Bu tezgahın arkasında kim var?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere son yerel seçimdeki zaferinin ardından CHP’de belki de en güçlü dönemi yaşıyor. Bu kadar güçlü olmadığı bir dönemde bile Muharrem İnce’yi yok etmeye kalkışmamış Kemal Kılıçdaroğlu bu dönem böyle bir şey yapmaya kalkmış olabilir mi? Açıkçası sanmıyorum. Ben “Saray’a gidip Kurultay görüşmesi yapan gizemli CHP’li” tezgahının -ki bunun adı haber filan değil artık düpedüz tezgah- mimarının Kemal Kılıçdaroğlu olduğuna inanmıyorum.

Gel gör ki bu işin arkasında Kemal Bey olduğuna inanmadığım kadar bu işin arkasında CHP Genel Merkezi’ndeki her dönemin zavallıları, kraldan çok kralcıları ya da onların bağlantılı müptezellerin olduğuna eminim. Bu saatten sonra yapılacak iş bizzat Kılıçdaroğlu’nun çıkıp bu tezgahı deşifre etmesidir. Genel Merkez’de bu işe kim ya da kimler karıştıysa topunun fişini çekmesi gereken bizzat Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

'Faili bulmak için kazanana bırakın'

Rahmetli Mahir Kaynak’ın müthiş bir tespiti vardır: “Bir olay olduğunda, olayın failini bulmak istiyorsanız; olayın sonucunun kime yaradığına bakın. Bu olay kimin işine yarar? Bunu bilirseniz, bu işi kimin yaptığını da bilirsiniz.” CHP’deki krizi okurken Kaynak’ın bu tespitini akılda tutmakta fayda var! Acı olan şu ki kim kazandı zerre kadar umurumda değil ama bu saçmalığın sonunda kaybedenlerden biri de ne yazık ki gazetecilik oldu. Ne kadar kahrolsak az.

Erdoğan'ın işaret ettiği biri her şey olabilir ama CHP Genel Başkanı asla!

Birkaç hafta önce tamamen tesadüf eseri karşılaştığım adını bile bilmediğim ama CHP çevrelerinden Baykal’dan beri aşina olduğum birkaç tipten duymuştum ilk “Birileri Kurultay öncesi destek için Saray’a gitmiş” üflemesini... Gülüp geçmiştim.

Hatta Kafa Radyo’da sabah Güçlü Mete, Rahmi Turan’ın yazısındaki iddiayı sorunca “Yahu buna kim inanır Allah aşkına” demiştim. Bu ülkede herkes CHP Genel Başkanı olabilir ama Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği ve bunu hepimizin öğrendiği isim asla! Hal böyle olunca böyle bir “duyumla” “Bana da geldi” diye gurur duymaktan çok zekama hakaret muamelesi yapmıştım!

Ama geçen gece Uğur Dündar ve Hadi Özışık gece saat 2’de CNN’de adım geçince mecburen bağladılar, anlatmak zorunda kaldım. Neyse... Yazmadığım yazı, yapmadığım haberle ilgili daha fazla kafa ütülemeyeceğim. Yazana da itibar edene de geçmiş olsun.


Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder