vardır.

Darbeler, terör örgütleri, cinayetler, ekonomik krizler, siyasi krizler...



Daha da acısı Amerika bütün bu tezgâhları sözüm ona müttefikimiz sıfatıyla örmüştür başımıza.

Marshall Yardımı’ndan başlayın, bugüne kadar gelin...

Yakın tarihimiz boyunca ne zaman Amerika Türkiye’ye bir “iyilik” yapmaya niyetlense kısa ya da orta vadede mutlaka altından yeni bir Amerikan tezgâhı çıkmıştır.



Adamlar yıllarca Kuzey Irak’ta havadan-karadan PKK’ya her türlü desteği sağladılar. Apo’yu piyasaya sürüp miadı dolunca kendi elleriyle teslim ettiler.

Ermeni Soykırımı palavrasının en büyük sponsorlarından biri oldular.

FETÖ elebaşını Türkiye’nin başına bela ettiler.

15 Temmuz gecesi yüzlerce insanımızın şehit edildiği kanlı darbe girişimine rağmen FETÖ elebaşı ve azılı militanlarını hâlâ Türk adaletinin karşısına çıkmaması için koruyup kolluyorlar.

Rakka’ya girmek için müttefiki (!) Türkiye yerine terör örgütü PKK’nın Suriye kolunu (YPG) tercih ettiler.



Bütün bunlar yetmedi!

Şimdi de yarın öbür gün muhtemelen Türk askerine doğrultulacak ağır silahları YPG’ye göndereceklerini tüm dünyaya duyurdular.



Ankara’da hiç kimse şu soruyu sormayacaksa ben sorayım: Bu nasıl müttefiklik arkadaş?

Ve merak ediyorum: Amerika bizim dostumuzsa düşmanımız kim?!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.