Bugün yaşananlar kimin suçu?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ne faiz lobisiymiş arkadaş...
“Gezi’de, poliste, yargıda
bitirdik...” derken şimdi de
Merkez Bankası’ndan çıktı!
Doları 2,30’dan 2,20’ye indirmek
için 3 milyar dolar harcadı. Piyasada
olup biteni anlaması 2 ay sürdü ve bu
sürede 10 milyar dolarlık rezerv eritti.

[[HAFTAYA]]

Faiz kararına gelince...
Dış politikada filizlenip ardından devletin
her kademesini saran meşhur Neo Osmanlıcı
hareketin bir yansıması olsa gerek...
Çünkü faizleri bir gecede iki kat
birden artırmak piyasaya müdahale değil
bildiğin ‘Osmanlı Tokadı’ atmaktır.
Anlamakta güçlük çekiyorum: 10 yıl
artırmadığı faizi 11’nci yıl bir nefeste artıran
Merkez Bankası mı piyasaları hizaya
getirdi, piyasalar mı Merkez Bankası’nı?

*

“Ne dövizle ne faizle işim yok.
Bana bir şey olmaz” diyorsanız
fena halde yanılıyorsunuz.
Milliyet’ten Güngör Uras Hoca
anlatmış:
“Para ödeyerek satın aldığınız
her şeyin içinde döviz de var faiz de...
Bazılarında çok var, bazılarında az var.
Tüpgazda var, doğalgazda var. Elektrikte
var... Ekmekte var. Maydanozda var...
Maydanozda olur mu?
Olur. Maydanozu üreten çiftçi gübre
kullanıyor, mazot kullanıyor. Maydanoz
pazara kamyonla taşınıyor. Bunlar için
döviz ödeniyor. Çiftçinin borcu var, faiz
ödüyor. Kamyoncunun kullandığı kamyonu
üretenlerin döviz yükü, faiz yükü var.
Kamyoncunun borcu var. Bütün bunlar
sonuçta maydanoz fiyatına, döviz yükü,
faiz yükü olarak binince, maydanozun
fiyatı yükselecek. Ne var ki tüketici
kredisi kullananlar, ihtiyaç kredisi, konut,
taşıt kredisi için borçlananlar, kredi kartı
borçluları artan faiz yükünü kimseye
yıkamazlar. Faiz yükünün tamamı tüketim
kredisi kullananların sırtında kalır. Döviz
ve faiz yükü ilk aşamada fiyatlara zam
yapana kadar yatırımcıyı, üreticiyi üzer.
Zam yaptıktan sonra ise tüketiciyi...
Şubat ve martta fiyatlar yüzde 10-12 arası
artacak ama tüketiciyi esas seçim sonuna
ertelenen gaz ve elektrik zamları üzecek...”

*

Sonuç?
17 Aralık’tan beri “Yapmayın,
etmeyin... Bu boğuşmanın
faturası vatandaşa çıkacak”
diye kendimizi paralıyoruz.
Buyurun size ilk fatura!

*

Suçlu kim mi?
Bizde adettir: Başımıza gelen
olumsuzluklar hep bizden bağımsız, bizim
dışımızda gelişir. Sebebini hep ‘dışarda’
ararız... Bizim hiç suçumuz yoktur.
Bugün olduğu gibi!
Oysa sormak lazım, 58 bin ihracatçıya
karşı 58 milyon ithalatçının bulunduğu
bu ülkede paranın bol olduğu dönemleri
varını yoğunu AVM’lere, akıllı cep
telefonlarına akıtanların hiç mi suçu yok?
Ne güzel söylemiş Nazım:
‘Kabahat senin’ demeye
dilim varmıyor ama kabahatin
çoğu sende canım kardeşim!

Yazarlarımızdan

08 Mayıs 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder