Bir 'olamama' hikayesi: Muharrem İnce

YAZI BOYUTU

Muharrem İnce konuştu. Hâlâ o skandal geceyle ilgili başkalarını suçluyor. Üstü kapalı bir şekilde kendi performansını İmamoğlu’nun performansı ile karşılaştırıp “Ben daha iyiyim” mesajı veriyor.

Sonra da adeta hepimize salak muamelesi yapıp “Beni karşı karşıya getiremezsiniz” diyor. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle İstanbul seçimlerini kıyaslayıp, buram buram “İstanbul’da kazanmak daha kolaydı, ben daha zor şartlarda yarıştım” mesajı taşıyan laflar ederseniz kusura bakmayın olacağı budur.

Ayrıca rica ediyorum bizi artık kandırmaktan vazgeçin Muharrem Bey, CHP’nin İBB adayı olsun diye İmamoğlu’nu mu yoksa kendinizi mi desteklediniz? Mesela randevu alıp Kılıçdaroğlu’na gidip “Ekrem’i aday yapın”mı dediniz yoksa kendi adaylığınızı mı yokladınız?

Değerli Muharrem Bey, siz seçim gecesi yok oldunuz, o ertesi günün sabahına kadar bir dakika bile yalnız bırakmadı seçmenini. Siz ertesi gün başta genel başkanınız ve partilileriniz olmak üzere kendinizden başka herkesi suçladınız, o hiçbir zaman hiçbir yol arkadaşına toz kondurmadı.

Siz hâlâ bize kendinizi methediyorsunuz, o ise hep onu oraya getirenleri methetti. Demem o ki sizin kaybetme sebebinizle Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da tarih yazma sebebi aynı: Samimiyet. Sizde ne kadar yoksa onda da o kadar çok...

O AİLELER NEDEN HDP KAPISINDA OTURUYOR?

Diyarbakır’da HDP binası önünde ailelerin eylemleri devam ediyor. HDP’liler diyor ki “Niye bizim binamızın önünde nöbet tutuyorlar?

Bizim ne alakamız var!” Hiç kusura bakmayın, PKK ile bu kadar içli dışlı olursanız, 30 yılda biriniz bir tek kez çıkıp “Terör örgütü” diyemezse, canlı bombasından pusucusuna PKK’lı cenazelerini sektirmezken bir tek şehit cenazesine katılmazsanız, belediyecilik hizmetini dağa lojistik sağlamaya çevirirseniz ve göz göre göre parti teşkilat binalarınızı örgüte insan kaynakları merkezi gibi kullandırtırsanız gün gelir birileri o binaların önüne oturur size “Şimdi git dağa gönderdiğin evladımı bana geri getir” der.

O yüzden hiç sızlanmayın, kader diyemezsiniz siz kendiniz ettiniz!

GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR!

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yedi eski Cumhuriyet çalışanının cezalarının infazının durdurulmasına ve salıverilmelerinin istenmesine karar verdi. Sonunda... Aylardır sadece gazetecilik yaptıkları için hapiste yatan meslektaşlarımız umarım bu kararla özgürlüklerine kavuşabilecek. Gelin hep birlikte bir kez daha haykıralım: Gazetecilik suç değildir!


Yazarlarımızdan

17 Şubat 2020, Pazartesi 07:00
17 Şubat 2020, Pazartesi 07:00
17 Şubat 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...