KÜRT MESELESİ GÜNCELLENİYOR

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye’de uzun yıllar “terör sorunu”, “bölgesel azgelişmişlik ve ekonomi sorunu” ya da Türkiye’de yaşayan Kürtlere yönelik demokrasi ve insan hakları ihlalleriyle tanımlanan “Kürt Meselesi”nde bugünkü tanım coğrafi açıdan büyüyen ve uluslararası anlamda kabul gören bir devletleşme modeli...

*

Tüm dünyaya korku saçan bir terör örgütü olan IŞİD’e karşı kazandığı her zaferde uluslararası anlamda desteğini artıran bu yeni algılama biçimine karşı Türkiye’nin tavrı ise sınır ötesi askeri müdahale düzenleyip, bir şekilde engel olmak... Yani savaş.

*

Bölgedeki Kürt nüfusu İran, Irak, Suriye ve Türkiye gibi dört devletin içine yayılmış durumda... Birbirleriyle ayrılmaz bağları olan ve dört farklı ülkede yaşayan Kürtlerin tamamın tabi oldukları resmi otoriteyle sorunları var. Esasen Türkiye, Çözüm Süreci ile birlikte kendi Kürtleri için önemli bir açılım yaparken bölge Kürtleri adına da bir cazibe merkezi haline geliyordu... Ancak Kobani olaylarında izlenen politikalar ve kısa bir süre önce açılım sürecinin baş mimarı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt Sorunu yoktur” ifadesiyle gelinen noktada Türkiye “Kürt Meselesi”nde başa döndü. Şimdi buna bir de “Kürtler devlet kurmaya kalkarsa savaş açarız” tehdidi eklendi.

*

Bitti mi? Bitmedi... Paradigmasını Kürtlerle çatışan bir model yerine diğer ülkelerdeki Kürtlerin de yüzünü döndüğü bir merkez olarak kurması beklenen Türkiye bugün çok daha keskin bir viraja giriyor. Ne o? Şayet erken seçime gidilmezse 7 Haziran sonrası şekillenen tablo itibarıyla memleketi yönetmesi en mümkün iktidar seçeneği AK Parti ve MHP koalisyonu. Bir başka deyişle Türkiye böyle bir konjonktürde, izlediği politikalar yüzünden genel seçimde Kürtler tarafından terkedilmiş AK Parti ile HDP’ye “yok muamelesi” yapan MHP’nin oluşturacağı “milliyetçi cephe” tarafından yönetilecek.

*

Allah sonumuzu hayretsin. Başka diyeceğim yok.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder