İkinci bir Kandil kurulmasını mı beklemeliydik?

24 Ocak 2018, Çarşamba 05:00
AA
Hiç şüphe yok ki savaşa karşı olmak insan olmanın gereğidir.

Tabii ki hepimiz savaşa karşıyız. Ama savaşa karşı olmakla bir ülkenin kendi ulusal güveliğini sağlamak adına sınırının dibine yerleşen binlerce teröristi oradan defetme operasyonu aynı şey değildir.



Söyler misiniz, Zeytin Dalı Operasyonu’yla Türkiye hangi ülkenin ordusuna savaş açmıştır? Hangi ülke ordusuyla savaşmaktadır?

Bu operasyonla Türk Silahlı Kuvvetleri hangi ülkeyi işgal etmiştir?

Yok böyle bir şey!



Bugün Suriye’de YPG’ye açılmak istenen alan Körfez Savaşı sonrası Kuzey Irak’ta PKK’ya açıldı.

Bugün Kuzey Suriye’ye yapılan terörden temizleme operasyonunu o gün Kuzey Irak’ta PKK’ya yapmadığımız daha doğrusu yapamadığımız için PKK, 20 yılı aşkın süre boyunca Türkiye’de kan döktü, hâlâ da döküyor.

Anlamıyorum ne yapmalıydık?

Bırakalım da Kuzey Suriye’de -burnumuzun dibinde- ikinci bir Kandil mi kurulsun?

YPG cephaneliklerinden adeta dolup taşan Amerikan silahlarının yarın PKK’lıların ellerinde evlatlarımıza doğrultulacağından şüphesi olan var mı?



PYD-PKK bağlantısına dair bir zamanlar şüpheler vardı. Ama bugün eldeki bilgiler, belgeler; PYD-PKK işbirliğini açıkça gözler önüne seriyor.

Hal böyleyken dünyanın neresinde, hangi ülke sınırının birkaç kilometre ötesinde binlerce teröristin varlığına izin verir?



Savaşa karşı sergilenen her türlü tavrı, duruşu saygı değer bulurum, desteklerim. Ancak kimse kusura bakmasın, Türk askerinin ülkesinin yanı başında kümelenen ve yarın kendi halkına kast edeceği aşikar teröristlerle mücadelesine “savaş” diyene ne katılırım ne desteklerim ne de saygı duyarım.
Sıradaki haber yükleniyor...